Giriş Yap
Üye Adı
Şifre
Menü
 Anasayfa
 İndirme
 Forumlar
 İlahiler
 İslami Filmler
 Tasavvufi Yazılar
 İslami Yazılar
 Hatim Bölümü
 Oyunlar
 ilgilerim
 Üye Profiliniz
 Üye Mesajlarınız
 Üye Listesi
 Üye Olun
 Bizi Önerin
 Bize Ulaşın
Radyo Onbeş

Hatim bölümü

Şu ana kadar 150 Hatim bitti
151.Hatim için cüz dağıtılıyor.

Cüz almak için tıklayınız.

Hatim Bölümüne
gitmek için tıklayın
Dünya Sıralaması


ilahi
ilahi.org :: Başlığı Görüntüle - aile hayatı
aile hayatı
ilahi.org Forum Ana Sayfası » Havadan Sudan
SSS Arama Üye Listesi Gruplar Profil Giriş Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun

Konu: aile hayatı

ana baba hakkı <-- Önceki Konu |

| Sonraki Konu --> evlilikle ilgili sorulan sorulara cevaplar



Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder   Cevap Gönder
aile hayatı
mekiye
Çalışkan Üye
Çalışkan Üye



Kayıt: Nov 24, 2006
Nereden: Trabzon
Mesajlar: 86
Haftalık Puan: 0
Aile Hayatı
Tarih: Pts Arl 18, 2006 12:38 pm


AİLE HAYATI


1. Soru:

--Bir adamın kendisi Şafiî, hanımı Hanefî olsa, evinde hangi mezheb üzere ibadet etmeli? Bu karı-kocanın çocukları hangi mezheb üzere ibadet etmeli?


--Herkes kendi mezhebi üzere ibadet eder. Beraber oldukları zaman, hanım beyine uygun olarak hareket edebilir. Ama, fırsat olduğu zaman herkes kendi mezhebinin şartlarını yerine getirir.

Şafiî imamın arkasında Hanefî namaz kılabilir. Hanefî imamın arkasında Şafiî namaz kılabilir. Bu câizdir, bunda hiç tereddüt etmesinler.

Bu karı-kocanın çocukları, o çevrede cârî olan hak mezhebe ittibâ ederlerse, rahat ederler. Meselâ etrafta hep Hanefîler varsa, ona uyabilirler; hep Şafiîler varsa, ona uyabilirler.


2. Soru:

--Dokuz yıllık evliyim. Beyimle anlaşamıyoruz, dokuz yıldır yatağıma gelmiyor. Ne tavsiye edersiniz?


--Bu gibi şeyler olabiliyor. Müslümanlar evlilik hayatının vecibelerini bilimiyorlar. Kocanın karısına böyle bir ilgisizliği doğru değildir İslâm'da... Yoktur böyle bir şey!.. Kadının kocası üzerinde hakkı vardır, kocanın da kadın üzerinde hakkı vardır. Kadın da kocasını men etse, razı olmasa; onun da günahı vardır. Bunların izâle olması lâzım!..

Allah rızası için evleniliyor. Evlilikten maksat, hayırlı evlât sahibi olmaktır. Hayırlı evlât sahibi olmanın yolu da izdivac olduğundan, nikâh olduğundan, karı koca arasındaki ilişkiler olduğundan, bunların yapılmasına sevap verilmiştir İslâm'da... Sevap olduğu bildirilmiştir hadis-i şeriflerde... Böyle olması lâzım!.. Aksi de vebaldir, günahtır.


3. Soru:

--Hanımıma ders aldırmıştım, şimdi devam etmiyor. "Bana önceden söylemeden aldırdın." diyor, dersini yapmıyor. Müzik çalıyor. "İlâhi çal!" diyorum, çalmıyor. Sakalıma karışıyor. Ne yapmamı tavsiye edersiniz?


--Anlaşılan, İslâmî bakımdan zayıf bir kadın... Onu doğru yola getirmek için devamlı bir çalışma lâzım!.. Otoriter, ciddî bir çalışma gerekir. "Bak bu yaptığın yanlıştır, günahtır! Şu ayet-i kerimeye göre şöyle, bu ayet-i kerimeye göre böyle..." diye müşterek hayatlarındaki tecrübelerden, müşterek inandıkları bildikleri yerlerden deliller getirerek irşed etmeğe çalışmak lâzım!..

İyi insanlar arkadaşlık ederek, iyi komşularla gidip gelmek sûretiyle iyileşebilir. Onlardan görüp yavaş yavaş düzelebilir. Bu da bir çaredir.


4. Soru:

--Çeyizimde kristal cam, sırça mutfak eşyaları var, takımlar var... Lüks olduğu kullanmıyorum. Hepsini Allah yolunda değerlendirmek istiyorum. Fakat, annem çok kızacak. Ne yapmamı emir buyurursunuz? Annemi kırmak vebal olur mu?


--Çeyizinde gelmiş evde duruyormuş; dursun! Yeri geldiği zaman kullanarak değerlendirebilirsiniz. Kullanılan eşya olsun, fuzûli duran eşya durumunda olmasın!..

Annenizi kırmak vebal olur. Tabii, kırmamağa çalışmanız lâzım!..


5. Soru:

--Evli hanımın zînet eşyasından dolayı kurban kesmesi gerekir mi?


--Kurban kesmek için insanın nisab miktarından fazla malı olması lâzım. O anda altın kimin elindeyse, kim zengin durumundaysa, onun kurban kesmesi lâzım!.. Eğer altın hanıma aitse, hanım namına kurban kesilmesi lâzım!.. Beye aitse, beyi keser. İkisi de zenginse, ikisinin de kurban kesmesi lâzım!..


6. Soru:

--Mehrimi ve epey bir miktar altını, zor bir günde muhtaç olmamak için, evimizde saklıyoruz. Acaba bu düşüncemiz doğru mu?.. Allah yolunda tasadduk etmediğimiz için vebalde miyiz?


--Altın ve saire tasarrufların boş durmasından, atıl durmasından, değerlendirilmesi daha uygun olur. Ben bizim şirketlerin koordinatörlerine emir verdim. Dedim ki: "Bakın, kardeşlerimizden gelip bana müracaat edenler var, paralarını değerlendirmek isteyenler var... Paralarını değerlendirecek bir çalışma yapın!" dedim. İnşaallah o da yapılır.

Ama, şu anda da helâl yollarla işletme imkânları olduğu için, tutmak yerine onları değerlendirmek daha uygun olur.

İnsan zekâtını verince, cimrilikten kurtulmuş oluyor. Ondan sonrası fazilet oluyor. Verirse verir; vermezse sorumluluk kalkmış oluyor, zekâtı verdiği için...


7. Soru:

--Beş senedir evli olduğum hanımımı ve iki çocuğumu, kızın annesi dün ben işte iken evimden almış, götürmüş. Öne sürdükleri hiç bir konuda hakları da yok... Kızın babası ile görüştüm, "Meseleleri görüşerek halledelim!" dedim. O da kabul etti. Ancak, hanımımı ve çocuklarımı göstermediler. Herhalde uzaktaki bir akrabalarına götürmüşler. Emirlerinizi ve dualarınızı beklerim.


--Maalesef ahali müslüman ama, hareketleri İslâmî değil... Kızını, bir beye vermiş; artık o, damâdın emrindedir. Ordan onu çekip almağa hakkı yoktur kendisinin... Dâmadın hükmündedir, dâmâdın sorumluluğundadır. Onun emrindedir. Onu alıp götürmek, yanlış bir şey oluyor. Hem de meşrû bir sebep yokken, ufak tefek kırgınlıklar, kızgınlıklar, geçimsizlikler böyle şeylere sebep oluyor. Bu doğru değildir. Allah ıslah etsin...

Alıp götürenler yanlış bir iş yapmışlar. Bir yuva yıkmakta adım atmış oluyorlar, şeytana uymuş oluyorlar. Mümkünse, onlara haber iletin, dönsünler! Çünkü, yaptıkarı şey şeytanın sevdiği, Allah'ın sevmediği bir şeydir. Yanlış bir şeydir.

Eğer, herhangi bir şekilde dâmâdın onların hoşuna gitmeyen bir durumu varsa, onu da kendileri kararlaştırmasınlar. Çünkü, ölçüyü tam güzel yapamadıkları, kızı alıp götürmelerinden anlaşılıyor. Bir bilen müftüye, hocaya, alim kimseye sorsunlar; o ne derse, öyle yapsınlar!.. Aksi takdirde, çok büyük veballer yüklenirler.


8. Soru:

--Beyinden kardeşimin huzuru yok; dua eder misiniz?


--Aziz kardeşlerim! Kimse kimseye zulüm ve haksızlık yapmasın!.. Kardeş kardeşe yapmasın, karı kocaya yapmasın, baba evlâdına yapmasın!.. Çünkü ahirette bu münâsebetler hesaba katılmayacak, kişi olarak herkes birbirinden dâvacı olacak!.. Evlât babasından dâvâcı olabilir, karı kocasından dâvâcı olabilir... Binâen aleyh kimsenin hakkını geçirmemek, hiç kimseye zulüm ve haksızlık yapmamak prensibiniz olsun!..

Kocaysanız, karınıza zulmetmeyin!.. Babaysanız, evlâdınıza zulmetmeyin!.. Kuvvetliyseniz, âcize zulmetmeyin!.. Komşunuza zulmetmeyin!.. Gözünüzde küçümsediğiniz insana zulmetmeyin!.. Çünkü, Allah hesabını sorar. Adaletli olun, Allah adaleti sever.

Hadis-i Kudsîde buyuruyor ki Mevlâmız: "Ben kendime zulmü haram ettim, kendim zulmetmiyorum. Ey kullarım, siz de zulmetmeyin birbirinize!.." diyor.

Zulüm Allah'ın en sevmediği şeydir ve şiddetle cezâlandırır. Kocanın karısına zulmetmemesi lâzım, babanın evlâdına zulmetmemesi lâzım, komşunun komşuya zulmetmemesi lâzım!..


9. Soru:

--Küçük kardeşlerim benimle dargın... İllâ benim onların ayağına gitmem şart mıdır?


--Giden sevap kazanır. Dargın olandan elini ilk uzatan, selâmı ilk veren, dargınlığı izâle etmek için ilk davranan en çok sevap kazanır. Küçüklük büyüklük önemli değil, sevap kazanmak bakımından yapılabilir. Nefsi yenmek bakımından da, gitmek iyidir.


10. Soru:

--Bir erkeğe eşinin kızkardeşi nâmahrem midir; tokalaşmaları ve aynı odada oturmaları doğru mudur?


--Hayır, tokalaşamazlar! İki kız kardeşi nikâhta tutmak yoktur ama, aynı odada tek başına kalmaları mahzurludur. Efendimiz tarafından yasaklanmıştır. Gerek gelinin kocanın erkek kardeşiyle kalması, gerekse kocanın karısının kız kardeşiyle kalması tehlike doğurabileceğinden uygun değildir. Bir erkeğin mahremi olmayan bir kadınla bir odada yalnız kalması yasaklanmıştır İslâm'da...


11. Soru:

--Beyimin amcasını ziyaret edeceğiz. Yalnız amcası ve diğer akrabalarında haremlik-selâmlık yok... Beyim bulunduğu halde, onların yanında oturmamızın hükmü nedir?


--İlkönce, haremlik-selâmlığın olması gerektiğini fıkhen anlatmak lâzım!.. demek lâzım ki: Peygamber SAS Efendimiz, Fâtımatüz Zehrâ Validemiz'in yanına, sahabesinden bir kaç kişi ile gidiyormuş. Kapıya gelince:

"--Yâ Fâtıma kızım, yanımda birileri var; perdenin arkasına çekil!" buyurmuş.

O sahabe-i kirâm ki, ümmetin en yüksek mertebeli insanları... Yanında Peygamber Efendimiz var... Fâtımatüz Zehrâ Vâlidemiz de örtülüdür. Niye perdenin arkasına çekil dedi?.. Bu işin haremlik-selâmlık şeklinde olması gerektiğini gösteren bir misaldir.

"Bunun böyle olması lâzım, sevabı budur." diye söylenir. Ama, bu mümkün olmadığı zaman... Çünkü herkesi değiştiremiyorsunuz, bir takım mecburiyetler de oluyor. O zaman, nasıl trene biniyorsunuz, istasyona gidiyorsunuz, çarşıda pazarda geziyorsunuz; öyle örtülü olarak, yabancıların yanında durduğunuz gibi durabilirsiniz. Ama söylemek mümkün olur da söylerseniz, onlar da bilmiş olurlar. "Allah'ın hükmü buymuş amca, dayı..." filân diye söylemek lâzım!..


12. Soru:

--Enişte, amca, amca ve kardeş çocuklarıyla ailece, tesettüre riayet ederek beraber oturabilir miyiz?..


--Herkes haremliği selâmlığı anlamadığı için, örtülü olmak şartıyla, tesettüre riayet etmek şartıyla, böyle yakın akrabalarla bir arada bulunmak mecburiyeti olabiliyor. Bunu ben şöyle düşünüyorum: Kişi çarşıya çıkıyor, otobüse biniyor, sokakta yürüyor; onun gibi...

Tesettüre riayet edecek, mümkün olduğu kadar dikkat ederek, onlara da bunları anlatmağa çalışacak. mümkün olduğu kadar ayrı yerde oturmağa çalışacak ama, bazan da tam yapılamıyor. O zaman, örtülü olarak oturulabilir.


13. Soru:

--İslâmî konularda ailemde benden başka tavsiyede bulunacak kimse yok... Küçük kardeş ve ağabeylerime, kız kardeş ve yengelerime de emr-i ma'ruf nehy-i münkeri maalesef sadece ben yapmak durumundayım. Bu konularda daha faydalı söz söylemek, hem de mahremiyete riayet edip nefret ettirmeden sevdirerek, zorlaştırmadan kolaylaştırarak nasıl bir usül izleyeyim?


--Usûlü kendin söyledin aziz kardeşim!.. Sevdirerek, zorlaştırmadan, kolaylaştırarak, sıkmadan yapacaksın. Kendinden hiç taviz vermeyeceksin. Yumuşak yumuşak, güleç yüzle, "Allah'ın emri budur." diye anlatacıksın.

(Üd'u ilâ sebîli rabbike bil hikmeti vel mev'izatil haseneti ve câdilhüm billetî hiye ahsen) ayet-i kerimesi gereğince, mevizâ-i hasene ile, hikmetle, onlara yavaş yavaş, kızmadan, sinirlenmeden anlatmak lâzım!..


14. Soru:

--Ailemde çok değişik fikirlere sahib kişiler var... Bunlarla bir araya geldiğimde, aşırı tartışmalara giriyorum.. Gerçekleri anlattıkça aramızdaki bağ kopuyor, üzülüyorum. Nasıl bir yol izlememi tavsiye edersiniz?


--Bu işe devam edecek ama, üslûbuna dikkat edecek! Hakkı söylemeğe devam edecek, yumuşak yumuşak söyleyecek! Karşı tarafın kalbini kazanarak söyleyecek.

Münakaşadan sonuç hasıl olmaz. "Sen haklısın, ben haklıyım!.." filân gibi sözler iyi sonuç vermiyor. İnsanla önce dost olmak; edeble, sevgi ile, güzel ahlâkla kendisini kabul ettirmesi gerekiyor. Ondan sonra gerçekleri olgun bir tarzda, karşı tarafı da dinleyerek söylersen, delilleri yumuşak yumuşak gösterirsen, kabul edebiliyor. Uslûbunu emr-i maruf, nehy-i münker uslübuna getirecek, vazifeye devam edecek.

Üzülebilir. Üzülmesinin sevabı çoktur. Harbe katılmış da yara almış, gazi olmuş gibi sevap alır üzüldükçe... Onun için işe devam edecek ama, emr-i ma'rufu nehy-i münkeri büyük evliyâullah nasıl yapmışsa, şekli şemâili neyse ona dikkat edecek. Onların hayatlarını okusun, ona göre yapmaya çalışsın!


15. Soru:

--Bölgemizde erkekler hanımlarına çok kaba davranıyorlar ve bildikleri halde çoğu hakkını vermek istemiyorlar. Bu konuda ne tavsiye edersiniz?


--Böyle bir durum varsa, düzeltin! Olabilir. Bölgesel töreler olabilir. Meselâ kazaklık deniliyor. "Kazak erkek eve girdi mi, tabakları kırmalı, masayı devirmeli, perdeyi yırtmalı... Adam eve girdi mi, kadın tir tir titremeli, kaçacak delik aramalı!.. O zaman işte tam erkek olduğu anlaşılır." filân... Böyle şeyler oluyor.

Bunların aslı esası yoktur. Peygamber Efendimiz yapmamıştır. Peygamber SAS Efendimiz hanımlarıyla ne tür konuşmuşsa, nasıl muamele etmişse; nümûne odur.

Peygamber Efendimiz hanımlarını döğmemiştir. "Hanımlarınızı döğmeyiniz!" diye emri vardır. "İyi muamele edin, hakkını koruyun!" diye nasihati vardır. Hele hele birisinin hakkı ise, o hakkı vermemek zulümdür. Haklara riayet etmek esastır. Aman bu kanaati bertaraf edecek şekilde hakkaniyetli davranın!..


16. Soru:

--Yetim hakkı yemek kötü bir şey... Yetim yakının ise, evine gidip yemek yemek de buna girer mi? Onlar da darılıyorlar.


--Davet ederse, gidersin. Darılıyorsa, çok aşikâr bir şekilde gelmenizi istiyor. Yetim malı yemek demek, çocuğun aklı ermiyorken, mirastan kendisine kalmış olan malı, onun çocukluğundan yararlanıp yemektir. Yoksa, adam yetim olmuş ama malı var, davet ediyor. Kendisinin gönül huzuru içindeki bir ikramı haram değildir.
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
__AZiZE_tuL_Kübra__
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Nov 15, 2006
Nereden: ALmanya
Mesajlar: 37620
Haftalık Puan: 39

Tarih: Pts Arl 18, 2006 12:56 pm

Teşekkürler Teşekkürler Teşekkürler Teşekkürler
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
hayat1234
Acemi
Acemi



Kayıt: Jul 08, 2008

Mesajlar: 2
Haftalık Puan: 0

Tarih: Sal Tem 08, 2008 5:24 pm

Shocked Teşekkürler Teşekkürler Shocked
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
HiLo
Çalışkan Üye
Çalışkan Üye



Kayıt: Jul 07, 2008

Mesajlar: 77
Haftalık Puan: 0

Tarih: Sal Tem 08, 2008 5:58 pm

Teşekkürler Shocked Teşekkürler Teşekkürler Shocked Teşekkürler Shocked Teşekkürler Shocked Teşekkürler
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
HiLo
Çalışkan Üye
Çalışkan Üye



Kayıt: Jul 07, 2008

Mesajlar: 77
Haftalık Puan: 0

Tarih: Sal Tem 08, 2008 6:01 pm

bu bilgiler bana cidden çok lasımdı çünkü benim ailem varmı yokmu belli değil çok saollun burdan bütün arkadaşlara sesleniyorum ailenize sahip çıkın yanlarından ayrılmayın çok zor bişi ailenin olmaması:'(Sad
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
HiLo
Çalışkan Üye
Çalışkan Üye



Kayıt: Jul 07, 2008

Mesajlar: 77
Haftalık Puan: 0

Tarih: Sal Tem 08, 2008 6:16 pm

bu arada ben rizeliyim ama sivastayım yurtta kalıyorum yetiştirme yurdunda kaç yıl sonra rizeli olduğumu buldum hayyatta çok direnicen onu öğrendim ben bu hayattan
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
HiLo
Çalışkan Üye
Çalışkan Üye



Kayıt: Jul 07, 2008

Mesajlar: 77
Haftalık Puan: 0

Tarih: Sal Tem 08, 2008 6:27 pm

ben bu yaşıma kadar sadece allahın bir olduğunu biliodum bana din konuları öğretilmedi ve bu sitede herşeyi öğrenicem inş arkadaşlar yardımcı olun bana bendew sizler gibi dinimi öğreneyim
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    ilahi.org Forum Ana Sayfası » Havadan Sudan Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Bu konuya ait etiketler :
aile , hayati , aile hayati , islam hayatinda sadece baba hakki , ailenizde haremlik selamlik varmi , insanlara zulmetmeyin , aile hayati nedir , kocanin karisina ilgisizligi , evlilikte kocanin ilgisizligi , aile hayati ile ilgili 5 soru , kari kocanin sevgisi nasil anlasilir , islam hayatinda aile hakki ,



BENZER KONULAR ( aile, hayatı, , )
KonuForumKonuyu Başlatan
YuNuS eMRe HayatıHavadan SudanNukro
ilk şehitler ve ammar ailesiİslami PaylaşımAlperen
Hz.Muhammed (s.a.v) HayatıTarihNukro
İnsan Hayatında Dinin Yeri Nedir?İlmihalcu mali
sahabe hayatı ile ilgili sorularHayat-us Sahabemuhammedsalih
teslim olma özgürlüğü ve oruç leyla ipekçi (semerkand aile)İslami Paylaşımcu mali
Hazret-i Rabia'nın Hayatından..İslami PaylaşımKıL_BeNi_Ey_NaMaZ
33 adımda hayatınızı renklendirinİslami Paylaşımmuhammedsalih
(h)40yıldır içki içen 33 yıl Ailesinde ayrı olan adamın haliİslam Büyüklericu mali
manevi hayatımızı değiştirecek iki şeyHavadan Sudandadasbey
BENZER KONULAR (Etiketleriyle)
peygamberimizin aile hayati , peygamberimizin aile büyükleri , hz muhammed in aile buyukleri , peygamber efendimizin aile buyukleri , hzmuhammedin aile büyükleri , aile hayati , hz muhammedin aile büyükleri , peygamber efendimizin aile büyükleri , hzmuhammed in aile büyükleri , hz muhammed in aile büyükleri ,

hayati ibret
hayati degerlendirme
gidiyorum bu gece hayatindan siir



Nukro2 tarafından düzenlenmiştir. © 2008
Nukro2 Teması - Nukro2 tarafından hazırlanmıştır. © 2008
Tasarım&Güvenlik: Nukro2
Zor başarılır, imkansız zaman alır...

 

Code & Theme and Security by Nukro

Bu sitedeki yazılardan yazarları sorumludur. ilahi.org sorumlu tutulamaz.
Sitemizdeki reklamların içerikleriyle ilşkimiz yoktur. Reklam Gizliliği

ilahiler // ilahiler // ilahi

İlahi Sözleri // İlahiler // Programlar // Videolar // İslami Paylaşım // Resimler // Sahabeler // İslam Büyükleri // İslam Tarihi
İlmihal // Şiirler // Hikayeler
// Dosya Paylaşımı // Komik Yazılar // İslami Yazılar // Tarih Süzgeci // Fıkralar

Nukro internet hizmetleri ©2008