divane20: eevt bizde yatalımı kardeşim yoksa yine sabahlıyacakmıyız sana göre hava hoşda bana yazıkoluyor
safsofi: abla kimse kalmadi sitede biz gelene kadsr
safsofi: bu arada selamun aleykum
safsofi: divane yemek yiyor telefondan bilgisayardan haberi yok ablamin abiler ilahi orga giriyor cikis yapmada cikiyor
divane20: ben fc değildim ya v bnm tlfonm ayarlı kendiğinden giriyor misafir var beraber yemk yiyorduk
kartal33: sanada iyi geceler
emre1314: Hayırlı geceler Allaha emanet olun
kartal33: demin divane facedeydi gelmemiş daha oradan
emre1314: Bu Divane ile Nur06 herhalde başka linkten konuşuyorlar veya dut yemiş bülbül gibi suskunlaşmışlar
kartal33: aleyküm esselam
emre1314: Selamunaleyküm kanki kardeşler
tevbedar: uveys ordamısın kardeş
tevbedar: İSLAM ı doya doya yaşamaktır. Aşk; Sadece kuru bi sevgi yada sonu belli bir macera hevesi değildir, CANAN la bir CAN olmaktır, onu hergün daha fazla sevmektir, ALLAH için sevmektir. Aşk; sadece seni seviyorum demek değil Ve Allah yolunda daha bir çok şey...
tevbedar: Allah ve Rasulunun adı anılınca göz yaşı dökmektir Allah a kul, Habibine layıkıyla ümmet olmaktır Yardıma muhtaç birisine yardım etmek, bir açı doyurmaktır İnsanlara iyiliği tavsiye etmek,kötülüklere karşı uyarmaktır Yoldaki bi taşı kenara koymaktır İnsanlara yardım etmek enazından güleryüzlü olmaktır Helal kazanıp helal yemektir
Kur’an-ı Kerim'i Kendi “Merdud” görüşüne göre yorumlayıp, ayetlerin manalarını çarpıtıp! Samimi Mümin’leri Şirk’le İtham ediyor! Tasavvuf’u tanımlarken “Budizm” İle kıyaslıyor ve Allah Dostlarını aşağı kılmak için kendine ibadet edilen putlara benzetiyor!
Bu adama ne oluyor peki? Hangi Ehl-i Sünnet Akidesinde bunlara deliller var?
Evet, Prof. A. Bayındır Putperestlerin "iğrençlik" vesikaları ile ilgili ayetlerin manasını - saptırıp! Sanki ayet Enbiya ve Evliya ile Allah’a tevessül edenlerle ilgiliymiş gibi mana veren Allah’tan korkmaz bir adamdır! Bir kitabında şöyle diyor;
"Mekkeli müşriklerin, Kâbe’yi tavaf ederken söyledikleri şu söz de onların kaçamak tavırlarını ele veriyor. “Emret Allah’ım, Senin hiçbir ortağın yoktur. Yalnız bir ortağın vardır ki, onun da bütün yetkilerinin de sahibi sensin. “ 1
O ortağın ve bütün yetkilerinin sahibi Allah’tır deyince, kendilerini Allah’ın birliğine dokunmamış gibi kabul ediyorlar. “Kutup, gavs, evtad vs. söz kalıpları içinde, evliya dedikleri kişilere olağanüstü yetkiler yakıştıran kimi tarikatlar da onlara bu yetkiyi Allah’ın verdiğini iddia edince işin içinden sıyrılacaklarını sanıyorlar".
İşte Bayındır, buradaki "yanlız bir ortağın vardır" ifadesini nasıl oluyorda atlaya-biliyor?
Üstelik, Bu görmezden geldiği ifade müşrik İle Müslümanı birbirinden ayırıyor-ken!
Peygamber ve Allah dostlarını aracı yaparak Hakk'a iltica eden velileri, tasavvuf erbabını, müminleri, müşrik ve kâfir ilan eden zihniyetle; Haricî, Mu'tezilî zihniyet arasında ne fark vardır?
(Hâşâ) Hz. Ali'ye kâfir diyenle, Allah'tan başka hakiki fail ve irade tanımayan, Kur'an ve Sünnet'in en küçük edeplerine dahi riayet eden bir veliye kâfir diyen zihniyet aynı değil midir?
İslâm'a göre, mümin olduğuna dair en küçük belirti taşıyanları dahi mümin saymak esas iken; geçmişten günümüze kadar gelen yüzbinlerce has veliyi ve milyonlarca mümini kâfir ilan etmek hangi insafa, hangi kitaba sığar?
Cenab-ı Hakk :
“Size selam veren kimseye, dünya hayatının menfaatini gözeterek, ‘sen mümin değilsin' demeyin.” (Nisa, 94) buyurmuyor mu?
Allahu Tealâ'ya ulaşmak için bir peygamber ya da Hak dostunu vesile edinen mümine kâfir demekle, bu asra kadar gelen yüzmilyonlarca mümine de kâfir demiş olunmaz mı? O zaman geriye kaç tane müslüman kalır? Buharî ve Müslim'de geçen sahih bir hadis-i şerifte:
“Mümin kardeşine kâfir diyen bir kimse, karşıdaki öyle değilse küfür (kâfirlik) kendisine döner” diye ikaz edilmiyor mu?
Şu halde aklı ve vicdanı tefessüh etmemiş hangi mümin, kendisini ateşten gayet emin görüp, zebanilerin yerine geçerek müslümanları cehenneme doldurma cüretini gösterebilir? Dar düşünceler… Dar görüşler…
A. Bayıdır'ın Meşrebi ve En Çok Manasını çarpıttıkları ayet;
Haricîler ortadan kalktıktan sonra onların izinden giden Bu gibi Vahhabîler , Haricîliği günümüze taşımışlardır. Onca ayet ve hadislere rağmen tevessül manasındaki şefaati inkâr ettikleri için, Mutezile mezhebini de aratmamışlardır.
Şirkle ilgili ayetlerin manasını tamamen çarpıtarak Lat, Hubel, Uzza gibi putlarla; yeryüzünde tevhidin direkleri olan mürşid-i kâmilleri aynı kefeye koymuşlar; Allah'a ortak koşan müşriklerle, gece gündüz Rabbini tesbih ve tenzih eden müminleri bir tutmuşlardır. Bütün sûfileri putperest saydıkları için de, kanlarını dökmeyi helal ve meşru bir eylem olarak görmektedirler.
Hz. Ömer r.a.' ın oğlu Hz. Abdullah'ın Haricîler hakkında buyurduğu gibi, “gerçekte onlar müşrikler hakkında nazil olan ayetleri müslümanlar için kullanmışlardır” (Buharî). Bir hadis-i şerifte de şöyle buyurulur : “Onlar iman ehlini öldürür, küfredenleri ve putlara tapanları bırakırlar.” (Buharî, Müslim)
Bu taifenin inkârlarına delil olarak en çok ileri sürdükleri ayetlerden biri de Allahu Tealâ'nın şu mealdeki mübarek kelâmıdır:
“Dikkat edin, halis din Allah'ındır; O'nu bırakıp da putlardan dostlar (veliler) edinenler: ‘Onlara, bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz' derler.” (Zümer, 3)
Yukarıdaki mana, tefsirlerin hemen tamamının üzerinde ittifak ettiği bir manadır. Diyanet Vakfı'nın çıkardığı mealde de böyle yazmaktadır. Fakat onlar ayette putlar için kullanılan “veli: dost” kelimesinin “Allah dostları” olarak bilinen “veliler” şeklinde anlaşılması için özel bir gayret sarf ederek şöyle mana vermişlerdir:
“İyi bil ki, halis din yalnız Allah'ındır. O'ndan başka veliler edinenler: ‘Biz bunlara, sırf bizi Allah'a yaklaştırmaları için tapıyoruz' derler.”
Bu manayı verdikten sonra işi daha da ileri götürmüşlerdir. Velileri seven ve onlarla Hakk'a tevessül edip şefaatlerini uman müminleri mürşidlerine ibadet ediyor gibi göstererek, onları ayette anılan müşriklere benzetmeye çalışmışlardır. Böylece Allah'a ortak koşulan cansız putlara secde edenlerle, Cenab-ı Hakk'a secde edenleri bir tutmuşlardır.
Bu Sapık taifeye Ayetlerden cevaplar;
Onların sakat anlayışını daha başından reddeden bir çok ayet-i kerime ve hadis-i şerif vardır. Her biri kâmil birer mümin olan velilerin yoluna uymamızı, onları dost edinmemizi emreden ayetlerden bazıları şunlardır:
“Bana yönelen kimsenin (kâmil müminin) yoluna uy.” (Lokman, 15)
“Sizin veliniz ancak Allah, O'nun peygamberi ve namaz kılan, zekât veren, rükû eden müminlerdir.” (Maide, 55)
“Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin.” (Âl-i İmran, 2
“Ey inananlar! Allah'tan sakının ve doğrularla beraber olun.” (Tevbe, 119)
Evet; Allahu Tealâ başta veliler olmak üzere bilumum kâmil müminlerle dost olmamızı emrediyor. Demek ki ayette zikredilen “Allah'tan başka veliler”den kasıt, müminler değildir. Putlar ve şirk koşulan diğer varlıklardır. Zaten ayet-i kerime de putperest müşrikler hakkında nazil olmuştur
_________________
sofiye_1976Süper Üye Kayıt: Nov 08, 2009 Nereden: istanbul Mesajlar: 426 Haftalık Puan: 0
Tarih: Pzr Şub 07, 2010 8:15 pm
tarıkatlarda şeyhden yardım istenmez sadece onlar vesile edilir nasılki bir kardeşimizden dua ile yardım istiyoruz deyılmi bana dua et deriz işte şeyhdende manevi olarak dua istenir
bu hoca bozuntuları Ehli sünneti inkar eden ve paygamberimizin birçok sünnetini inkar eden uydurma diyen insanlardır bunlara hoca dememizi beklemiyorsun heralde bunlardan hoca değil sadece hoca bozuntusu olur
once gıdıp bır arastırın bılmeden konuşmayın tasavvufta tecssul vardır şirk degıl hz. ömer ra yagmur duasında hz abbası aracı yapıp dua etmıştır budamı sırk.ısı carpıtan sapık ehlı sunnet dısı adamlar hocayım dıye cıkıp konusanlar tasavvuf rasulullahın zamanında yasanıp ısmı olmayan haldır ıyı arastırın
Rad 13/14. Gerçek dua O'nadır. O'nun dışında yalvarıp durdukları ise onlara hiçbir şeyle cevap veremezler. Onlar olsa olsa ağzına su gelsin diye iki avucunu açana benzer ki, o, ona gelmez. Kâfirlerin duası hep bir sapıklık içindedir.
Evet Allah’tan başkasına yalvaranlar veya araya aracı koymak isteyenler yemeği dağıtanı görmezler, kepçeyi görürler, ondan isterler.
Günde 40 kere Fatiha okurlar, günde 40 kere "ancak senden yardım dileriz" derler, sonra da "medet ey şeyhim" diye yalvarırlar.
Nuh 71/23. Dediler ki: "Sakın tanrılarınızı bırakmayın, ne Vedd'i, ne Suva'ı ve ne de Yeğus'u, Yeûk'u ve Nesr'i."
Bu adların, vaktiyle Nuh peygamberin kavminden mü’min ve sâlih kimseler olduğu, ölümlerinden sonra tanrılaştırıldığı belirtilir. Onlar ölünce, şeytan onların kavmine, onların daha önce oturmuş oldukları yerlere anıtlar (ensâb) dikmelerini ve bunlara onların adlarını vermeleri telkin etti, onlar da böyle yaptılar. Bunu yapanlar ölünceye kadar onlara tapılmadı. Fakat onlar ölüp de buna dair ilim kalkınca onlara taptılar (Buhârî, Tefsir, Nûh Sûresi, 6/73; Suad Yıldırım, Kur’an’da Ulûhiyet, s. 372). Arap müşriklerin de aslında taş ve benzeri maddelerden yapılmış putlara değil; onların temsil ettiği ruhlara taptığı bazı kaynaklarda ifade edilir.
Elmalılı Hamdi tefsirinde de bu ayet için şu satırlar vardır:
“Bunlar, kendilerince en büyük tanıdıkları ve tapındıkları putlarının isimleridir. Bununla beraber kendi aralarında dereceleri birbirinden farklıdır. Bazılarında "lâ"nın tekrarlanması ve bazılarında söylenmemesi ile bu farklılığa işaret olunmuştur. Demek ki Vedd ve Suva'dan herbiri; Yeğus, Yeûk ve Nesr'in hepsine karşılık söylenmiş oluyor. Bazıları şöyle demiştir. Bu putlar Araplar'a geçmişti. Bundan dolayı, Araplar; Abd-i Vedd, Abd-i Yeğus... diye isimler takardı. Âlûsi şöyle der: Buhârî, İbnü Münzir ve İbnü Merduye İbnü Abbas'tan şöyle rivayet etmişlerdir: Nûh kavmindeki putlar sonradan Araplar'a geçmişti. Vedd, Düme-tü'l-Cendel'de Kelb oğullarının putu idi. Suvâ, Hüzeyl'in idi. Yeğûs, Murad'ın, sonra Seba'da Beni Gatîf'in idi. Ye'uk, Hamedân'ın idi. Nesir de Himyer'in, Ali zilkelâ'nın idi. Bu isimler esasen bazı iyi kişilerin isimleri iken vefatlarında onların adına ve oturdukları yerlere Şeytan'ın aşılama ve telkinleriyle dikmeler dikilmiş ve bunların adları verilmiş, sonra da onları tanıyanlar kalmayınca bilmeden bunlara tapılmıştır. İbnü Ebî Hâtim'in Urve b. Zübeyr'den rivayetine
göre Vedd, en büyükleri ve en iyileri idi. Bunların hepsi Âdem oğullarından idi. Bir rivayete göre de Vedd, yüce Allah'tan başka ilâh edinilenlerin ilkidir.”
Aman dikkat derim... Allah’a emanetsiniz
_________________ “Biz imanımızla, ibadetlerimizle vs... kendimizi her gün aşmaya çalışırken öte yandan da başkalarının bir kelimeyi şehadet ile veya bir kelimeyi tevhid ile -Allah dilerse- cenneti kazanabileceğini unutmamalıyız.”
]Bismillah: Allahın adı ile
şimdi arkadaşlar,ben önceki yazım da biraz sert konuşmuş olabilirim eğer
birilerinin kalbini kırmışsam bundan dolayı helallik diliyorum.
biz insanlar aklımızı ve melekemizi (insiyatifimizi) kullanarak yeryüzündeki
bütün canlıların en kıymetli ve hayırlı varlıkları olarak yaratılmışız.
eğer aklımızı vahiy doğrultusunda kullanamasak bizim hiç bir özelliğimiz
olmaz.fakat bu aklımızı kullanır iken hiç bir zaman vahyin önüne aklımızı
koymamalıyız
çünkü bizim aklımız Allah'ın bilmemizi dilediği kadar bilgi ile donatılmıştır
bu sebeple cenabı Allahın aklınızı kullanın emri karşısında insanlar
onun peygamberi vasıtası ile bize gönderdiği vahhyi anlamada
ve onun hikmetlerini kavramada bu aklımızı sonuna kadar kullanmalıyız
yüce sahibimiz mevlamız Rabbimiz bunu bizden istemektedir.bunu birçok ayette açık bir şekilde beyan etmiştir
bizim düşüncelerimize yada örf ve adetlerimize ters bir söz duyduğumuz
şidettle reddederiz hemde koyu bir taasup içerisinde.halbuki bunun sahibimizden gele mesaja (KURANA) uygun olup olmadığınada
bakma zahmetinde de bulunmayız.
bunu yapmayalım arkadaşlar.cenebı mevlamız bize bu kitaptan (KURANDAN)
hesaba çekileceğimizi bildirmektedir.o halde kişilerin kurumların mezheplerin örflerin adetlerin islami inanç açısından hiç bir ölçü yani mihenk taşı olma özelliği yoktur
biz ancak mihenk taşımız yani baş vurma kaynağımız olan yüce KURAN dışındaki alim şeyh kral başbakan hoca mezhep imamları hatta sahabi
sözlerini o mihenk taşımız olan yüce KURANA götürmek zorundayız
eğer bu sözler KURAN ve sünnete uygun ise alacağız kabul edeceğiz
başımızın üstüne taç yapacağız. söz kimden gelirse gelsin fark etmez.
istersen Tağuti düzenin imamı ABDULAZİZ Bayındar dan gelsin fark etmez
ama bu zat söyledi diye kalkıp bunu bir taasup içerisinde reddetmek
çok tehlikeli bir iştir.Allah kuranda yapılmış olan bu fiile şirk diyorsa
bu şirktir bundan uzak durmak gerekir.
şimdi yukarıda bir arkadaş bu zat (abdülaziz bayındır) KURAN ayetlerini
kendi görüşlerine göre yorumlayıp müslümanları şirk ile itham etmektedir
diyor.bende tam olarak onu söylüyorum onun yorumu onu bağlar
İmam-ı Azam ın yorumuda imamı azamı bağlar.biz neyi baz alcaktık KURAN VE SÜNNETİ değilmi.biz o sözün doğruluğunu yüce kitabımız ve sünnete
baş vuracaktık
peki ayetler bu kadar net ve açık bana göre yoruma bile ihtiyaçları yok.
o halde insanlara ne olyorki kalkıp bu ayetler mekkede yaşayan
müşriklere inmiştir diye biliyorlar
hani KURAN evrensel idi yani o (KURAN) çağlar üstü idi.
birde arkadaş diyor ki tasavvufu yorumlarken onu budizme benzetiyor.
bakın arkadaşlar KURAN fiili belirtir bu fiili işleyen kim olursa olsun
o hükmün kapsamına girer.örneğin
ALLAHIN hükmü ile hükmetmeyenler kafirlerdir fasıklardır zalimlerdir
dediğinde bu bir fiildir.her kimki ALLAHIN indirdiği ile hükmetmese
o kafiridr zalimdir fasıktır(maide 44 45 47 ) bu fili abdülaziz bayındırda
olsa şeyhimiz olsa başbakanımızda olsa padişah fatih sultan mehmet olsa bile durum değişmez.
bak arkadaş diyorki abdülaziz bayındır bu düşüncelerinden dolayı vahabiler
ve hariciler den ne farkı var diyor.evet farkı yok yok bende onu söylüyorum
sen peygamberden ve velilerin ruhaniyetinden yardım isterken
ve onları ruhaniyetinden allah ile aramızda aracı olun derken
mekkede yaşayan ve haklarında o sert ayetlerin indiği
mekke putperestelrinden ne farkın kalı arkaşım
onlar ne diyordu iddaları neydi, biz bu putlara tapmıyoruz onlar bizim allah
katında ki şefaatçılarımızdır bizi allaha daha çok yaklaştırıyorlar demiyorlarmı,gördünmü ne kadar benzerlik var cümleler bile aynı
peki allah ne diyor onlar sizi işitmezler işitsler bile cevap veremezler demiyormu
allah bize şah damarımızdan bile daha yakın olduğunu söylerken
siz onu başbakanamı benzetiyorsunuz bu ne cürret yahu
adam bana sen direk başbakana çıkabiliyormusun diye
örnek veriyor güya başbakana çıkabilmek için nasıl aracılara ihtiyacımız var ise işte haşa ALLAHAda ulaşmak için aracıların ruhaneyitine ihtiyacımız var diyor
bu düşüncenin hiç bir KURAN VE SÜNNETTE dayanağı yoktur
şimdi düşüncesini dayanak olarak verdiği ayetlere bir bakalım
(bana uyan kimsenin yoluna uy..lokman suresi 15
allah aşkına bir bakın bu ayet benim yukardaki görüşümü nasıl
desteklediğine bakın
ne demiştim ancak yolu KURAN VE SÜNNET olanın yoluna uyarız onarı baş tacı yaparız demiştim
bu ayette allahın dostlarının ruhaniyetinden medet umun diye
bir mana çıkarmak haketten aklımızı kullanamamak demektir
bakın nisa suresinde (allaha itaat edin rasule itaat edin ve sizden sizden olan ululemre iatat edin.. )diye buyurmaktadır
allaha ve rasulune kayıtsız şartsız itaat varıdr ama ululemre şart vardır
ancak o bizden yani kuran ve sünete göre hüküm verip müslüman olursa
iataat vardır
başka türlü mahluka itaat yoktur.
öbür örnek verdiği ayete bakalım
(sizin veliniz ancak allah onun peygamberi ve namaz kılan zekat veren
ruku eden müminlerdir ) maide 55
şimdi arkadaşlar allahın aşkına siz söyleyin bu ayetin neresinde
peygamberden allahın dostların dan peygamberden ve salihlerden
ve onların ruhaniyetlerinden kabirlerinden yardım isteyin aracı kılın
manası nasıl çıkaryorlar anlamak mümkün deiğil
bakın arkadaşlar şunu iyi anlayalım eğer peygamber efendimiz s.a
yaşımış olsaydı yada onun zamanında yaşasydım ona gider başımı dizinin dibine koyar ve şöyle derdim
ey allahın rasulü benim içinde dua edermisin sen yeryüzünde sahibimize
en yakın insansın benim için dua ette benim şu derdim çözülsün yada şu hastalığıma şifa versin beni bağışlasın
bana merhamet etsin bana katında bol rızık versin beni açlık ile imtihan etmesin beni nefsimle baş başa bırakmasın derdim
ama sağlığında fakat şunu diyen peygamberim ruhaniteinden
medet ummam o bana müslüman olrak yakışmaz
çünki o cihan peygamberi fani idi ama sahibim yüce mevlam
rabbim bakidir.ne demişti peygamberimiz
kızm fatma baban peygamberdir diye sakın gevşeme sakın böbürlenme çünki
bana bile ahirette ne oalcağını bilmiyorum
arkadaşlkar size ne olyorki siz kalkmış dünyada bize veli şeyh alim
imam olarak gözüken insaların allah katında onlara bir pay veriyorsunuz
onların kendilerini kurtardıklarını nerden biliyorsunuz yoksa KURANIN
dışında elinizde bir belgemi var hiç mi düşünemyorsunuz
ben imamı şafiiyi dostum din kardeşim ve hayatını islama adamış
bir insan olarak biliyorum imamı azamıda öyle amamı maliki de öyle
imamı ahmet bin hanbelide öyle
ama onlar bakalım allah katında kendilerini kurtamışlarmı bunu belgelyen
size allahtan bir belge vramı . tabi ki yok
o halde neden onlara allah katında bir pay biçiyorsunuz
onlar maide suresinde sözü geçen dostlarımız velilermiz ve kardeşlerimizdirler.ama bize göre
bir hadiste s.a şöyle buyuroyor bir alim bir zengin birde şehit
önce alim olarak görünen kişiyi ceheneneme atılmak üzere getiriler ve onu gören insanlar yüce rabbimiz bu zat dünyada alim idi
neden cehenneme atılıyor yüce allah o evet alim idi ama ilim yaparken
insanlar bu ne güzel alimird bu ne kadar bilgilidir desinler diye ilim yapıyordu
sonra şehit olan gelir insanlar ya rabbimiz bu niye cehenneme
atılyor der bu savaştı ama insanlar ne büyük savaşçıydı ölümden hiç korkmazdı desinle diye savaşıyordu ama bize göre şehitti bize göre
alimdi bize göre znegindi ve allahın dini için para harcıyordu
dediğim bize göre arkadaşlar gelin hakkında bilgi sahibi olmadığımız konuların hükmünü allaha bırkalım onun işine karışmayalım
bize bu dünyada nasıl düşünmemiz gerektiği nasıl yaşamız gerektiği
kimlerle nasıl dostluk kuracağımızı bildiren
hükümleri açık seçik allahın ayetlerine ve ayetlerin nasıl yaşancağını gösteren o yüce insan allahın rasulu elçisi olan cihan önderinin sünnetine sıkı sıkya bağlanalım
böyle mistik ruhanihakında bilgi sahibi olmadığımız fikirlerin ekollerin
kalemini ve ilmini satmış alim bozuntularının peşine takılmayalım
ayette şöyle diyor ayet numarasını tam hatırlamıyorum
mealen
onlara düşmanlarınız size karşı büyük bir ordu hazırlamış
geliyorlar dediler onlarda
olsun bize allah ve rasulu yeter dediler
işte bende öyle diyorum bana allah ve onun kulu ve elçisi(ortağı değil)
yeter diyorum
iyakene abdu ve iyakene stin diyorum (yalnız sana kulluk eder yalnız senden yardım isterim. ilet bizi ya rabbim nimet verdiklerinin yoluna
(ruhuna ve kabrine değil) derim.
bir iki kelimede abdülaziz bayındır için söylemem gerekirse
affınıza sığınarak şöyle derim
firavuni tağuti düzenler ayakta durabilmek için sarayında zenginler büyücüler din görevlileri ve komutanlar tutarlar
onlar besler her türlü imkamlarla donatırlar ve ve halkların ayaklarına
prangalar takarlar
onların allahın nuruna( kurana)ulaşmamları için göervlendirler
onlara rağmen bu nura ulaşan müslümanlara kuvvetlerini devreye sokarak onlara işkenceler ambargolar ve olmadık zlümler işleyerke onların yeryüzünde allahın arzında hayat hakkı tanımazlar
işte abdülaziz bayındır ve onun gibi sistem belamları bu görevlerini kusursuzca yerine getiriler
abdülaziz bayındır ve onun gibi sitem alimleri ve güya okmuşları ancak şu ayetin bahs ettiği kişiler olabilirler allah şöyle buyuryor mealen
onlar kitap yüklü eşeklerdir...
onlara tağuti sistem hakkında soru sorunda onların gerçek yüzlerini o zaman görürsünüz.
bir röpörtajda abdülaziz bayındıra sorarlar allahın hükmü ile hükmetmeyen
kafirlerin ta kendisidir siz bu ayeti nasıl yorumluyorsunuz soruyorlar
bakın ne diyor bu ayet e göre eğer yönetici konumda olan
birini iki alternatifi varsa oda doğru alternatifi bırakıp tağutun hükmü
ile hüküm ederse o zaman kafir diyor
be abdülaziz bayındır allah senin kadar bilmiyormuydu ayette öyle yazmasını
ortada kuran da var sünnette sen onu bırak tağutun hükmü ile hükmet
abdül aziz bayındır ve onun gibi siten tarafından yetiştirlimiş
ve o tağuti düzenin bir parçası olmasa olmazı olan kişi tabiki böyle yorumlayacaktır
şimdi arkadaşlar ayetleri çarptırp kendi pisliklerine alet etmeye
çalışan kim varsa isimler hiç önemli deil allah lanet eylesin
allahın hükmü ile hükmetmeyen kafirlein ta kendisidir
allah doğruyu söylemiştir
"İşte bu Kuran uyarılıp korkutulsunlar gerçekten onun yalnızca tek bir ilah olduğunu bilsinler ve temiz akıl sahipleri iyice öğüt alıp düşünsünler diye bir bildirip duyurma dır
allahın selaqmı hidayete tabi olanlara olsun. siz islami birlikteliği mi sasğlamaya çalışıyorsunuz yoksa kafanızda tevhidden uzak hristiyanlaşmış budistleşmiş bir yapı mı oluştuermaya çalışıyhorsdunuz bilmiyorum. ben islami inancı sizin ehli sünnet düşmanı dediğiniz mevdudiden hayrettin karamanlardan anladım ve öğrendim. alimler kendi aralarında fikri aayrışmalar içerisinde bulunabilirler. ebu hanife ile şafi maliki vs. alimler arası ithamları mezhepler tarihi okuyan herkes bilir. canı ile bu davanın neferi olduğunu ispat eden bu insanlara nasıl böyle ahlaksızca ifadeler kullanırsınız anlamış değilim. Rabbim sizleri ıslah etsin... mezhebi içtihatları sanki allahın muradı gibi kabul edip mezhep dini oluşturan, ilmihal müslümanlığından kuran ve sünnet müslümanlığına geçemeyen sizlere ancak " rahipleri ve hahamlarını rab ittihaz etmişlerdi" ayeti ile cevap vermek mümkün... Rabbim bu ümmeti tavhidde toplasın.. selam ve rahmet hidayete tabi olanlara olsun...
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız