Giriş Yap
Üye Adı
Şifre
Menü
 Anasayfa
 İndirme
 Forumlar
 İlahiler
 İslami Filmler
 Tasavvufi Yazılar
 İslami Yazılar
 Hatim Bölümü
 Oyunlar
 Üye Profiliniz
 Üye Mesajlarınız
 Üye Listesi
 Üye Olun
 Bizi Önerin
 Bize Ulaşın
Radyo Onbeş

Hatim bölümü

Şu ana kadar 150 Hatim bitti
151.Hatim için cüz dağıtılıyor.

Cüz almak için tıklayınız.

Hatim Bölümüne
gitmek için tıklayın
Dünya Sıralaması


ilahi
ilahi.org :: Başlığı Görüntüle - ALLahım Dünya Ne Güzel...
ALLahım Dünya Ne Güzel...
ilahi.org Forum Ana Sayfası » Hikayeler
SSS Arama Üye Listesi Gruplar Profil Giriş Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun

Konu: ALLahım Dünya Ne Güzel...

Muhabbetteki Sır <-- Önceki Konu |

| Sonraki Konu --> Bazi insanlar ölümü, insanin yokolusu gibi anlarlar.



Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder   Cevap Gönder
ALLahım Dünya Ne Güzel...
BedDua
Uzman Üye
Uzman Üye



Kayıt: Jul 22, 2008
Nereden: İstanbul
Mesajlar: 179
Haftalık Puan: 0
ALLahım Dünya Ne Güzel...
Tarih: Sal Ağu 05, 2008 5:44 pm


Allah'ım, dünyan ne güzel!

Hani insan, binlerce hayal kurar da, bir gün olsun o hayallerinden bir tekinin bile gerçekleşmediğini görünce nasıl üzülür az çok tahmin edebilirsiniz. Aksi de mümkündür. Bu defa da gördüklerinize bir türlü inanamazsınız. İşte ben de böylesine hülyalı duygularla doluyum bu sabah. “Yine bir rüya mı görüyorum acaba?” diye, gözlerimin önündeki güzelliğe bakıyorum, bir türlü inanamıyorum. Bu güzelliği seyretmek için, penceredeyim. Uykularımı kaçırıyor bu güzellikler. “Allah’ım, dünyan ne güzel” diyorum.

Çimenlerin üstünde uçuşan bir çift beyaz kanat görünce, çocuklar gibi çığlık attım. Bu yemyeşil kırlara; uçan, konan, gezen ve gizlenen işte tam böyle ipek kanatlı çiçekler gerekliydi. Öyle de olmuş. Coşku büyük. Can gelmiş ovalara. Kıpır kıpır, her şey. Canlılık ve beyazlık hâkim buralarda. Uçuşlarındaki zarafet, seyreden gözler için bir ziyafet…

İnsanın eliyle okşadığı güzellik sınırlı olsa da, gözüyle yakaladıkları, sayısız…

Evimizin bahçesinde, diz boyu çimenler ve çiçekler arasında ters-yüz edilmiş ceketlerle kelebek avına çıktığımız, çocukluğumun o mis kokulu bahar sabahlarının hatırası, hafızamda saklıdır hâlâ. Hayatımız ümitle, neşeyle doluydu. Bugün, o eski ve mutlu günlerden biri gibi.

İkinci kattaki evimin arka penceresine, çok değil iki metre mesafede bir çınar yavrusu var. Uzansam tutacağım nerdeyse. Gözlerimin hizasına yaklaşması için, tam bir karış kalmış. Bu çınar yavrusu, her daim bir gelişim içinde. Çaktırmadan büyüyor… Santim santim uzuyor…

Güzellikler, gözlerimin önünde, resmigeçitte bu sabah… Serçeler, camın kenarcığına sepelediğim ekmek kırıntılarını, o kuş beyinleriyle (!), nasıl da buluyorlar hayret doğrusu. Her zaman tam vaktinde geliyorlar. Üstelik sayıları da çoğalmış. Aile boyu, çoluk çocuk hepsi rızkın kokusunu almışlar, camdalar.

Kışın yorgunluğunu henüz üzerinden atamamış, birkaç çam ağacından başka, her şey taze ve diri görünüyor. Dallar, eller gibi semaya uzanmış rahmeti alkışlıyor. Küçücük göz bebeğim ise, dünyayı yutuyor. Hani; “İğne deliğinden deve geçer mi?” derler ya. Zorluk mu var Yüce Yaratan’ın kudretine? Bakın, görün işte. Küçücük göz bebeğimden vızır vızır mevsimleri geçiriyor. Göz bebeğimle kâinatı içiyorum. Yeniden bir dirilişe, bahardaki muhteşem yaratılışa, yıllardan sonra ilk defa bu kadar yakından şahit oluyorum. Beton yığınlarına hapsolmuş, yaşıyorduk. Bırakın dalı, yaprağı, ağacı, toprağı her şeye hasret kalmıştık nicedir.

Her şeyin bir bedeli var. Zahmetsiz rahmet olmuyor. Sabredip kışa dayananlar, şimdi baharı yaşıyorlar. Yol kenarındaki papatyalar, “Bizi de görmeden geçme” diyorlar. Sarı sarı çiçekler açmış küçük fidanlar, coşkulu renklerle bezenmiş meyve ağaçları, büyük bayramı kutluyorlar. İlk defa yürüyen, ilk defa konuşan bir çocuk gibi adım adım, hece hece kendilerine sunulan güzellikleri, binler gözlerle görüyor ve gösteriyorlar. Bu sabah böyleyim, iyiden iyiye hayretteyim. Kalbim titriyor, ruhum ürperiyor. Sevinçten ağlamaklıyım. Allah’ım dünyan ne güzel. Ömründe bir kez olsun, bu güzellikleri görmeyen, duymayan bir insanın, ya gözleri kör olmalı ya da kulakları sağır.

Allah’ım korkarım böyle bir zulümden. Gerçekten korkarım… Seni söyleyen, Seni haykıran bu güzelliklerin ve sayısız dillerin duâlarıyla gelmek isterim huzuruna. Biliyorum bu hayat ve bu fırsat, bir daha ele geçmeyecek.

Bazı sabahlar; sanki ölmüşüm de zarar ve ziyanımı telâfi etmek için, bir günlüğüne yeniden dünyaya gönderilmişim gibi hissediyorum kendimi. Ödenecek borçlar da az değil hani. Ne yapacağımı bilemiyorum. Tek çare, tövbelere sarılmak. Dilimde, sevgili Levent kardeşimin her karşılaştığımızda ayrılırken duâ gibi bir sözü var; “Cennette…” Şu an derdimin, tam da dermanı bu söz. Peygamberimiz; “Cennet, onu isteyene verilecektir” demiyor mu? Öyleyse, bana istemeden her şeyi veren Allah, ben istedikten sonra Cenneti niye vermesin? O’na hiçbir şey zor değil ki.

Bu güzellikleri, ebediyet yurdu olan Cennette, bütün sevdiklerimle beraber yaşamak, tek dileğim… Allah’ım, bu güzelliğin sonsuza dek devamını istiyorum. Bunu bütün kalbimle temenni ediyorum. Bu duâyı ederken bile, kalbime huzur doluyor. Allah’ım dünyan ne güzel. Sana el açıp, Senden istemek ne güzel bir duygu.

Üzerinde yaşadığımız bu dünyanın, Cennette özel bir yeri olacağını bilmek, bütün sevdiklerimizle beraber, bu dünyadaki bütün maceraları orada tekrar be tekrar seyredeceğimizi düşünmek; ne ölümden, ne de ötesinden bir korku bırakmıyor ruhumda. Söyleten de Sensin, isteten de Sensin. İşiten de Sen, veren de Sensin Allah’ım. Duâyla çaldığım kapının ardında, Senin olduğunu bilmesem, boşuna çalıp durur muyum o kapıyı. Senin rahmet kapının önündeyim. Binbir ihtiyacımla ve utancımla. Duâlarımla, dileklerimle çalıyorum kapını. Kalbim yanıltmıyor beni. Vicdanım bu kapının arkasında biri var, diyor. Biliyor ki, boş değil.

Dün ve bugün, her ihtiyacıma cevap veren hep Sendin. Duâlarımın yükseldiği yerde, hep Sen vardın. Şimdi içimin huzur dolduğu bu yerde de yalnız ve yalnız Sen varsın. Allah’ım, Sana sunuyorum niyazlarımı. Rabbim, kalbimin Sana kavuştuğu duâ yolu, ne kadar da kısaymış meğer. Yıllar sonra fark ediyorum.

Büyüleyici bir güzellik ve derin bir sessizlik var şimdi kâinatta. Çünkü “Anne toprak hamile.” Kızılderililer, bu mevsim için böyle bir tabir kullanıyorlar. Şu hassasiyete bakınız. Baharda atlarının ayaklarına bezler, çaputlar bağlarlarmış; tazecik çimenler ve tohumlar ezilmesin diye. Bir şefkat ve incelik örneği sergilemişler “anne toprak hamile” diyerek. Şimdi onca yol varken, çimenleri hoyratça basıp çiğneyenlere; “Ne olur yapma! Yolu uzatmamak için binlerce canlının hayatına kastetme,” diye seslenmek geliyor içimden. İnsanlarımızdan Kızılderili inceliğini bekliyorum. Çimenin, yeşilliğin de canı var. Her bir otun da ameli var, zikri var. Kıymayalım; ezip geçmeyelim, ibadetlerine mâni olmayalım. Çok güzellikleri çiğnedik, hiç olmazsa çiçeklere, çimenlere dokunmayalım. Burası, Allah’ın dünyası. “Allah’ım dünyan ne güzel ve Sen ne güzelsin.” Bütün bu güzellikleri Yaratan, güzellerin güzeli Allah’ım. Kim bilir Sen nasıl bir güzelsin? Senin cemâline ve kemâline hayranım. Belki de bunları söylemek için varım… Seyirci aşıkınım.

Bediüzzaman, badem ağaçlarının çiçek açtığı böyle bir mevsimde, âdeti olduğu üzere kırlara doğru yürürken, yol kenarındaki bir bahçeden dışarıya sarkmış bir güle, ilgisiz kalmamıştı. Zarif bir hareketle uzanıp, gülü en narin yerinden tutmuş, ona bir bûse kondurmuştu. Bir bûse de benden Allah’ım, bütün güllerine ve güzelliklerine.

Allah’ım, Seni andıkça ve güzelliklerini seyrettikçe, şair Abdülhak Hamid’in o tek beyti yetiyor, hislerime tercüman olmaya; “Andıkça seni, büyür hayalim.” Hayalim, bu dünyaya sığmıyor.

Ömrümüzün belki de bu en güzel zamanını kaçırmamak için, siz de kırlara doğru bir uzanınız. Kim bilir, ne sürprizlerle karşılaşacaksınız? Belki de bir sarı çiçek, merhaba diyebilmek için sabırsızlanıyordur. Bir kelebek, bir serçecik, hiç olmazsa pencereye kadar teşrif etmenizi bekliyordur. Kaçırmayalım randevuyu.

“Bin bahar görse, taş yeşermez” diyor Mevlânâ… Duygular donmamışsa, taş kesilmemişse eğer, duymalıyız bu sesi. Bu seyrin adabını ise, Mevlânâ bir rubaisinde şöyle açıklıyor: “Kırlara çıkınız, bağa gelmiş ve yeşil giyinmiş tabiatı seyrediniz. Her köşede bir çiçekçi dükkân açmış gibi, Allah’ın san'atını seyrediniz. Güller, gülerek bülbüllere diyorlar ki: Susunuz ve susarak seyrediniz.”

Kalk ey nefsim; eğer çömleğin içindeki balı yemeğe üşeniyorsan, hiç olmazsa dallardan uzanan meyveleri kopar da ye. Haydi, rahmet olup yağalım, su olup akalım. Bahçelere, kırlara çıkalım. Bir ilkbahar sabahında güneşle uyanalım. Haydi çoluk çocuk hep beraber. Yollara düşelim. “Toprak, çocukların baharıdır,” diyor Hz. Peygamber (asm). Unutmayın davetlisiniz. Mevsimler çağırıyor…


güneş dünya ve ayın büyüklükleri
dünya mirasları nelerdir
en güzel spaces
hz muhammedin hayatından güzel ahlak örnekleri
buzulların erimesinin dünya üzerindeki etkileri
peygamberimizin güzel ahlakı ile ilgili hadisler



_________________
La İLahe İllallah Muhammeden Resulullah
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
__AZiZE_tuL_Kübra__
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Nov 15, 2006
Nereden: ALmanya
Mesajlar: 37621
Haftalık Puan: 39

Tarih: Sal Ağu 05, 2008 7:04 pm

Bin bahar görse, taş yeşermez” diyor Mevlânâ… Duygular donmamışsa, taş kesilmemişse eğer, duymalıyız bu sesi. Bu seyrin adabını ise, Mevlânâ bir rubaisinde şöyle açıklıyor: “Kırlara çıkınız, bağa gelmiş ve yeşil giyinmiş tabiatı seyrediniz. Her köşede bir çiçekçi dükkân açmış gibi, Allah’ın san'atını seyrediniz. Güller, gülerek bülbüllere diyorlar ki: Susunuz ve susarak seyrediniz.”

Kalk ey nefsim; eğer çömleğin içindeki balı yemeğe üşeniyorsan, hiç olmazsa dallardan uzanan meyveleri kopar da ye. Haydi, rahmet olup yağalım, su olup akalım. Bahçelere, kırlara çıkalım. Bir ilkbahar sabahında güneşle uyanalım. Haydi çoluk çocuk hep beraber. Yollara düşelim. “Toprak, çocukların baharıdır,” diyor Hz. Peygamber (asm). Unutmayın davetlisiniz. Mevsimler çağırıyor…
Shocked

_________________

 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    ilahi.org Forum Ana Sayfası » Hikayeler Tüm saatler GMT +2 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Bu konuya ait etiketler :
allahim , dünya , güzel , en güzel ilahi söyleyen , dünyanin en güzel ilahileri , dunyanin en guzel ilahi soyleyenler , dünyanin güzel kisi , dunyanin en guzel ilahisi , en güzel ilahi söyleyenler , guzel allahim ilahi sozu , dunyanin en guze ilahisi , dunyadaki butun ilahiler , dünyadaki bütün ilahiler , duygular donmamissa tas kesilmemisse eger duymaliyiz bu sesi , ne guzelsin sari cicek ilahisi , en güzel ilahi syleyen , allahim allahim güzel allahim ilahisi , güzelsin güzel ilahisi söyleyen kisi , bin bahar görse de tas yesermez , ne guzelsin sari cicek ilahisi ,



BENZER KONULAR ( ALLahım, Dünya, Ne, Güzel... )
KonuForumKonuyu Başlatan
HZ İSA NASIL BABASIZ DÜNYAYA GELDİİslami PaylaşımAlperen
DÜNYAYA YÖN VERENLERİslami PaylaşımAlperen
DÜNYAMIZ BAŞIBOŞ DEĞİLİslami PaylaşımAlperen
DEVE KUŞU YUMURTASI VE DÜNYAİslami PaylaşımAlperen
2006 Almanya Dünya KupasıSpor Gündemifyazgoren
Sizce Dünya Kupası Kimin ?Spor Gündemifyazgoren
Dünya Kupası RekorlarıSpor GündemiNukro
2006 Dünya Kupası DeV ArşiV (Goller,Özetler..)Spor GündemiNukro
Film: The New World(Yeni Dünya)Filmler - Video ve KliplerNukro
eğer dünya sular altında kalsaydı...Fıkralarsultana_Sevdalii
BENZER KONULAR (Etiketleriyle)
lebbeyk allahümme lebbeyk , dünya nedir , lebbeyk allahümme lebbeyk anlami , dünya haritasi , dünyanin en yüksek binalari , dünyanin enleri , günes dünya ay , dünya haritasi , allahümme lebbeyk , dünyamiz ,

en güzel yazılı avatarlar
en güzel güller
en güzel ilahi söyleyen
arkadaşa en güzel hatıra
SENSİZLİK ÜZERİNE EN GÜZEL SÖZLER
dünya ölcüleri
dünyadaki fay hatları



Nukro2 tarafından düzenlenmiştir. © 2008
Nukro2 Teması - Nukro2 tarafından hazırlanmıştır. © 2008
Tasarım&Güvenlik: Nukro2
Zor başarılır, imkansız zaman alır...

 

Code & Theme and Security by Nukro

Bu sitedeki yazılardan yazarları sorumludur. ilahi.org sorumlu tutulamaz.
Sitemizdeki reklamların içerikleriyle ilşkimiz yoktur. Reklam Gizliliği

ilahiler // ilahiler // ilahi

İlahi Sözleri // İlahiler // Programlar // Videolar // İslami Paylaşım // Resimler // Sahabeler // İslam Büyükleri // İslam Tarihi
İlmihal // Şiirler // Hikayeler
// Dosya Paylaşımı // Komik Yazılar // İslami Yazılar // Tarih Süzgeci // Fıkralar

Nukro internet hizmetleri ©2008