Giriş Yap
Üye Adı
Şifre
Menü
 Anasayfa
 İndirme
 Forumlar
 İlahiler
 İslami Filmler
 Tasavvufi Yazılar
 İslami Yazılar
 Hatim Bölümü
 Oyunlar
 You
 Üye Profiliniz
 Üye Mesajlarınız
 Üye Listesi
 Üye Olun
 Bizi Önerin
 Bize Ulaşın
Popüler Konular
En Popüler Konular (Sayfa 1)
En Popüler Konular (Sayfa 2)
En Popüler Konular (Sayfa 3)
En Popüler Konular (Sayfa 4)
En Popüler Konular (Sayfa 5)
En Popüler Konular (Sayfa 6)
En Popüler Konular (Sayfa 7)
En Popüler Konular (Sayfa 8)
Arşiv
İlahi Sözleri
Programlar
Videolar
İslami Paylaşım
Resimler
Sahabeler
İslam Büyükleri
İslam Tarihi
İlmihal
Şiirler
Hikayeler
Dosya Paylaşımı
Komik Yazılar
Fıkralar
Havadan Sudan
Mental Aritmetik eğitmenler ve akademisyenler tarafından oluşturulmuş bir beyin geliştirme programıdır. Devamını Görmek için: Mental Aritmetik
ilahi.org :: Başlığı Görüntüle - hacı muhammed bilal-i nadiri hz
hacı muhammed bilal-i nadiri hz
ilahi.org Forum Ana Sayfası » İslami Paylaşım
SSS Arama Üye Listesi Gruplar Profil Giriş Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun

Konu: hacı muhammed bilal-i nadiri hz

Mürsid'' i Ziyaretin Bize Kazandirdiklari... <-- Önceki Konu |

| Sonraki Konu --> KaLpte ne varsa..yansiyan odur..






Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder   
hacı muhammed bilal-i nadiri hz
asereje
Azimli Üye
Azimli Üye



Kayıt: Nov 14, 2006

Mesajlar: 34
Haftalık Puan: 0
Hacı Muhammed Bilal-i Nadiri Hz
Tarih: Pts May 07, 2007 1:14 am

Bilâl Babam: Hacı Muhammed Bilâl-i Nâdir Hazretleri Gaziantep' in İslahiye kazası eski adı Erikli Belen yeni adı Kozuluk köyünde 1895 tarihinde dünyaya gelmiştir. Dedem Abdullah Efendi' nin erkek evlâdı yaşamıyor, tekrar evleniyor. Ondan da erkek evlâdı olmuyor. En son ilk eşinden Bilâl Babam dünyaya geliyor.
Dedem Abdullah Efendi, köyün zenginlerinden ve sürü sahibi imiş. Yedi gün üst üstüne her gün bir koç kestirip mevlit okutuyor.
Çocuğun hayırlı ve uğurlu olması için zamanın en meşhur âlimlerine dualar yaptırıyor, O zamanın en âlimine dedem çocuğun "ismini ne koyalım?" diye soruyor. O zat "Peygamberimizin ve Müezzin' inin ismi olsun" der. Muhammed Bilâl koyarlar. Dedem' in okumuşluğu olmadığından Kur' an öğrenmesi için köy hocasına gönderiyor.

O köy yayla olduğundan kışın çocuklar okumaya gidemiyor. Fakat dedem her gün babamı atının terkisinde götürüp, getirip, okumasını, yazmasını temin ediyor. Okumayı ve yazmayı tamamen öğrendikten sonra evde babam: "Her yemek sofrasında Kur' an okutur, çocuk yaşımda müezzinlik yaptırırdı. Sesim uzaklara daha iyi duyulduğu için Ramazan ayında müezzinliği bana yaptırırlardı" diyor.
Babam 15 yaşlarında iken dedem vefat ediyor. Evin geçimi babamın üzerine kalıyor. Tüccarlık, ticaret, çerçilik ve çiftçilik gibi çeşitli mesleklerde çalışıyor. Daha sonra eline Müzekki-n-nüfus kitabı geçiyor. Bu kitap tarîkattan bahseder. Bu kitabi okuyor ve onunla amel ediyor. O kitapta "Şeyhi olmayanın dini tamam değildir. Şeyhi olmayanın Şeyhi şeytândır." yazısını okuyunca Şeyh aramaya koyuluyor.

Gaziantep'te, Kahramanmaraş' ta bir çok Şeyh' lere gidiyor. Kalbini Mutmain edici (kendisini tatmin edici) bir Şeyh bulamıyor. Yine çok aşklı, terki dünya etmiş "Sivaslı Osman Efendi" isminde bir dervişle tanışıyor. Babamın evinde kalıyor. Babam: "kardeş gibi olduk" diyor. Bununla beraber, Şeyh aramak için Suriye' ye gitmeye karar veriyorlar. Babam atına biniyor. Bir kese mecidiyeyi de alıyor. Hudut' a geliyorlar. Köyde, bir adam, "sizi atla bırakmazlar" demesi üzerine o adama atı, diğer biri de; "para ile bırakmazlar" demesi üzerine o kimseye de keseyi veriyor. O zamanda huduttan atsız, parasız geçersen, serbest geçebiliyormuşsun, Osman Efendi, "atı ve parayı verme" diye itiraz ediyorsa da babam veriyor. "Bizim niyetimiz doğru ise at da, para da bizi gelir, bulur. Bunların hepsi Allah (c)' nün bizi denemesi" diyor. Suriye' de de kafalarına ve Müzekki-n-nüfus kitabındaki aradıkları vasıflara uygun bir Şeyh bulamayınca geri dönüyorlar. Köy ihtiyar heyeti atı ve parayı alıp, babama iade ediyorlar. Kahramanmaraş' ta; Nakş-i Şeyhi Abid Efendi' den ders alıyor. Mürid olarak, müridmiş gibi Şeyh' in hizmetini görüyor. Şeyh' i imiş gibi, Şeyh' in müşkülünü hallediyor. Oradan da ayrılmak mecburiyetinde kalıyor. En son Hûlefâ-i Kadirî'den Şeyh Hafız Ali Efendi' ye gidiyor. O da Abid Efendi gîbi büyük zat. O zat "Ben sana ders veremem; kim sana ders veririm derse yalan söyler. Sen, Üveysî Veysel Karanî' nin, Şeyhsiz yetiştiği gibi yetişeceksin. (Peygamberimiz, Veysel Karanî'yi Şeyh'siz yetiştirdiği gibi, hiç görmeden manen yetişti.) Her yüz yılda bir; aynı Veysel Karanî gibi, Peygamberimizin ruhani yardımı ile Müceddid yetişir. Bunlara Üveysî derler. Sen de bunlardan birisin evine git çalış. Allah (cc) sana verecektir" diyor.

Bu arada Bilâl Babam Şeyh Abdulkâdir Geylâni hazretlerini, Nakş-bendî Muhammed Bahaattin Efendiyi ve Seyyid Ahmed-ür Rifâî Hz. lerini rüyasında görüyor. Şeyh Abdulkadir-i Geylânî Hz. leri "O Müzekki-n-nüfus kitabında çalıştığın çok güzel, bizim üçümüz de sana yardımcıyız. Sen bu üç tarîkatın üçünden de ders verebilirsin" der ve daha bazı sözler söyler. Yine Bilâl Babam, Hz. Rasulullah’ ı, Hz. Ali (kv) ve Cihâr-ı Yârları bir çok defalar rüyasında görüyor pek çok izahat alıyor. Bir defasında Hz. Şeyh Abdulkadir-i Geylânî, Bilâl Babam' a nasıl yatacağını, nasıl uyuyacağını ve nasıl çalışacağını uzun uzadıya tarif ediyor.
Hadîs-i Şerîf' te:
Açlık Hikmetin bulutudur.
Hadîs-i Şerîf:
Kalpleri hiç bir şey öldürmez. Çok yemek yeme öldürür.
(Sünen-i Tirmizî, Cild 4, Hadis No: 2486, sayfa 199)
Mıkdad bin Ma'di kerib (r.a)'den;
İnsanoğlu, karından daha zararlı bir kap doldurmamıştır. İnsanoğluna kendini ayakta tutacak birkaç lokma yeter. Şayet (bu miktarın aşılması) kaçınılmaz ise bu durumda üçte biri yemeği, üçte biri İçmesi, üçte biri de nefesi için (ayrılmalı) dır.
Hadîs-i Kudsî:
Ben ilmi açlıkta koydum. Halk onu toklukta arar.

Peygamberimiz (sav), Hırâ mağarasında çalıştığı müddetçe az miktarda tuzsuz arpa ekmeği yemiştir. Bilâl Babam' da aynı açıdan çalışmaya başlıyor. Tasavvuf ta bu az yemenin adına "Rîyâzet" derler. Nefsin hoşlanmadığı şeyleri yapmaya ve ibâdete çok çalışmaya "mücahede" derler. Bilâl Babam yedi sene tuzsuz arpa ekmeği yiyip, riyâzetle mücahede ile çalışmıştır.
Hadîs-i Şerîf:
Manâ' sı: Nefsinle mücâhede etmek Rabbınla görgü getirir.

Bilâl Babam yedi sene riyâzetten sonra kırk gün çileye giriyor. Çilede bir çok hâller görüyor. Pek çok dualar yapıyor. Yaptığı dualardan birisi de şu:
'Ya Rabb'i Cezbe-i Rahman ver, Manâ-i Kur'an ver, Helâk-ı düşman ver."
Çileden çıkıyor. Kendinde tasavvuf, tarîkat ve ma'nevî ilimler başlıyor.

Gaziantep, Kahramanmaraş ve İslâhiye'nin köylerinde 15 ca­miî yaptırmıştır. Ne sergi ile ne de makbuzla para toplamamıştır. İstemezlerin iftira, şikayetleri ve devlete kötü bildirmeleri nedeni ile 36 defa tevkif, 54 defa nezarete alınmış, 100 den fazla da ifade vermiştir. Daha sonra da, on sene Giresun'a ve iki sene de İstanbul' a sürgüne gönderilmiştir. Giresun'a 1936 da gidip; 1946 sene­ sinde döndük. Bu sürgünlük ev ve ailece oldu. İki sene İstanbul'a sürgün yalnız Bilâl Babam' a; 1954-1956 yılları arasında oldu. Her hapis yatmasında, her sürgüne gitmesinde, biraz daha tanındı. 1969 senesi Aralık ayının 22'yi, 23'e bağlayan gece Gaziantep'in Çarpın köyünde Hakk' ın rahmetine kavuşmuş olup, İslahiye'nin, Danacık (Hamidiye) köyünde medfûn' dur.

Sağlığının en son senelerinde, teyp yeni icat olmuştu. Devamlı vaaz bandı doldurdu. Şu anda 100 saat kadar vaaz bandı vardır. "Cevâhir-ül İslâm, Zuhuratiye-i Geylânîye, Haza Kitab-ül Hadîs. Kitab-ı Ümmiye" ve benzeri kitapları vardır. Ancak "Cevâhir-ül İslâm", "Zuhuratiye-i Geylânîye" ve bir de hadîs kitabı bastırıldı. İlerde diğer kitaplarını da bastıracağız İnşallahu Teâlâ.

Bizim aslımız; tarihte geçen Tatar hanları devrinde, meşhur "Kubilay Kutlubay" dır. (Kutlubay; hanlık, padişahlık yapıyor ona dayanır). Dedem Abdullah ve sülalesine; "Kutlubay oğulları" derlermiş. Bilâl Babam. soyadı çıkınca bu anane bozulmasın diye, soyadımızı "Kutlubay" koymuştur. Bilâl Babam vefatına yakın; bana ayriyeten (özel) olarak, vasiyet ve nasihatleri olmuştur. Bunlardan bazılarını yazayım.

Buyurdu ki: "Ben, Allah (cc), bu İslamiyet ve din için bir çok cefalara (eziyetlere) katlandım. Akşam namazının abdesti ile sabah namazını senelerce kıldım. Bunların hepsinden bana, Allah (cc) ma'nevi dereceler verdi ise de Allah (cc) yanında en büyük dereceyi bunların hiçbiri ile alamadım"

Hadîs-i Şerîf:
Manâ' sı: Hizmet eden adam hizmet edilecek adam olur.

Ben de bu Ümmeti Muhammed' in sağlamına, hastasına, körüne, topalına, zenginine, fakirine, köylüsüne, şehirlisine hiç ayrıcalık yapmaksızın bu gördüğün gibi elli sene hizmet ettim. Sen­ den de bunu bekliyorum." Ümmeti Muhammed' in hastası, sağlamı, delisi, akıllısı bizim evde yer, içer kalır. En fazla bakımsız yetimler ve kimsesiz ihtiyarlar kalırlar. Bir gün onlara şöyle konuştuğunu duydum. "Bir tilki olur, bunun bir deliği olur. Tilki gider avlanır. Ne zaman avcılar sıkıştırır veya acıkır, o deliğine döner. Soğuktan korunur. Orda bulduğunu yer. Şimdi siz tilkisiniz. Bu oda sizin deliğinizdir. Senenin her gününde, bu odanın kapısı size açıktır. Gidin daha iyi bir yer bulabilirseniz memnun olurum. Bulamazsanız senenin her gününde her zaman buraya dönebilirsiniz. Ben ancak bütçemin imkânı kadar size bakabilirim. Yediririm, giydiririm. Size baktığımın karşılığını bir tek Allah (cc) den bekliyorum".

Beni ayriyeten yanına çağırdı. "Beni iyi dinle. Bu zamanda Şeyh çok olur. İbadetçi çok olur, öğünen ve övülen de çok olur. Bunların hepsi bu dünyada da, Allah (cc) yanında da geçersizdir. Eğer sen, beni memnun etmek istiyorsan, benden evvel 50 sene Babam Abdullah aynı misâfirperverliği yaptı. 50 sene de bu gördüğün gibi ben devam ettirdim. Benden sonra da aynısını senden bekliyorum. Bu dediğim misâfirlere bakmadıktan sonra, 24 saatin tümünü başım secdeden kaldırmasan, 12 ay oruç tutsan senden razı olmam. Ama beş vakit namazını kıl, bir ay orucunu tut. Benim yaptığım gîbi misâfirlere bakarsan senden ziyadesi ile memnun olurum. En yapılması zor olan, en mükâfatı Allah (cc) yanında bol olan, Allah (cc), Rasulullah ve Müslümanlar yanında dünyada, ahrette en şerefli olan yine bunu yapandır. Dışardan bakana kolay gibi görünür. Amma bu dediğim çok ağırdır, kimse yürütemez. Yapsa da kısa zaman için ve geçici olarak yapar. Dünya malını ve geçimi düşünme, Allah (cc) artırır, sen onun yoluna harcarsan.

Verilen hediyeyi kabul etmemezlik etme. Para olsun, mal olsun veya eşya olsun al, karşılığını yap. İhtiyacın yoksa fakire ver. Ben hediyeyi almıyorum diye mahcupluk yapma. Sen adam ol. O milletin verdiği hediyenin üzerine sen de para koy, bütün imkânlarınla çalış, milleti de çalıştır. Onlara vesile vasıta ol, kimsenin yapamayacağı câmi, çeşme, yol ve su gibi senden sonraya büyük eserler meydana getir".[/color][/size][/img][/img][img][/img][img][/img][img][/img][img][/img][img][/img]
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
asereje
Azimli Üye
Azimli Üye



Kayıt: Nov 14, 2006

Mesajlar: 34
Haftalık Puan: 0
Dıkkat
Tarih: Pts May 07, 2007 1:16 am

tanıtım yazısı hılmı kutlubay hazretlerı tarafından anlatıldıgı sekılde yazılmıstır bu yuzden dedm abdullah efendı dıye gecıyor yoksa benım dedem degıl!!!!
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
__AZiZE_tuL_Kübra__
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Nov 15, 2006
Nereden: ALmanya
Mesajlar: 38408
Haftalık Puan: 0

Tarih: Pts May 07, 2007 1:22 am

Hepimizin NURLU dedeSi.............



_________________
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
hanet
Acemi
Acemi



Kayıt: Jul 05, 2008
Nereden: adana
Mesajlar: 2
Haftalık Puan: 0
Tanışmak
Tarih: Cmt Tem 05, 2008 1:27 am

nadirileri tanımak bir şereftir allah bizleri bu yoldan ayırmasın siteye emek verenleri kutluyorum dinimizin sulandırılmak yozlaştırılmak istendiği bu devirde gerçek islam bilgilerine herzamankinden daha çok ihtiyacımız olduğuna inanıyorum peygammerimizin sünnetlerinin ihmal edildiğine hatta inkar edildiğine şahit oluyoruz islama sünnete güzel dinimize hiç bukadar saldırılmamıştı şefaat inkar ediliyor sünnetler terkediliyor islam alimleri küçümseniyor hıristiyanlar yahudiler kardeş ilan ediliyor kelimeyi tevhidin ikinci kısmı artık sölenmek istenmiyor[muhanmmedun resulullah] ve tüm bunlar yaşanırken diyer din alimleri hoca efendiler tarikat liderleri sessiz kalıyorlar yalzın nadiriler bunlara kaşı cıkıyor seslerini yükselterek yürekli inançlı ihlaslı bir şekilde bu yaşananlara yanlışlıklara du deniliyor
hilmi kutlubay hazretlerinin kasetleri elime geçti sürekli dinliyorum allah razı olsun
şimdilik allaha ısmarladık tekrar görüşmek üzre en kısa zamanda kabrini ziyaret edeceğim allah kısmet ederse Shocked Shocked
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
mekkeye_medineye
Moderatör
Moderatör



Kayıt: Apr 26, 2008
Nereden: Almanya
Mesajlar: 13522
Haftalık Puan: 0

Tarih: Cmt Tem 05, 2008 1:35 am

Ellerine saglik karde$....



mekkeYe_medineYe

 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
Kayserii
Geçerken Uğramış
Geçerken Uğramış



Kayıt: Nov 08, 2008

Mesajlar: 1
Haftalık Puan: 0

Tarih: Cmt Ksm 08, 2008 8:08 pm

selamün aleyküm. İsmim Süleyman. Kayseriden katılıyorum. Tarikatınızın ismin duydum. memnun kaldım. Tarikatınız hakkında bilgi almak isterim. allah teala nasip ederse mensuplarınızla da tanışmayı isterim. S.aleyküm
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
meksen
Acemi
Acemi



Kayıt: May 07, 2009

Mesajlar: 2
Haftalık Puan: 0

Tarih: Prş May 07, 2009 6:07 pm

ben kardeşlerimin böyle bir sitesi olduğunu bilmiyordum çok sevindim emeğe geçenlerden Allah razı olsun
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
kutluboy
Paylaşımcı
Paylaşımcı



Kayıt: May 23, 2009

Mesajlar: 7
Haftalık Puan: 0

Tarih: Pzr May 24, 2009 2:02 am

boyle bir faydalı işler yaptıgınız icin be tşk ederim allah cc razı olsun
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
ank06
Geçerken Uğramış
Geçerken Uğramış



Kayıt: Dec 06, 2009

Mesajlar: 1
Haftalık Puan: 0

Tarih: Çrş Arl 09, 2009 6:59 pm

selamün aleyküm .allahın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.bilal babamın himmeti hepimize olsun
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
mehmetbekar
Geçerken Uğramış
Geçerken Uğramış



Kayıt: Mar 01, 2010

Mesajlar: 1
Haftalık Puan: 0

Tarih: Sal Mar 02, 2010 12:07 am

allah razı olsun herkesten
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    ilahi.org Forum Ana Sayfası » İslami Paylaşım Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Bu konuya ait etiketler :
gaziantep danacik koyu , nadiri , bilal nadiri , nadiriler tarikati , bilal habesin kabrini goster ,





yes

Nukro2 tarafından düzenlenmiştir. © 2008
Nukro2 Teması - Nukro2 tarafından hazırlanmıştır. © 2008
Tasarım&Güvenlik: Nukro2
Zor başarılır, imkansız zaman alır...

 

Code & Theme and Security by Nukro

Bu sitedeki yazılardan yazarları sorumludur. ilahi.org sorumlu tutulamaz.
Sitemizdeki reklamların içerikleriyle ilşkimiz yoktur. Reklam Gizliliği

Nukro internet hizmetleri ©2008