Giriş Yap
Üye Adı
Şifre
Menü
 Anasayfa
 İndirme
 Forumlar
 İlahiler
 İslami Filmler
 Tasavvufi Yazılar
 İslami Yazılar
 Hatim Bölümü
 Oyunlar
 You
 Üye Profiliniz
 Üye Mesajlarınız
 Üye Listesi
 Üye Olun
 Bizi Önerin
 Bize Ulaşın
Popüler Konular
En Popüler Konular (Sayfa 1)
En Popüler Konular (Sayfa 2)
En Popüler Konular (Sayfa 3)
En Popüler Konular (Sayfa 4)
En Popüler Konular (Sayfa 5)
En Popüler Konular (Sayfa 6)
En Popüler Konular (Sayfa 7)
En Popüler Konular (Sayfa 8)
Arşiv
İlahi Sözleri
Programlar
Videolar
İslami Paylaşım
Resimler
Sahabeler
İslam Büyükleri
İslam Tarihi
İlmihal
Şiirler
Hikayeler
Dosya Paylaşımı
Komik Yazılar
Fıkralar
Havadan Sudan
Mental Aritmetik eğitmenler ve akademisyenler tarafından oluşturulmuş bir beyin geliştirme programıdır. Devamını Görmek için: Mental Aritmetik
ilahi.org :: Başlığı Görüntüle - ***kısaca kerbela olayı**
***kısaca kerbela olayı**
ilahi.org Forum Ana Sayfası » İslami Paylaşım
SSS Arama Üye Listesi Gruplar Profil Giriş Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun

Konu: ***kısaca kerbela olayı**

hz. hüseyin 'in ahlaki faziletleri <-- Önceki Konu |

| Sonraki Konu --> şah-ı nakşibend hz






Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder   
***kısaca kerbela olayı**
by_mostar
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Nov 10, 2006
Nereden: ankara o6
Mesajlar: 3843
Haftalık Puan: 2
***kısaca Kerbela Olayı**
Tarih: Sal Arl 05, 2006 11:33 pm

KISACA KERBELA OLAYI



Yezit, babası tarafından Müslümanların başına halife tayin edildiği günden itibaren İslam dini kökünden ciddi bir şekilde tehlikeye maruz kaldı. Muaviye, Hicretin 95. yılında oğlu Yezit’i kendisinden sonra halife olarak tayin etmeye karar vermişti. Bu işi kesin şekilde yerine getirmek için daha hayatta olduğu sırada Yezit için biat topladı ve kendisi de ona biat etti.

İbn-i Sa’d, Tabakat isimli eserinde şöyle yazıyor:

“Hüseyin bin Ali, Yezid’e biat etmeyenlerden biriydi. Muaviye hicretin 60. yılında öldüğünde oğlu Yezit hilafet makamına oturdu, halk da ona biat etti. Sonra Yezit Medine’nin hakimine şöyle bir mektup yazdı: “Halkı çağırarak onlardan biat al. İlk önce Kureyiş’in büyüklerinden başla; onların ilki de Hüseyin bin Ali olsun.” [1]

Medine’nin hakimi, İmam Hüseyin’den biat almak isteyince, İmam Hüseyin (a.s) cevabında şöyle buyurdular:

“Biz, nübüvvet ailesi ve risalet madeniyiz. Yezit ise fasık, şarap içen ve adam öldüren birisidir. Benim gibi birisi öyle bir insana biat etmez...”[2] İmam (a.s) başka bir sözünde de şöyle buyuruyor: “Artık İslam’la vedalaşmak gerekir; çünkü ümmet Yezit gibi bir yöneticiye duçar olmuştur ...”[3]

Tanınmış İslam tarihçilerinden Mes’udî şöyle yazıyor:

“Yezit, ayyaş birisi idi; köpek, maymun ve avcı kuşlar besliyordu; içki içiyordu ... Onun zamanında, Mekke ve Medine’de şarkı ve haram müzikler yaygınlaşmış, halk açıktan açığa içki içmeye başlamıştı.

Firavun, halkın işi hususunda ondan daha adil, yakın ve uzak insanlar hakkında ise ondan daha insaflı idi.” [4]

* * *

İmam Hüseyin (a.s), Medine’nin durumunu karışık görünce, o şehirde kalmayı doğru görmeyip hicretin 60. yılı Recep ayının sonuna iki gün kala pazar günü ailesi ve dostlarıyla birlikte Mekke’ye doğru hareket etti.[5]

İmam Hüseyin (a.s), hareketinin hedefini, kardeşi Muhammet bin Haneffiye’ye yazdığı bir vasiyette şöyle açıklamıştır: “Ben azgınlıktan, makam sevdasıyla, fesat çıkarmak ve zulüm yapmak için Medine’den ayrılmadım. Ben ceddimin ümmetini ıslah etmek, iyiliği emredip kötülükten sakındırmak ve ceddim Resulullah (s.a.a) ve babam Ali bin Ebi Talib’in yolunda hareket etmek için o şehirden ayrıldım...”[6]

İmam Hüseyin (a.s), Şaban ayının üçüncü gününün Cuma akşamı (yani beş gün sonra) Mekke’ye vardı.[7]

* * *

Kufe halkı, Muaviye’nin ölümünü ve İmam Hüseyin (a.s)’ın Yezid’e biat etmekten kaçındığını öğrenince pek çok mektuplar yazıp imzalayarak İmam Hüseyin’i Kufe’ye davet ettiler.[8]

Onlar mektuplarında İmam Hüseyin’e (a.s) şöyle yazdılar: “Biz senin yolunu bekliyoruz, kimseye biat etmemişiz. Senin yolunda can vermeye hazırız. Senin için onların Cuma ve cemaat namazlarına katılmıyoruz.” [9]

İmam Hüseyin (a.s), Kufe halkının isteklerine olumlu cevap vererek, Ramazan ayının yarısında, Muslim bin Akil’i Kufe’ye gönderdi. İmam Müslim’e şöyle dedi: “Kufe halkına git, eğer yazdıkları doğruysa, sana kavuşmamız için bize haber gönder.”[10]

Muslim, Şevval ayının beşinci günü Kufe’ye vardı. Onun Kufe’ye geliş haberi şehirde yayılınca on iki bin kişi, (bir başka rivayete göre on sekiz bin kişi) onun aracılığıyla İmam Hüseyin’e (a.s) biat ettiler. O bu durumu İmam Hüseyin’e bildirerek İmam’ın Kufe’ye gelmesini istedi.[11]

Kufe’de yaşanan olayların haberi Yezid’e ulaşınca, ilk iş olarak Kufe’nin hakimi olan Numan bin Beşir’i azledip Ubeydullah bin Ziyad’ı onun yerine atadı.[12] Muslim bin Akil’in de yakalanıp öldürülmesini emretti.[13] Diğer taraftan da, İmam Hüseyin’i (a.s), Mekke’de gafil avlayıp öldürmek için kendi adamlarını seferber etti.

İmam Hüseyin (a.s) bu komplodan haberdar olunca, Allah’ın (c.c.) evi Kabe'de kan dökülmesini engellemek ve o yüce mekanın hürmetini korumak için, hac amellerini aceleyle bitirdi ve hicretin 60. yılı Zilhicce ayının sekizinci günü Mekke’den ayrılarak Irak’a doğru hareket etti.[14]

İbn-i Abbas, Kerbela vakıasından sonra bir mektubunda şöyle yazıyor:

“Şunu hiçbir zaman unutmayacağım ki, sen Hüseyin bin Ali’yi Peygamberin hareminden (Medine’den) Allah’ın haremine (Mekke’ye) sürdün, orada da onu gafil avlayıp öldürmek için, bazı adamlarını gizlice gönderdin. Sonra onu Allah’ın hareminden Kufe’ye sürdün. Hz. Hüseyin, Batha’nın (Mekke’nin) en aziz insanı olmasına rağmen üzgün bir şekilde Mekke’den ayrıldı. Eğer Mekke’de kalarak orada kan dökülmesini isteseydi, Mekke ve Medine halkının tümünden daha çok taraftarı olurdu. Ama o, Allah’ın evi ve Rasulullah’ın hareminin saygınlığnı ve kutsallığını korudu. Sen ise onların hürmetini ve saygınlığını korumadın. Çünkü sen, haremde onunla savaşmak için adamlarını Mekke’ye göndermiştin.”[15]

Ubeydullah, Muslim bin Akil’i ve ona sığınak veren Hani bin Urve’yi Kufe’de yakalayıp feci bir şekilde şehit etti.[16]

Ubeydullah, İmam Hüseyin’in (a.s) Kufe’ye geldiğini öğrenince, İmam’ın ordusunu gözetimi altında tutmak için, Hür bin Yezid-i Riyahi’nin komutasında bir orduyu “Kadisiyye” bölgesine gönderdi. Hür Bin Yezid, “Şeraf” denilen bir bölgede İmam Hüseyin’le (a.s) karşılaştı, aralarında bazı konuşmalar geçti. İmam (a.s), Kufe’lilerin iki heybe dolusu mektuplarını Hür bin Yezit’e gösterdi ve kendisini onların davet ettiklerini söyledi. Sonra yoluna devam etti...

Hicretin 61. yılı Muharrem ayının ikinci günü İmam Hüseyin’in (a.s) kervanı “Neyneva” bölgesine varmıştı. Bu bölgede bulundukları sırada İbn-i Ziyad’ın elçisi, Hür bin Yezid’e bir mektup getirdi. Mektubun içeriği söyleydi: “Bu mektubum sana ulaşır ulaşmaz ve elçim senin yanına gelir gelmez, Hüseyin’i sıkıştırıp onu suyu ve sığınağı olmayan bir çöle sür.” [17]

Hür bin Yezid, İbn-i Ziyad’ın emri doğrultusunda İmam Hüseyin’in (a.s) kafilesini “Kerbela” denilen bölgede durdurdu. Ertesi gün Ubeydullah bin Ziyad’ın elçisi olan Ömer bin Sa’d da dört bin savaşçıyla Kerbela’ya geldi.[18]

Söylemeden geçmeyelim ki Hür bin Yezid, İmam Hüseyin’in şahadetinden önce yaptıklarına pişman olup tövbe etti ve İmam’ın (a.s) safında savaşırken şahadete erişti.[19]

Ömer bin Sa’d, Aşura gününe üç gün kala, İmam Hüseyin’in (a.s) kafilesinin suya ulaşamaması için beş yüz süvariyi Fırat nehrini korumaları için görevlendirdi.[20]

Muharrem ayının dokuzuncu günü (Tasuâ), İmam Hüseyin (a.s) ve ashabı, tamamen düşman tarafından ablukaya alındılar; öyle ki düşman, İmam’ın (a.s) yardımına hiç kimsenin gelmeyeceğine emin olmuştu.[21]

Tasuâ akşamı, düşman tarafından savaşın başlaması için saldırı emri verildi. İmam Hüseyin (a.s), düşmanın hareketini görünce kardeşi Abbas bin Ali’ ye şöyle buyurdu:

“Kardeşim, -canım sana feda olsun- atına bin de onlara doğru git ve onlara; sizin amacınız nedir, ne yapmak istiyorsunuz? diye sor.”

İmam Hüseyin (a.s)’ın kardeşi Hz. Abbas, onlarla görüşüp konuştu. Sonuçta saldırıyı yarına ertelemeyi kabul ettiler.[22]

* * *

Nihayet “Aşura” günü yetişti... Ömer bin Sa’d, otuz bin savaşçıyla saldırıyı başlattı.[23] Otuz iki süvari ve kırk piyadeden oluşan[24] İmam Hüseyin’in (a.s) ordusu, onların saldırıları karşısında korkusuzca direnip, yiğitçe savaştılar. Hem şehit verdiler ve hem de onlardan bir kısmını öldürdüler. İmam’ın (a.s) askerlerinden biri şehit olunca yeri boş kalıyordu, halbu ki düşmanın ordusundan bir kişi öldüğünde yerini hemen bir başkası dolduruyordu.

İmam Hüseyin’in (a.s) ashabının hepsi şehit olunca, sıra İmam’ın (a.s) kendi ailesine geldi. Çünkü İmamın ashabı, biz yaşadıkça sizin ailenizin savaş meydanına gitmesini kabullenemeyiz, diye İmamın ailesinin meydana gitmesini engellemişlerdi. İmamın ailesinden savaş meydanına ilk ayak basan aziz oğlu Ali Ekber oldu.[25] Ondan sonra, İmam Ali’nin (a.s), İmam Hasan’ın (a.s), Cafer-i Tayyar’ın ve Akil’in evlatları savaş meydanına çıktılar. Birer birer yiğitçe savaştıktan sonra onlar da şahadet şerbetini içtiler. Hz. Abbas bin Ali’de (a.s) İmam Hüseyin’in evlatlarına su getirmek için gayret gösterdiği bir sırada, düşmanın kalleşçe saldırısı neticesinde, savaşarak canını İmam Hüseyin (a.s) ilahi kıyamı yolunda feda etti.

Aşura gününün en hassas zamanı, Peygamber’in ciğer paresi ve sevgili kızı Fatıma’nın aziz oğlunun yardımcısız kaldığı zaman idi. Düşman ordusu, İmam’ı yalnız gördüğü için her taraftan ona saldırıyordu ...

Aşura günü orada bulunan Haccac bin Abdullah şöyle diyor:

“Allah’a ant olsun ki, oğlu, kardeşi, kardeş oğulları, akrabaları ve yaranları öldüğü halde onun (İmam Hüseyin) gibi dirençli, sebatlı, şecaatli ve yiğit birisini görmedim. Allah’a ant olsun ki ondan önce ve ondan sonra onun gibi birisini görmedim. İmam Hüseyin (a.s) düşman ordusuna saldırdığında, onlar kurt korkusuyla dağılan keçiler gibi, İmam’ın sağ ve solundan kaçışıyorlardı... Allah’a ant olsun ki, Fatıma’nın kızı Zeynep, İmam’a taraf yaklaştı... Bu esnada Ömer bin Sa’d da İmam’ın yanına yaklaşmıştı, Zeynep, İbn-i Sa’d’a hitaben şöyle dedi: “Ebu Abdullah (İmam’ın künyesi) öldürülüyor ve sen durup bunu seyrediyor musun?!”

Devamında şöyle diyor:

Ömer bin Sa’d’ın göz yaşlarının yüzüne ve sakalına aktığını ve Zeynep’ten yüz çevirdiğini adeta görür gibiyim …’’

Nihayet İmam Hüseyin’de (a.s) o zalimlerin eliyle feci bir şekilde şehit edildi ve bu inanların yüreklerinde ebede kadar sönmeyecek bir hüzün ateşi yaktı.



[1] - Tabakat-ı İbn-i Sa’d, c.10, s.164.

[2] - Musir’ul- Ahzan, s.24.

[3] - A.K. s.25.

[4] - Müruc’uz- Zeheb, c.3, s.77.

[5] - İrşad, c.2, s.34.

[6] - Bihar’ul- Envar, c.44, s.329.

[7] - İrşad, c.2, s.35.

[8] - A.K. c.2, s.36.

[9] - Müruc’uz- Zeheb, c.3, s. 64.

[10] - A.K.

[11] - A.K.

[12] - A.K.

[13] - Tarih-i Taberi, c.4, s.258.

[14] - İrşad-ı Mufid, c2, s.66.

[15] - Tarih-i Yakubi, c1, s.221.

[16] - Tarih-i Taberi, c.4, s.300.

[17] - A.K. c.4,s.302-308.

[18] - A.K. s.310.

[19] - A.K. s.325.

[20] - A.K. s.311.

[21] - Kafi, c.4, s.147.

[22] - Tarih-i Taberi, c.4, s.314.

[23] - Emali-yi Saduk, s.111 ve 374.

[24] - Kamil-i İbn-i Esir, c.2, s.560.

[25] - Tarih-i Taberi, c.4, s.341.






_________________
▂ ▃ ▅ ▆ █.ılılılıllılılı. ◄ъկ_ოօรէﻪг ►.ılılılıllılılı.█ ▆ ▅ ▃ ▂
Sadece kayıtlı üyeler görebilir
Hemen ücretsiz kayıt olabilirsiniz!
Kayıt olunuz veya Giriş yapınız


En son by_mostar tarafından Sal Şub 18, 2014 4:48 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
_BeYaZ_GüLüM_
Mega Paylaşımcı
Mega Paylaşımcı



Kayıt: Apr 29, 2006
Nereden: ........
Mesajlar: 975
Haftalık Puan: 0

Tarih: Çrş Arl 06, 2006 3:06 pm

alllah razı olsun ssaaarraafff
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
by_mostar
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Nov 10, 2006
Nereden: ankara o6
Mesajlar: 3843
Haftalık Puan: 2

Tarih: Çrş Arl 06, 2006 10:17 pm

sadullah demiş ki:
alllah razı olsun ssaaarraafff

SAOL ELEKTRONİKCİM Teşekkürler Teşekkürler

_________________
▂ ▃ ▅ ▆ █.ılılılıllılılı. ◄ъկ_ოօรէﻪг ►.ılılılıllılılı.█ ▆ ▅ ▃ ▂
Sadece kayıtlı üyeler görebilir
Hemen ücretsiz kayıt olabilirsiniz!
Kayıt olunuz veya Giriş yapınız
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
emre1314
Moderatör
Moderatör



Kayıt: Nov 06, 2008

Mesajlar: 10320
Haftalık Puan: 142

Tarih: Cum Oca 27, 2012 9:47 pm

Shocked hemşerim.
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
by_mostar
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Nov 10, 2006
Nereden: ankara o6
Mesajlar: 3843
Haftalık Puan: 2

Tarih: Pzr Ekm 14, 2012 12:04 am

teşekkürler
cümlemizden razi olsun..


_________________
▂ ▃ ▅ ▆ █.ılılılıllılılı. ◄ъկ_ოօรէﻪг ►.ılılılıllılılı.█ ▆ ▅ ▃ ▂
Sadece kayıtlı üyeler görebilir
Hemen ücretsiz kayıt olabilirsiniz!
Kayıt olunuz veya Giriş yapınız
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    ilahi.org Forum Ana Sayfası » İslami Paylaşım Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Bu konuya ait etiketler :
imam huseyin ilahisi , imam hüseyin ilahisi , imam hüseyin ilahi , imam hüseyin ilahileri , imam huseyin ilahileri ,





yes

Nukro2 tarafından düzenlenmiştir. © 2008
Nukro2 Teması - Nukro2 tarafından hazırlanmıştır. © 2008
Tasarım&Güvenlik: Nukro2
Zor başarılır, imkansız zaman alır...

 

Code & Theme and Security by Nukro

Bu sitedeki yazılardan yazarları sorumludur. ilahi.org sorumlu tutulamaz.
Sitemizdeki reklamların içerikleriyle ilşkimiz yoktur. Reklam Gizliliği

Nukro internet hizmetleri ©2008