mekiyeÇalışkan Üye Kayıt: Nov 24, 2006 Nereden: Trabzon Mesajlar: 86 Haftalık Puan: 0
Takvimler Hakkında Bilgi Tarih: Cum Arl 15, 2006 12:05 pm
MİLADİ TARİHLERİN HİCRİ VE RUMİ TARİHTEKİ
KARŞILIKLARI İLE MİLADİ TAKVİM HAKKINDA AÇIKLAMA
1900-2008 YILLARI ARASINDAKİ DÖNÜŞÜMLER
1900-1909 1930-1939 1960-1969 1990-2000
1910-1919 1940-1949 1970-1979 2001-2008
1920-1929 1950-1959 1980-1989
MİLADİ TAKVİM Günümüzde Beynelmilel Takvim olarak kullanılan Miladi Takvimin asli Roma Takvimine dayanmaktadır. Bu takvim sistemi de günümüze gelinceye kadar ıslah edilerek birkaç safhadan geçmiştir. * Başlangıçta bir yılda; 4'ü 31 gün ve 6'si da 30 gün olmak üzere 10 ay ve 304 günü olan bir takvim kullanılmaya başlanmıştır. * M.Ö.VII. Yüzyılda Roma imparatorluğunda Numa Pompilius zamanında ayın dünyanın etrafında dolanımını esas alan ve yeni ayin doğusu ile beraber başlayan 12 aylık ve 354 günlük ay takvimine geçilmiştir. Bu takvim sistemi ile mevsimler arasındaki uyumsuzluğu gidermek için iki yılda bir 22 Şubat ile 23 Şubatın arasına, 22 (artık yıllarda 23) günlük Mercedonius adıyla 13. yeni bir ay eklemişlerdir. Bir yıl ortalama 365, artık yıllarda ise 366 gün oluyordu. Mevsimler arasında uyum sağlamak için de 33 ve 34 günlük iki ay, Kasım ve Aralık aylarının arasına eklenmiştir. Daha önce Şubat'ın 22 sinden sonra eklenen 22 (23) günlük Mercedonius ayıyla beraber bir yıl 455 (artık yıllarda 456) güne çıkarılmış, Bu nedenle M.Ö. 46 yılına KARIŞIK YIL denilmiştir. Bu karışık yıldan sonra ilk baharın başlangıcı 25 Mart olarak tespit edildi ve yılın başlangıcı da 1 Mart'tan 1 Ocak gününe alınmıştır. * Roma Kralı Julius Sezar; İskenderiyeli astronom Sosigenes'in tavsiyelerine uyarak M.Ö.45 yılında; dünyanın güneş etrafında dolanımını esas alan 365.25 günlük takvim sistemini uygun görmüş ve 4'e bölünebilen artık yıllar 366, diğerleri ise 365 günden oluşan normal yıl, Ocak ayı da yılbaşı olarak kabul edilmiştir. Yıl 12 ay olacak, ay süreleri Ocaktan başlayarak 31, 28 (29),31,30,31,30,31,31,30,31,30 ve 31 gün alınacaktır. Julius Sezar adına ithafen de Jülyen Takvimi denilmiştir. (*) Julius Sezar'ın öldürülmesinden sonra, takvimde yaptığı ıslahat sekteye uğramış, bu düzenlemeleri yapan Pontifeksler 4 yılda bir artık yıl yerine, 3 yılda bir artık yıl uygulamaya başlamışlar, böylelikle 36 yılda 9 yerine 12 artık yıl eklenmiş oluyordu. M.Ö. 8.yılda Augustus bu kaymayı düzeltmek için 12 yıl süreyle artık yılın uygulamasını durdurmuş, M.S. 5. yıldan itibaren Jülyen Takvim Reformu muntazaman uygulamaya konulmuştur. Bu tarihten önceki 50 yıla da YANLIŞ JÜLYEN YILLARI denilmiştir. Greguar Takvimi: * Bir yıl; 365.2422 gün olduğu halde, Jülyen Takviminde bir yıl 365. 25 gün olarak alındığından Jülyen yılından 0.0078 gün daha kısa olduğundan ve 400 yılda 3 gün geri kaldığından dolayı mevsimler arasında meydana gelen uyumsuzluğu gidermek amacıyla M.S. 1582 yılında Papa XIII.Gregoris, Jülyen Takviminde Reform yapılmasını emretti. Yapılan Reform neticesinde: 1 - M.S. 325 yılında toplanan İznik Konilinden 1582 yılına kadar 1257 yıl içerisinde Jülyen takvimi yaklaşık 10 gün geri kaldığından, 4 Ekim gününü takip eden gün 5 Ekim değil de 15 Ekim olarak uygulanması, 2 - Son iki rakamı 00 ile yıllardan 400'e bölünebilen (l600, 2000 gibi) yılların artık yıl olarak, 1700, 1800 ve 1900 gibi sonu iki sıfırla biten yılların da normal yıl olarak kabul edilmesi, 3 - Hz. İsa'nın doğum günü tarih başlangıcı olarak alınacaktır. (**) Gregoryen Takvimine göre; bir yılın ortalama süresi; 365.2425 gündür. Bir dönencel yıl ise 365.2422 gündür. Aradaki 0.0003 gün 1582'den beri biriken hataların sonucu olarak 4317 yılda (1) gün fazla olacaktır. Gregoryen takvimindeki; Mart, Mayıs ve Ağustos ay adları Roma, Şubat, Nisan, Haziran, Temmuz ve Eylül ay adları Süryani, Ekim, Kasım, Aralık ve Ocak ay adları ise Türkçe kökenlidir. MİLADİ YILIN HİCRİ YILA ÇEVRİLMESİ Miladi yıldan 621 rakamını çıkarınız 1999 - 621 = 1378 (1.sayı) Çıkan sayıyı 33'e bölünüz 1378 : 33 = 41.75 (=42) Bölümü 1.çıkan sayı ile toplayınız 1378 + 42 = 1420 MİLADİ YILIN RUMİ YILA ÇEVRİLMESİ 1926 yılından önceki tarihlerin hesaplanmasında YILBAŞI'NA dikkat edilmesi gerekmektedir. Rumi Takvimde yılbaşı MART ayıdır. Kullanmakta olduğumuz Miladi Takvimde ise yılbaşı OCAK ayıdır. Doğum tarihleri ay olarak değil de (1.2. ay gibi) numaralı olarak verilirse Mart ayı 1.ay, Ocak ayı 11. ve Şubat ayı da 12. aylardır. Ocak ve Şubat ayları için, Miladi tarihten 585, diğer aylar için Miladi tarihten 584 rakamı çıkarılır. Miladi tarihten 585 (584), Ay tarihinden de 13 rakamı çıkarılırsa RUMİ tarih, Rumi tarihe 585 (584), Ay tarihine de 13 rakamı eklenirse MİLADİ tarih hesaplanmış olur. MİLADİ TAKVİMİN UYGULAMA KRONOLOJİSİ 1577 Gregoryen Takvimi çalışmaları başlamıştır. 15 Ekim 1582 Papanın emriyle 5 Ekim tarihi 15 Ekim olarak değiştirilmiştir. Muhtelif ülkelerin Gregoryen Takviminin kabul tarihleri: 20 Aralık 1582 Fransa'da 10 Aralık tarihinin 20 Aralık olarak değiştirilmesi. 1582 Danimarka'da kullanılmaya başlanması. 1582 Hollanda'nın Katolik kesiminde kullanılmaya başlanması. 1584 Almanya'nın Katolik devletlerinde kullanılmaya başlanması. 1586 Polonya'da kullanılmaya başlanması. 1587 Macaristan'da kullanılmaya başlanması. 1682 Fransa idaresine giren Strozbourg ve Alsace'de kullanılmaya başlanması. 1700 Protestan Almanya ve Hollanda'da kullanılmaya başlanması. 1701 İsviçre'nin Protestan kantonlarında kullanılmaya başlanması. 1752 İngiltere'de 3 Eylül tarihini takip eden günün 14 Eylül olarak kullanılmaya başlanması. 1 Mart 1753 İsveç'te kullanılmaya başlanması. 1782 İrlanda'da kullanılmaya başlanması. 1873 Japonya takviminin Gregoryen esasına göre ıslah edilmesi 1912 Cin'de kullanılmaya başlanması. 1916 Bulgaristan'da kullanılmaya başlanması. 1917 Türkiye'de 15 Şubat tarihini takip eden günün 1 Mart olarak kullanılmaya başlanması. 14 Şubat 1918 Sovyetler Birliğinde kullanılmaya başlanması. 1 Mart 1914 Yunanistan ve Romanya'da kullanılmaya başlanması. 4 Ağustos 1924 Ürdün'de kullanılmaya başlanması. 26 Aralık 1926 Türkiye'de kullanılmaya başlanması.
__AZiZE_tuL_Kübra__Site Yöneticisi Kayıt: Nov 15, 2006 Nereden: ALmanya Mesajlar: 37620 Haftalık Puan: 39
Hz. İsa'nın doğumunu tarih başlangıcı ve dünyanın güneş etrafındaki dönüş süresi olan 365 gün 6 saatlik zamanı yıl olarak kabul eden takvim.
Dönencel yıl müddeti 365, 2425 gün üzerine kurulmuş olan bu takvimde, bir yıl uygulamada yaklaşık 365 gün 6 saat alınmak suretiyte, kalan 6 saatlik fark her dört yılda bir 24 saate çevrilerek bu bir günlük süre, normal şartlarda yirmi sekiz gün süren Şubat ayına ilâve edilmiş ve böylece her dört yılda bir Şubat ayının yirmi dokuz gün sürdüğü kabul edilmiştir. Bu tür yıllara da "fazlalık yıl" veya "artık yıl" ismi verilmiştir.
Milâdi takvimin ilk şekli olan Jülyen takvimi, M.Ö. 46 yılında Roma'nın kuruluşunun 708. yıldönümünde, İskenderiyede yaşayan astronomi bilgini Sosigenes'in tavsiyesi üzerine Roma İmparatoru Julies Cesar tarafından yapılmıştır. Julies Cesar tarafından gerçekleştirilen bu takvim reformu sırasında Roma'da günlerin sayılması konusunda düzensizlik görülmüş; buna da rahip ve papazların bazı çıkar hesapları yüzünden tarihleri istedikleri şekilde değiştirmeleri sebep olmuştur. Bu düzensizliğin giderilmesi amacıyla Julies Cesar yılbaşı gününü 1 Mart'tan 1 Ocak tarihine çevirmiş, yıl bir defaya mahsus olmak üzere 445 gün'e çıkarılarak düzensizlik ortadan kaldırılmıştır. Böylece M.Ö. 46 yılının 1 Ocağında Jülyen takvimi yürürlüğe girmiş olmasına rağmen uygulama çözüm getirmemiştir.
Dört yılda bir gün eklemekle takvim yine kesin bir şekilde düzeltilmiş olmuyor, bu hesaplamaya göre arada yine 1000 yılda 7,5 günlük bir fark kalıyordu. Bir yılda 0,007784 yıllık fark, başlangıçta önemsiz gibi görünüyorsa da zaman geçtikçe fazlalaşacağından, ban yanlışlıkların ortaya çıkmasına sebep olabilirdi. Gerçekten de, bu takvimin,1500 yıl kullanıldıktan sonra, güneş yılından 10 gün geri kaldığı anlaşılmıştır. Tarih, 21 Mart olması gerekirken eldeki takvimde 11 Mart görfinmekteydi.
Papa XIII. Gregorius'un 1582 yılında Jülyen takviminde görülen düzensizliğin giderilmesi amacıyla yaptığı çalışmalar sonunda toplanan Ruhâni meclis, her dört yüz yılda üç artık yılın atılarak bu farkın giderilmesini sağladı. Buna göre dörtyüzün katları olan bin altıyüz, ikibin, ikibin dört yüz yılları artık yıl olarak düşünülemez. Bu da Greğorius takvimi reformunun son özelliğini meydana getirir. Yine bu takvim çerçevesinde MS. 325 yılında takvimin başlıca kurallarını belirleyen İznik Konsülü, Güneş Çevriminin esas alınarak mevsimlerin güneş çevrimine yerleştirilmesine karar vermiştir. İznik Konsülünün toplanmasından, 1582 yılına kadar ki fark olan 1257 yılda bu farkın on güne ulaştığı anlaşılmış, o günkü takvim gününe on gün eklenmiştir. Böylece Roma'da 4 Ekim 1582 Perşembe gününü doğrudan doğruya IS Ekim Cuma gününe bağlama kararı alınmıştır. Bu sayede hafta içinde günlerin sırası da değişmemiş oluyordu. İşte bu değişme ve toplantıyı (İznik Konsülü) düzenleyen Papanın ismine atfen, bu takvime Gregorien (milâdî) Takvimi denir. Gregorien Takvimi Fransa'da 1582 yılında kabul edilerek, 9 Aralık 1582'den hemen 20 Aralığa geçilmiştir. İngiltere 1752 yılının 3 Eylül günü kabul ettiği bu takvimle doğrudan 14 Eylül gününe geçmiştir.
Gregorien takviminde yılbaşının 1 Ocak tarihi olarak kabul edilmesi 1752 yılında gerçekleşti. O tarihe kadar 24 Aralık ile 1 Ocak tarihlere çiftyıl adı verilmekteydi.
On iki aydan oluşan miladi yılın aylarının isimleri ve bu ayların süreleri şöyledir: Ocak 31; Şubat 28, 29; Mart 31; Nisan 30; Mayıs 31; Haziran 30; Temmuz 31; Ağustos 31; Eylül 30; Ekim 31; Kasım 30; Aralık 31. Ayrıca her yıl ilkbahar, yaz, sonbahar, kış olmak üzere dört mevsime ayrılmıştır. Yıl, her biri kavuşum ayının dörtte birine tekabül eden elli iki haftaya bölünmüştür.
Milâdî yılı Hicrî yıla çevirmek için önce eldeki milâdî tarihten 622sayısı çıkarılır; kalan sayı 33'e bölünür; bölüm, kalan sayıya eklenir: Hicri yıl = (Milâdi yıl-622) x 31 Bir hicri yılı milâdi yıla çevirmek için ise şu formül uygulanır:
Miladi yılı = Hicri yılı x 33 + 622
Her ne kadar miladi takvim Hz. İsa'nın doğum gününü 1 Ocak (başlangıç) olarak kabul ediyorsa da bunun kesin olmadığı bilinmektedir.
Türkiye'de Miladi Takvimi İlk olarak Osmanlı devletinde İttihat ve Terakki partisi zamanında Takvim-i Garbi ismiyle 1917'de yürürlüğe konan Hıristiyan takvimi, Cumhuriyetin kurulmasıyla gerçekleştirilen köklü devrimler sırasında resmen kabul edilmiştir. 26 Aralık 1925 tarih ve 698 sayılı "Takvimde Tarih Mebdeinin Tebdili" hakkındaki kanunla, Hicri 1342 Ocak ayının ilk günü 1 Ocak 1926 olarak değiştirilmiş ve bu tarihten itibaren yeni takvim yürürlüğe girmiştir. T.B.M.M. tutanaklarında kanun şu şekilde resmilik kazanmıştır
Güneş Yılı [değiştir]Dünya'nın güneş etrafında dönüşüne göre düzenlenmiştir. 1 yıl, 365 gün 6 saat tir. Bu takvimi ilk kez Mısırlılar kullanmıştır.
Ay yılı ile Güneş yılı arasında 11 günlük fark vardır. Ay yılında her yıl, yıl başlangıcı 11 gün öne gelir.Miladi takvimin temelini oluşturmuştur
Türklerin Tarih Boyunca Kullandıkları Takvimler [değiştir]
Oniki Hayvanlı Takvimi [değiştir]Ana madde: 12 Hayvanlı Takvim
İslamiyet öncesi Türk Devletleri ve toplulukları tarafından kullanılmış Çin takvimi. Güneş yılı esasına göre hazırlanan bir takvimdir. Bir yıl 365 gün olarak hesaplanmış ve her yıl bir hayvan ismiyle anılmıştır. Çin kökenli olan bu takvim Türkler'den başka Japon, Kore, Moğol, Hint ve Tibetliler tarafından da kullanılmıştır. Günümüzde Asya'nın bazı bölgelerinde hâlâ kullanılmaktadır.
Celali Takvimi (meliki takvim) [değiştir]Ana madde: İran Takvimi
Büyük Selçuklularda Celaleddin Melikşah zamanında eski İran takvimi esas alınarak mali işlerde kullanılmak üzere hazırlanmıştır. Güneş yılı esasına göre hazırlanan bu takvimde Nevruz yılbaşı olarak kabul edilmiştir...
Rumi Takvim [değiştir]Ana madde: Rumi Takvim
Mali işlerde kullanılmak üzere eski Bizans takvimi esas alınarak hazırlanmıştır. 1839'da bütün resmi ve mali işlemlerde Hicri takvimle beraber kullanılmaya başlandı. Başlangıç olarak Hicret alınmış ancak Güneş yılı esasına göre hazırlanmıştır. Rumi takvim 1 Ocak 1926'da Miladi takvimin yürürlüğe girmesine kadar kullanılmıştır. Miladi takvimin kabul edilmesine rağmen mali yılbaşı Mart ayı olarak kabul edilmiş ve bu uygulama 1982'ye kadar devam etmiştir.
Miladi Takvim [değiştir]Güneş yılı esası ilk defa Mısırlılar tarafından kullanılmıştır. Bu takvim; İyonlar, Yunanlar ve Romalılar tarafından geliştirilmiştir. Roma İmparatoru Jullius Cesar ve Papa XII.Gregor tarafından düzenlenerek günümüzdeki şeklini almıştır. Başlangıç olarak (Milat) İsa'nın doğum günü kabul edilmiştir. Miladi Takvim 1 Ocak 1926'dan itibaren Türkiye'de de kullanılmaya başlanmıştır.
-İsa'nın doğumu (Milat) başlangıç alınmıştır.
-Milattan önceki tarihlerde rakamsal değeri büyük olan tarih daha eski bir tarihi gösterir.
-Milattan sonraki tarihlerde rakamsal değeri büyük olan günümüze daha yakın bir tarihi gösterir.
Kendine özgü takvim hazırlayan uygarlıklar takvim başlangıçlarını ayarlarken kendileri için önemli görülen olayları dikkate almışlardır. Musevilerde ilk yaratılış günü (M.Ö 3760), Yunanlarda ilk olimpiyatlar (M.Ö 776), Romalılarda Roma'nın kuruluşu (M.Ö 753), Hristiyanlarda İsa'nın doğumu (0), Müslümanlarda ise "Hicret olayı" (M.S 622) Başlangıç olarak alınmıştır.
Hicrî Takvim [değiştir]Ömer zamanında Hicretin 17. yılında alınan bir kararla Hicretin olduğu yıl Hicri Takvimin 1. yılı ve o yılın Muharrem ayı da Hicri Kameri takvimin yılbaşısı kabul edilmek suretiyle, o yıl 1 Muharrem'in rastladığı 16 Temmuz 622 tarihi de Hicri Kameri Takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Uygulamada Hicri Takvim olarak bu bilinmektedir. İslam ülkelerinde kullanılan Hicri takvim Muhammed'in M.S. 622'de Mekke'den Medine'ye hicretiyle başlar. Hicri - Kameri takvim, ayın dünyanın etrafında dönüşüne göre tanımlanır. Bir yıl Muharrem, Safer, Rebiülevvel, Rebiülahir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelahir, Recep, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce adı verilen 12 aydan oluşur. Her bir Kameri ay yaklaşık 29.5 gün sürer ve bir Kameri yıl 354 gün olarak elde edilir. Bu nedenle Kameri takvimde 6 adet 29 günlük 6 adet 30 günlük ay bulunur. Hangi ayların 29 ya da 30 gün süreceği ayın fazı göz önünde bulundurularak Şeyh ül İslam tarafından belirlenir.
Ancak gerçek Kameri ay 29.5 günden 44 dakika 3 saniye daha uzun olduğundan 12 Kameri ayın belirlediği 354 günlük kuramsal Kameri yıldan 8 saat 48 dakika 36 saniye daha uzundur. 30 yılda bu hata 11 gün 0 saat 18 dakika 0 saniye olacağından eşzamanlılığı sağlamak için 30 yıl boyunca 19 adet 354 gün süreli ve 11 adet 355 gün süreli yıl oluşturulur. 355 günlük yıllar son aya bir gün ilave edilerek gerçeklenir. Böylece eşzamanlık sağlanır ve ancak 2400 yılda bir takvime tekrar 1 gün ilave etmek gerekir.
Kameri yılın ortalama vakti günlerin yıllara göre dağılımından (19x354+11 x 355) / 30=354 gün 8 saat 48 dakika olarak hesaplanır. Bugün kullanılan güneş yılı yaklaşık 365 gün 5 saat 48 dakika olduğundan Kameri yıl güneş yılından yaklaşık 10 gün 21 saat daha kısadır. Buna göre, 1 Kameri yıl güneş yılının 0.9702 katına, 1 güneş yılı Kameri yılın 1.0307 katına karşı düşer. Ayrıca hicret 15 Temmuz 622'de gerçekleştiğinden, kameri takvimin miladi takvimine göre 621.536 yıl kadar faz farkı bulunur. Eğer örneğin 1 Ocak 1993'ün hicri takvimdeki karşılığını bulmak istersek yukarıdaki değerlerden (1992-621.536) x l.0307=1412.5372 buluruz. Hicri takvime göre 1412 yıl geçmiş olduğundan bu tarih hicri 1413 yılına karşı düşer.
Hicri takvimin haricinde Osmanlı İmparatorluğunda 1678'den sonra maliye ile ilgili işlerde Rumi takvim de kullanılmaya başlanmıştır. Mali yılın başlangıcı 1 Mart olarak kabul edilir. Rumi yıl 365 gün olup güneş yılına karşı düşen miladi yıl ile eş uzunluktadır. Rumi yıl her 33 yılda 354 gün olan hicri yılı bir yıl geçer. Bu farkı gidermek için Rumi yıldan her 33 yılda bir hicret yılı düşülür; buna sıvış yılı denir. Her iki takvim arasında ayrıca 13 günlük bir fark bulunur. Ayrıca Rumi yıl miladi 584'te başlatıldığından Rumi yılı bulmak için Miladi yıldan 584 çıkarmak gerekir. Aylar Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Teşrini-evvel, Teşrini-sani, Kanuni-evvel, Kanuni-sani, Şubat olarak adlandırılır. Örneğin Miladi 1 Ocak 1993 tarihi Rumi 19 Kanuni-evvel 1408 tarihine karşı düşer.
Osmanlı İmparatorluğunin sonuna kadar mali işlemlerde kullanılan Rumi yıl 1925'te Miladi takvim yılının kabul edilmesi üzerine terk edilmiştir.
Hicri takviminin 12 ayının Türkçe ve Arapça adları [değiştir]Ay Türkçe Arapça Arap harfiyle Gün Notlar
Birinci Ay Muharrem Muharram ul Haram محرم 30
İkinci Ay Safer Safar ul Muzaffar صفر 29
Üçüncü Ay Rebiülevvel Rabi' al-awwal ربيع الأول 30
Dördüncü Ay Rebiülahir Rabi' al-thani ربيع الثاني 29
Beşinci Ay Cemaziyelevvel Jumada al-awwal جمادى الأولى 30
Altıncı Ay Cemaziyelahir Jumada al-thani جمادى الثانية 29
Yedinci Ay Recep Rajab رجب 30
Sekizinci Ay Şaban Sha'aban شعبان 29
Dokuzunuc Ay Ramazan Ramadan رمضان 30
Onuncu Ay Şevval Shawwal شوال 29
Onbirinci Ay Zilkade Dhu al-Quidah ذو القعدة 30
Onikinci Ay Zilhicce Dhu al-Hijjah ذو الحجة 29 ya da 30
Gün adları [değiştir]Pazardan başlayarak ahad, isneyn, sülasa, Erbia, hamis, cuma, sebt.
Artık Yıl [değiştir]Hicri takvimlerde de miladi takvim gibi artık yıllar mevcuttur. 30 yılda yaklaşık 11 günlük bir gerileme yapmaktadır. Bu gerilemeyi düzeltmek için 30 yıllık dönemde 2, 5, 7, 10, 13, 15, 18, 21, 24, 26 ve 29 yılları 355 gün, diğer yıllar ise 354 gün çekmektedir.
Türkiye'de yılbaşı ayının Ocak oluşu 1925, 1 Ocak'ın yılbaşı tatili olması da 1935 tarihindedir.
Kameri Yıl [değiştir]Hicri yıl miladi yıldan ( 365.2422 - 354.367 =) 10.8752 gün daha kısa olduğundan aylar da bazen 29. bazen de 30 gün çekmektedir.
Miladi Takvime çevirme [değiştir]Milâdi yıl = (hicrî yıl x 32/33) + 622 formülü ile bulunur. Mesela: 1000 yılının % 3ü 30 eder, geriye 970 kalır. Bu sayıya 622 eklenince karşılığı olarak milâdî 1592 yılı bulunur. Milâdî yılın hicrî yıl karşılığını bulmak için de şu formül kullanılır: Hicri yıl = (milâdî yıl-622) x 33/32, meselâ; (1453-622) x 33/32 = 857
Hicri Şemsi Takvim [değiştir]Daha çok bilgi için: Rumi Takvim ve İran Takvimi
Hicrî Şemsi Takvime Türkiye'de Rumî Takvim de denir. Peygamberin Medineye ulaşmak üzere Kuba köyüne geliş günü olan miladi 20 Eylül 622 tarihini, Hicri yıl başlangıcı olarak kabul eden, Arapça'da güneş anlamına gelen Şems kelimesinden de anlaşılacağı üzere, dünyanın güneş etrafındaki dolanımını esas alan bir takvimdir.
Rumi takvim Osmanlı İmparatorluğunda miladî tarihiyle 13 Mart 1840 tarihinde kabul edilmiş ve o gün karşılığı olarak Rumî takvimde 1 Mart 1256 günü olarak saptanmıştır. Rumî takvim miladî takvim gibi bir güneş yılını esas aldığı için, Rumî takvim Hicrî (Kameri=ay) takviminden farklı olarak miladi yılın sabit olarak 13 gün geride takip etmiştir. Rumî yılbaşı olarak 1 Mart günü kabul edilmiştir.
Daha sonra Türkiye'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen 26 Aralık 1925 tarihli 698 sayılı kanunla Rumi Takvim yürürlükten kaldırılmış ve 1 Ocak 1926 tarihinden itibaren Miladi Takvim'e geçildi.
8 Şubat 1332 R. tarihinde alınan bir kararla, Julyen Takvim esaslı Rumî takvim yürürlükten kaldırılarak, yerine Gregoryen tavimi esaslı Rumî takvimi düzenine geçilmiştir. Gregoryen takviminde yılbaşı 1 Mart yerine 1 Kanunisanî (Ocak) olup, gün sayısı da 13 gün ileridedir. Alınan karar uyarınca 15 Şubat 1332 tarihinden sonra 1 Mart 1333 günü ilan edilerek, aradaki 13 günlük fark ortadan kaldırılmış oldu. 1333 yılı teknik olarak sadece 10 ay sürdü ve 31 Kanunievvel (Aralık) 1333 tarihinde sona erdi. Bu günü takip eden 1 Kanunisani (Ocak) günü 1334 yılının ilk günüydü.
Bunun için hesaplamalarda, 1334 Rumî yılından önceki tarihlerde Miladî yıla çevirim yapmak için gün sayısına 13 gün ilave edilmeli ve ilave edilen gün sayısı ile birlikte Ocak ya da Şubat aylarına tekabül ettiyse, yıl sayısında 585, diğer aylar içinse 584 yıl eklenecektir. 1334 Rumî yılı ve daha sonraki tarihler için sadece 584 yıl ilave etmek yeterlidir. Gün sayısında değişiklik yapmaya gerek yoktur.
İran İslam Devleti'nde hala bir Hicri Şemsi takvimi kullanılmaktadır. Ülkenin gündemleri bu takvime göre düzenlenir ve resmî evraklarda bu takvim kullanılır.
Bu günlerde tarihlere pek uyamıyorum. Bir çok şeyi yetiştirmeye çalıştığımdan sanırım. Bende, tarihlere uyamıyorum, yıl sonu da geldi, bari takvimler ve tarihler üzerine yazayım dedim…
Takvim sistemleri önemli bir ihtiyaçtan doğmuş. Ne zaman ekim yapacağınızı, ne zaman hasatınızı toplayacağınızı bilmezseniz çiftçilik yapamazsınız. Bunların ne zaman olacağına karar vermek için de tarihin ilk günlerinden bu yana en uygun olan şey doğaya bakıp düzenli tekrar eden şeyleri ölçek almak olmuş.
Nil Takvimi
Bilinen ilk takvimi icat edip kullanmış olan Eski Mısırlılar, insanlığın geri kalanının tersine gök olaylarına bakarak değil, Nil nehrine göre takvim oluşturmuşlardır. Nil nehri her sene aynı zamanlarda taşar. Yaşamı nehre bağlı uygarlık için bu taşmaların ne zaman olacağını bilmek hayati önem taşır. Bu aynı zamanda dinlerinin de merkezinde yer alan kutsal bir olaydır.
Eski Mısır takviminde bir yıl otuzar günlük on iki aydan oluşur. Bu aylar onar günlük üç haftaya sahiptir. Yıl sonunda kalan beş günde ise bereketli Nil nehrinin taşmasının kutlandığı dini tatildir.
Yüzü nehre dönük olarak gelişmiş bu uygarlık zamanı ölçmek için de su saatleri kullanmıştır. Bulundukları coğrafyanın daha baskın özellikleri olan güneş ya da kum malzeme olarak düşünülmemiştir.
Takvim Sistemleri
Mısırlıların Nil nehrine dayalı takviminden hemen sonra gelen en temel takvim sistemi ise Ay takvimidir. Yaklaşık olarak 28 gün süren bir ay devri yıl 12 kez gerçekleşir. Ayın devrine dayalı olarak düzenlenmiş takvimler günümüzde özellikle İslam dünyasında kullanılmaktadır.
Dünyanın Güneş çevresindeki hareketine dayalı olan Güneş Takvimleri ise özellikle mevsimlerin daha hissedilir olduğu kuzey bölgelerde daha gerçekçi sonuçlar vermesi nedeniyle tercih edilmeye başlanmıştır. 365 gün olan yıl 12 aydan oluşur ve her ay sırasıyla 30 ve 31 gün içerir.
Julien, Gregoryen, Hicri, Rumi takvimler
Julius Sezarın emriyle hazırlanan Julien takvim, Güneş Takvimidir. Gregoryen takvim ise Artık Yıl hesaplama konusunda Julien takvime yapılmış bir düzeltmedir.
Aslında doğa olaylarını temel alan takvim sistemleri için yıl başı genel olarak baharın başlangıcı ile Mart ayıdır. Gregoryen takvimle birlikte yıl başı İsa’nın doğum tarihi olarak kabul edilen Aralık sonu – Ocak başına kaydırılmıştır. Bu değişimin izi ise bugün hala sürmektedir. Yılın 2. ayı olan Şubat ayının 28-29 çekmesinin nedeni uzun süre yılın son ayı olduğu için gerekli düzenlemelerin son ayın günleri üzerinde yapılması nedeniyle dir.1
Burada durup bir yan hikaye anlatalım. Şubat niye diğerlerinden daha az güne sahip? Bir dönem özel ismi olmayan aylara Roma imparatorlarının isimleri verilmeye başlanmış ( June, July, Agust ) Ağustos ayınına adını veren imparator Agustus benim ayımın gün sayısı Julius’unkinden az olamaz deyince yılın son ayından bir gün alınıp 30 gün olan Ağustos’a eklenmiş. 2
Ülkemizde ise Osmanlı döneminde, bir Ay Takvimi olan Hicri takvim kullanılmış, Osmanlının son döneminde devlet işlerini daha rahat yürütebilmek için Julien takvimden uyarlanmış Rumi ya da Mali adıyla anılan takvim kullanılmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra Gregoryen takvime geçilmiştir.
Hafta
Neredeyse tüm takvim ve zaman sistemlerinde her şey doğal olayların döngüsüne dayanmaktadır, tamamen kurgusal olan hafta kavramı hariç. Haftanın neden 7 günden oluştuğuna ilişkin geçerli bir açıklama yoktur. Bilinen tek şey, ilk defa Romalılar tarafından kullanılmaya başlamıştır.
Hafta içinde yer alan günlerin isimleri ise her kültürde biraz farklı olsa da Roma tanrılarından gelmektedir. Türkçe gün adlarının kökeni isimlerin kendisinden çıkarılabilmektedir : Pazar, Pazartesi, Cuma, Cumartesi. Çarşamba ve Perşembe günleri ise farsça Char-şembe ve penç-şembe yani 4. gün ve 5. günden gelmektedir. Geriye kaldı Salı, bu da ev ödevi olsun…
--------------------------------------------------------------------------------
Arkadaşlar biraz geç olsa da Muscle Cars 2006 Takvimi hazır. Talep kaç adet gelir bilemediğimden kısıtlı sayıda hazırladım. Tüm detaylar bu sayfadadır. Takvim yan a4 boyutlarında (dosya kagıdı tabir edilen boyuttur). Kullanılan malzeme 200gr'lık özel kağıt ve baskıda ozalitçilerde kullanılan büyük printer'lardır. Baskı, foto kalitesi gerçekten üst seviyededir. Her aya ait fotoda bulunan Amerikan ile ilgili bilgiler bulunmaktadır. Aylar arka arkaya sayfalarda olduğundan toplam 8 sayfa bulunmaktadır. Üst bölüm spirallenmiş durumda, takvim plasik kabı içerisindedir. Takvimin içinde hangi fotolar ve aylar var merak ediyorsanız kapak sayfasında kucuk fotoları bulunuyor.
Takvimin fiyatı 12ytl'dir. (Beraberinde alacağınız ilk dvd 8ytl'dir)
Takvim 10usd (Kredi kartı ile almak isterseniz ise 10usd'dir fiyat. Solda bulunan _link_e tıkladıgınızda açılan sayfaya ingilizce bilmesenizde doldurabileceğiniz bilgileri girersiniz.) Sonra
mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır adresine mail gönderir ve adres bilgilerini iletirseniz adresinize kargo ile gonderebilirim. Kargo ücreti 3ytl'yi geçmeyecek(muhtemelen) şekilde karşı ödemeli gönderilecektir.
Takvim'i şuanda görerek İstanbul Anadolu Yakasında CersanAyna'dan alabilirsiniz.(Göztepe Soyak sitesinin karşı tarafında ve çok yakındır. h.içi 09:00-17:00 ctesi 09:00-13:00) Firma sahibi Tuncer abi sağolsun bize böyle bir kıyak geçiyor, bu satışta kar amacı olmadığından, lütfen gittiğinizde pazarlık filan gibi komik şeyler yapmayın. Çok adetli almak ya da çevresindekileri adetli dağıtmak isteyen varsa mail ile irtibata geçersek adetli üretim konuşabiliriz. Bunlara ek olarak gerçekten ödeme imkanı olmayan varsa bana mail atarsa ben ücretsiz gönderirim.
Diğer bir konu ise Posterler. Cuma sabah itibari ile gene aynı yerden (CersanAyna) alabileceğiniz posterlerim var. Bu posterlerde özel parlak kuşe kağıda (poster kalitesinde fakat ince) basıldı. Baskı ve foto kalitesi üst seviyededir. Tüm posterler takvimler gibi naylon paketlerindedir. Posterler birçok yere asılabilir veya çerçeveletilebilir. Fiyatları şu şekildedir. Posterlerin 1 adetinin fiyatıdır. A3 (29cmx42cm)=2ytl ----- A4 (21x29cm)=1ytl ----- A5 (21x14,5cm)=50kuruş Posterlerden yaklaşık 30 farklı çeşitten 3 farklı boyut ve 2şer kopya var. Yani geç kalırsanız birşey kalmamış olabilir.
(Arkadaşlar lütfen mesaj bombardımanı olmasın, bana
Takvimin hazırlanması ihtiyacı tabii olayların , özellikle güneş ve ay’ın etkisinden ileri gelmiştir.
İnsanın zaman kayıtlarını ilk olarak tutmaya başlaması , belki de ay ile ilgili gözlemlerden doğmuştur.Tam bir kurs halinde görünen Ay’ın birbirini izleyen gecelerde ince bir hilal şeklini alması , gözden kaybolduktan sonra yeniden ince bir hilal şeklinde görünerek büyümeye başlaması , kurs haline gelmesi ve nihayet bu olayların periyodik tekrarlanması , göçebe toplumlarda takvime esas teşkil etmiştir.
Takvim değişik şekillerde , 6000 yıldan fazla bir zamandan beri insanlar tarafından kullanılmaktadır.Eski Mısırlılar, Ay’ın evrelerine dayanan bir takvimden yararlanmışlar ve yılı taşkın, ekim ve hasat zamanlarına göre üç tabii mevsime ayırmışlardır.Daha sonra Mısır astronomları Ay yılı yerine Güneş yılını kabul ettiler.
Daha sonraki devirlerde Romalılar, Yunanlılar, Babilliler,Çinliler ve Hintliler kendilerine özgün takvimler meydan getirmişler ve kullanmışlardır.Her millet bulduğu takvime , kendi hayatlarını en çok etkileyen olayı başlangıç olarak almıştır.Örneğin İbraniler MÖ 3761 yaradılış (hilkat) yılını , Yunanlılar, ilk olimpiyat oyunlarının yapıldığı MÖ 776 yılını ; Romalılar,Roma şehrinin kuruluşu olan MÖ 753 yılını kabul etmişlerdir.Daha sonra Hırıstiyanlar , Hz .İsa’nın doğumunu; Müslümanlar, Hz.Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göçünü ( Hicret 622) takvim başlangıcı olarak kullanmışlardır.
Türkler tarih boyunca bir çok takvim kullanmışlardır. Bunlardan birisi de Türkler’in kendi buluşları olan Oniki Hayvanlı Türk Takvimi’dir.
Oniki Hayvanlı Türk Takvimi’nde oniki yıl bir devreyi , her beş devre de (12*2=60 yıl) bir çağı oluşturmaktadır.Bu oniki yılın her biri , bir hayvana nisbet olunmuş , bu hayvanlardan her birisinin ait oldukları yılların kaderini yönlendirdiklerine inanılmıştır.
Bu takvimde Güneş esas alınmıştır. Oniki yıllık daimi bir devirden ibaret olan bu takvimde yıllar sayı ile değil de hayvan adlarıyla anılıyordu.
Tarih-i Türki yada Sal-i Türki adı verilen bu takvimde oniki hayvan adı sırasıyla şöyledir:1-Sıçgan (Sıçan) 2-Ud (Sığır) 3-Bars (Pars) 4-Tavışgan (Tavşan) 5-Lu (Ejder) 6-Yılan 7-Yund (At) 8-Koy (Koyun) 9-Biçin (Maymun) 10-Tağuk (Tavul) 11-İt (Köpek) 12-Tonguz (Domuz)
Türkler’in neden Oniki Hayvanlı Türk Takvimi kullandıkları konusunda bazı rivayetler vardır .Bunlardan en önemlisi Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lügat-it Türk adlı eserinde anlatılandır.
Divan’ın naklettiği efsaneye göre menşe, İle Vadisi’ne ve buradaki bir Türk hakanına atfedilmektedir. Efsane şöyle der:
“Bunun aslı şudur; Türk hakanlarından biri , kendisinden birkaç yıl önce vuku bulmuş olan bir savaşı bilmek lüzumunu duydu. Fakat bu savaşın vuku bulduğu yıl üzerinde yanıldılar; bunun üzerine hakan bu hususta kavmi ile müşavere etti ve onlara şöyle dedi:
“Bu tarih üzerinde bizim yanıldığımız gibi bizden sonra gelecekler de yanılacaklardır. Bundan dolayı ; şimdi biz gökteki burç ve ayların sayısınca oniki yıla bir ad koyalım .Ta ki bundan sonra hesap bu yılların devrinden anlaşılsın ve bunun zikri ebedi kalsın”
Halk bunu kabul etti. Bunun üzerine hakan ava çıktı. Yabani hayvanların büyük bir su olan İle Vadisi’ne doğru sıkıştırılmasını emretti. Avladılar ve hayvanlar suya geldiler . Av bu şekilde devam eder.Bu sırada bazı hayvanlar suya atlayarak karşı sahile çıkmaya çalışırlar.Bunun üzerine karşıya sırayla her geçen hayvanın adını bir yıla ad olarak veririler..
Bir Kırgız efsanesine göre ise hayvanlar yıllara adlarını vermek için geçit resmi yaparlar.Deve en önde gitmekte iken son anda fare devenin başına sıçrayarak ilk sırayı almış.Bunun üzerine deve resmi geçitten ihraç edilmiş.Hayvanlar böylece oniki yıla adlarını vermiştir.
Bundan başka Türkler, İslamiyeti kabul ettikten sonra Hicri , Celali , Rumi ve en son olarak da Miladi Takvimi kullanmışlardır.
Ay’ın hareketlerine göre ayları ölçen İslami takvim, saat, rakam ve tatil günleri gerek memleketin iç hayatında gerekse dünya ile olan ilişkilerimizde büyük güçlükler çıkartıyor, çalışma hayatımızda karışıklıklara neden oluyordu.
T.C Devleti’nin kurulmasından sonra yapılan inkılap hareketlerinden birisi de takvim hususunda olmuştur.Bu gün Türkiye’de kullanılan resmi devlet takvimini kabul eden kanun maddeleri şu şekildedir.
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız