Giriş Yap
Üye Adı
Şifre
Menü
 Anasayfa
 İndirme
 Forumlar
 İlahiler
 İslami Filmler
 Tasavvufi Yazılar
 İslami Yazılar
 Hatim Bölümü
 Oyunlar
 Üye Profiliniz
 Üye Mesajlarınız
 Üye Listesi
 Üye Olun
 Bizi Önerin
 Bize Ulaşın
Radyo Onbeş

Hatim bölümü

Şu ana kadar 150 Hatim bitti
151.Hatim için cüz dağıtılıyor.

Cüz almak için tıklayınız.

Hatim Bölümüne
gitmek için tıklayın
Dünya Sıralaması


ilahi
ilahi.org :: Başlığı Görüntüle - Hadesten ve necasetten taharet
Hadesten ve necasetten taharet
ilahi.org Forum Ana Sayfası » Güncel
SSS Arama Üye Listesi Gruplar Profil Giriş Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun

Konu: Hadesten ve necasetten taharet

amiNNNN diyelim__ <-- Önceki Konu |

| Sonraki Konu --> Hayat Hicret'tir



Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder   Cevap Gönder
Hadesten ve necasetten taharet
gulbahcesi_fm
Özel Üye
Özel Üye



Kayıt: Apr 29, 2008

Mesajlar: 3014
Haftalık Puan: 0
Hadesten Ve Necasetten Taharet
Tarih: Çrş Ağu 06, 2008 12:51 pm


İslam fıkhına göre namazın 12 farzı vardır. Altısı dışında, altısı içinde. Dışındakilere “şart”, içindekilere “rükün” denilir. Şartlardan ilk ikisi şudur

1. Hadesten taharet.

2. Necasetten taharet.

Hades “görünmeyen kirliliklerin tümünü” ihtiva eder. Bunlara manevi pislikler de denebilir. Esasen bu kirlilik hükmidir. Görünmese de insanın zihnini ve kalbini kirletir ve namaza manidir. Kelimenin kök manası “önceden olmadığı halde sonradan meydana gelmeyi” ifade eder. Kendi içinde hades-i ekber (büyük hades) hades-i asgar (küçük hades) diye ikiye ayrılır. Büyüğünden temizlenmek gusül abdestiyle, küçüğünden temizlenmek abdestle mümkündür. Kişi namaza ancak bundan sonra yaklaşabilir.

Necaset bellidir: Pislik. Bu görünen pislikleri ifade eder. Namazın şartlarından biri de görünen pisliklerden bedeni, elbiseyi, ibadet edilecek yeri temiz tutmaktır. Tahareti zaten biliyorsunuz. “Temizlik” demektir.

Bu memleketin iki anlamda da taharete ihtiyacı var.

Baksanıza memleketin haline! Durum tam da “Abdestsiz babana namaz mı dayanır?” durumları.

Memleketin ibadeti (memleketlerin ibadeti de mi olur demeyin) bir türlü kabul olmuyor. Sosyal problemlerini tam çözdü çözecek derken bir de bakıyorsunuz “abdestsiz” olduğu ortaya çıkıyor. Abdestsiz babana namaz dayanmadığı gibi, abdestsiz memleket sorun çözemiyor.

Tam “Siyaset artık kendi mecraına girdi, bundan böyle araba devrilmez” diyorsunuz. O da nesi! Birileri öyle bir yelleniyor ki, cemaatin de imamın da abdesti bozuluyor. Hep beraber “Abdestsiz babana namaz mı dayanır?” durumlarına yeniden dönülüyor.

Terör ve anarşinin önü tam alınır gibi oluyor. Millet-i sahil-i selamete çıkar gibi oluyor. Artık kanın gövdeyi götürmediği, akbabaların bayram etmediği günlere kavuştuk diye sevinecekken, bir de bakıyoruz birileri lağımları patlatmakla meşgul. Memleketin abdestini bozacaklar ya!

Enflasyon yüzde yüzlerden yüzde onların altına düşüyor. İhracat rekor üstüne rekor kırıyor. Faizler yüzde seksenlerden yüzde on küsürlü rakamlara düşüyor. Millet biraz nefes alıyor. Hayda! Birileri ortalığı öyle bir kirletiyor ki, temizleyene aşk olsun.

Anlaşıldı, bu böyle gitmeyecek.

Bu memleketin kökten bir taharet yapması lazım: Hem hadesten, hem necasetten; hem görünmeyen kirlerden, hem görünen kirlerden.

İT (İttihat ve Terakki) günlerinden önce başladı görevi temizlemek olanların kirletme işlemi. Siz deyin II. Mahmut “Mühendishane-i Askeri”yi açtığında, ben deyim Mustafa Reşid tekris törenine dahil olduğunda. Eşekçizade Hüseyin Avni Paşa, yanındaki çakallarla pehlivan padişah Sultan Abdülaziz'in iki bileğini de kestiğinde, adını “intihar” koymuşlardı. İntihar eden bir adam damarı kesilmiş eliyle öbür elini de kesebilirmiş gibi…

Ünlü Mithat Paşa'mız da bu cinayet şebekesinin parçasıydı. Hukuk adamıydı hesapta, cinayeti yargılayacaktı. Cinayeti işleyenler, cinayeti nasıl yargılasınlar?

31 Mart'ın çete işi bir darbe olduğu yeni anlaşılmış. Hadi canım sen de! Desenize “Biz yeni anladık” diye. Bunu zavallı Derviş Vahdeti o günlerde Volkan'ında yazdığı yazılarda bangır bangır bağırdı. Said Nursi Volkan'daki canhıraş yazılarında söyledi. Eşref Edip, Necip Fazıl ve daha birçok insan bu gerçeği söyleye söyleye dilinde tüy bitti. 31 Mart'ta (13 Nisan) Avcı Taburları'nı kullananlar, günümüzde darbe için başka “taburları” kullanıyor…

Rahmetli Menderes, Başbakanı olduğu memleketin İstihbarat teşkilatının Amerikan İstihbarat Teşkilatı'yla aynı binada, onun bir alt birimi gibi çalıştığını fark ettiğinde altı çoktan oyulmuştu. Milletten aldığı gücü, milleti daha fazla güçlendirmek için kullanmamasının bedelini canıyla ödedi.

Ondan sonra da sıkıysa Muavenet zırhlısını göz göre göre vuranlardan hesap sorun. Muavenet'in hesabını soramayanlar, millete “Niye benim dediğimi seçmedin” diye hesap soru-yorlar. Ondan sonra da “Bu topraklarda Osmanlı sonrasında adına devlet denilmeyi hak eden bir organizasyon gören var mı?” soruma bozuluyorlar. Gidin yatın be!

Çare milletin kendi kaderine sahip çıkması. Çare milletin daha da güçlendirilmesi ve gücünü ortaya ko-yacak mekanizmaların harekete geçi-rilmesi. Hükümet millete güvenmeli. Kendisi üzerinden millete karşı yapılan operasyona, kendisi de millet üzerinden var gücüyle karşı durmalı. Memleketin, siyasetin, ekonominin ve hepsinden öte huzurun kirletilmesine izin vermemeli. Mahkeme kadıya mülk değil. O makamlar birer emanettir. Emanete sadakat, millete sadakattir. Aksi ihanet olur.

Temizlenmenin tek yolu var: Millete güvenip onun gücünü aktif hale getirmek. Temizlenmenin başka yolu yok.

Önce taharet, sonra setr-i avret. Sıralama böyle.
eski ve yeni ölçme araçları
atatürkün kazandırdığı hak ve hürriyetler
cumhuriyet öncesi ve sonrası
karagöz ve hacivatın hayatı



_________________
nereden geldim?
zahiren ademden
hakikatte ise
ilmi ilahiden
dairei kudret olan alemi
şehadete geldim
nereye gidiyorum?
kabre
haşre
cennete veya cehenneme
ne için geldim?
bin bir ismi ilahinin keşfi için
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    ilahi.org Forum Ana Sayfası » Güncel Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Bu konuya ait etiketler :
hadesten , necasetten , taharet , necasetten taharet , hadesten necasetten taharet , hadesten ve necasetten taharet , hadesten taharet nasil olusur , görünmeyen kirlerden temizlik hadesten taharet , necaseten taharet , hadesten taharet necasetten taharet ne demek , abdest disindaki içindeki necasetten taharet , taharet hadesten , hadesten taharet , hadesten taharet sözleri , hadesten tarih , hadesten taharet ilahisi ,



BENZER KONULAR ( Hadesten, ve, necasetten, taharet )
KonuForumKonuyu Başlatan
taharet - temizlikİlmihalcu mali
hadesten temizlik abdest -1-İlmihalcu mali
Hadesten ve necasetten taharetGüncelgulbahcesi_fm
Taharet Adabıİslami Paylaşım__AZiZE_tuL_Kübra__
Taharet Adabıİslami Paylaşım__AZiZE_tuL_Kübra__
B.İ.İ- Hadesten ve Necasetten Taharetİlmihalelcasso
BÜYÜK İSLAM İLMİHALİ TAHARETİlmihalelcasso
BENZER KONULAR (Etiketleriyle)
taharet , taharet hadis , necasetten taharet , ilmihal taharet , hadesten necasetten taharet , taharet temizligi , taharet nicin önemli , hadesten ve necasetten taharet , temizlik hadesten taharet , hadesten taharet nasil olusur ,

bilmeceler ve cevapları
ülkeler ve başkentleri
necasetten taharet
söğütözü köyü ve atatürk
atatürk ve afyon ili



Nukro2 tarafından düzenlenmiştir. © 2008
Nukro2 Teması - Nukro2 tarafından hazırlanmıştır. © 2008
Tasarım&Güvenlik: Nukro2
Zor başarılır, imkansız zaman alır...

 

Code & Theme and Security by Nukro

Bu sitedeki yazılardan yazarları sorumludur. ilahi.org sorumlu tutulamaz.
Sitemizdeki reklamların içerikleriyle ilşkimiz yoktur. Reklam Gizliliği

ilahiler // ilahiler // ilahi

İlahi Sözleri // İlahiler // Programlar // Videolar // İslami Paylaşım // Resimler // Sahabeler // İslam Büyükleri // İslam Tarihi
İlmihal // Şiirler // Hikayeler
// Dosya Paylaşımı // Komik Yazılar // İslami Yazılar // Tarih Süzgeci // Fıkralar

Nukro internet hizmetleri ©2008