Giriş Yap
Üye Adı
Şifre
Mini Sohbet
atilla27: bu nasıl soru tabiiki hpimiz ALLAHA iman edip ona inanıyoruz
siyah-6: allaha inanan kaç kişiyiz
siyah-6: mehmet ordamısın
siyah-6: bisey sorabilir miyim arkadaslar
siyah-6: sa
by_mostar: aleykümselam
emre1314: Aleykümselam
MehmetSezginler: SELAMÜN ALEYKÜM
emre1314: Sabırla yola devam siteden soğumayalım zamanla daha güzelleşir inşallah
emre1314: aleykümselam
supermaus: namaz
safsofi: arsultan hakli bende çok doğdum siteden eskiden cikmazdim nerdeyse. arsultan ablanim attigi URL de biir adam çok çirkin küfürler yazmis adamin profili bile küfür ve çok oluyor bunlar boylelerini üyelikleri derhal iptal edilmeli küfürlü yazılar şilinmeli adminleer görevlerini yapmiyorlar
Selimi: SELAMÜN ALEYKÜM. NASILSIN EMRE ?
Selimi: ADMİN ARANIYOR. NUKRO ARANIYOR. NUKRO, BYMOSTAR, BAYRAM NERELERDESİNİZ ?
Selimi: ADMİN ARANIYOR ! NUKRO ARANIYOR ! ARA Kİ BULASIN.KİMSENİN BAKTIĞI YOK. SALDIM ÇAYIRA MEHMET, MEVLÂM KAYIRA MEHMET !
arsultans: yanlış anlaşılmasın sakın benim rahasuızlığım lkinkini verdiğim konunun mesaj sahibidir daha öncede bir kaç kez silipo ikaz etmiştim,uyarılarım dikkate alınmadığı içişn siteden ayrılma kararı aldım ,kimse üstüne alınmasın...
arsultans: adminlere sesleniyorum neden arasıra çıkıpta siteyle ilgilenmiyorsunuz bu siteye ayıracak 5 dakikaızda mı yok,küfürbazların durağı oldu yazık bunca emek ve hassasiyetebazı pislikleri uyardığım halde umursamıyorsunuz ben kendi başıma çaresiz kaldım silmekten usandım ama sizler bu pislikleri görmememkte kararlı davranıyorsunuz,maale sef internetimde soruyn olduğu için bütün çabalarıoma rağmen bu terbiyesizliği gideremedim,herkes özellikle benim yazı ve paylaşımlarımı beğenmeyenler rahat olsun ben bu sorumluluğu taşıyamayacağım,burda ki güzel insanlarada kolay gelsin diyorum haklarını helal etsinler varsa herkese hakkım helal [URL]
arsultans: aminnnn,cümle islam aleminin inşallah...
yaramaz1: ELLAH kabul etsin inşallah
yaramaz1: dua et
arsultans: Allah iyiylik versin kardeşime ,müsaaden olursa namaz vakti..
yaramaz1: idare eder
arsultans: hamdolsun iyiyim sen nasılsın bakalım..
yaramaz1: nasılsın baki
yaramaz1: bekliyem haaaaaaaa
arsultans: aleykümselam ,hayırlı akşamlar..
yaramaz1: selamun aleyküm
arsultans: [URL]
arsultans: adminlerden biri burda olsaydı...
arsultans: benim bilgim yok denecek kadar az bu konuda ,kusura bakma yardımcı olamayacağım ...
arsultans: Allah kolaylık versin inşallah,Allaha emanet ol kardeşim...
temelyilmaz: Mavera İslam Ansiklopedisi Nerden İndirme Yapabilirim Yardımcı Olurmusunuz
temelyilmaz: Mavera İslam Ansiklopedisi
emre1314: oğlanı okula götüreceğiz hazırlanıyoruz Allaha emanet olun
arsultans: ve aleyna aleykümselam can kardeşim...
emre1314: Selamunaleyküm
yaramaz1: aleyküm selam sanada inşallah
arsultans: selamünaleyküm,hayırl ı günler...
arsultans: Allah hepimizi ıslah ede...
yaramaz1: iyi ben çıktım
yaramaz1: ELLAHIM SENİ İSLAH ETSİN EMİ
arsultans: aleykümselam ve rahmetullahi ve berakatuhu,hayırlı sabahlar...
yaramaz1: selamun aleyküm hayırlı sabahlar
yaramaz1: aleyküm selam
mahmut00: slemun alaykum
Darultebligat: Inşallah
27seher: GÜL YÜZLÜ PEYGAMBERİMİZ İÇİN SALAVATLAR GETİRMEYİ UNUTMAYALIM İNŞALLAH....
arsultans: ve aleyna aleykümselam,hayırlı geceler...
Selimi: BEN ARTIK GİDİYORUM. SİZLERE HAYIRLI GECELER ARSULTANS. SELAMÜN ALEYKÜM.
arsultans: Allah razı olsunSelimi...
Sohbet arşivi >>

Üyeler sohbet edebilir.Lütfen
Giriş Yapın ya da Üye Olun
Menü
 Anasayfa
 İndirme
 Forumlar
 İlahiler
 İslami Filmler
 Tasavvufi Yazılar
 İslami Yazılar
 Hatim Bölümü
 Oyunlar
 You
 Üye Profiliniz
 Üye Mesajlarınız
 Üye Listesi
 Üye Olun
 Bizi Önerin
 Bize Ulaşın
Popüler Konular
En Popüler Konular (Sayfa 1)
En Popüler Konular (Sayfa 2)
En Popüler Konular (Sayfa 3)
En Popüler Konular (Sayfa 4)
En Popüler Konular (Sayfa 5)
En Popüler Konular (Sayfa 6)
En Popüler Konular (Sayfa 7)
En Popüler Konular (Sayfa 8)
Arşiv
İlahi Sözleri
Programlar
Videolar
İslami Paylaşım
Resimler
Sahabeler
İslam Büyükleri
İslam Tarihi
İlmihal
Şiirler
Hikayeler
Dosya Paylaşımı
Komik Yazılar
Fıkralar
Havadan Sudan
Mental Aritmetik eğitmenler ve akademisyenler tarafından oluşturulmuş bir beyin geliştirme programıdır. Devamını Görmek için: Mental Aritmetik
ilahi.org :: Başlığı Görüntüle - Mahmut esat coşan hoca efendinin hayatı...
Mahmut esat coşan hoca efendinin hayatı...
ilahi.org Forum Ana Sayfası » İslam Büyükleri
SSS Arama Üye Listesi Gruplar Profil Giriş Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun

Konu: Mahmut esat coşan hoca efendinin hayatı...

Övünecek Geçmişimiz Var (ibnülcevzi'nin hayatı) <-- Önceki Konu |

| Sonraki Konu --> Bediüzzaman Said Nursi






Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder   
Mahmut esat coşan hoca efendinin hayatı... Sayfa 1, 2  Sonraki
-karapece-
Süper Üye
Süper Üye



Kayıt: Jun 12, 2008

Mesajlar: 461
Haftalık Puan: 0
Mahmut Esat Coşan Hoca Efendinin Hayatı...
Tarih: Sal Tem 08, 2008 12:15 pm

Mahmud Esad Coşan (14 Nisan 1938 - 4 Şubat 2001), 1938 yılında, Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinin Ahmetçe köyünde doğdu. Babası Halil Necâti Efendi, annesi Şâdiye Hanım'dır. Anne ve baba tarafından soyu, Buhàra'dan Çanakkale'ye göç etmiş seyyidlere dayanır.

Küçük yaşta iken ailesi İstanbul'a taşındı. 1950'de İstanbul Vezneciler İlkokulu'nu, 1956'da Vefa Lisesi'ni bitirdi. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap-Fars Filolojisi Bölümü'ne girdi. Arap Dili ve Edebiyatı, İran Dili ve Edebiyatı, Ortaçağ Tarihi ile Türk-İslâm Sanatı sertifikalarını alarak, 1960 yılında Edebiyat Fakültesi'nden mezun oldu.

Aynı yıl, Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi'nde açılan asistanlık imtihanını kazanarak, Klasik-Dinî Türkçe Metinler Kürsüsü'ne asistan olarak girdi. Fakülte yayın komisyonunda iki yıl sekreterlik yaptı. 1965 yılında, XV. Yüzyıl şairlerinden olan Hatiboğlu Muhammed ve Eserleri konusunda doktora tezi vererek ilâhiyat doktoru unvanını aldı. 1967-1968 yıllarında Ankara Yükseliş Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu'nda Türkçe ve Hümaniter Bilgiler derslerini verdi.

Askerlik görevine Tuzla Piyade Okulunda başladı (15 Ekim 1971). Ağrı Patnos'ta yedeksubay olarak tamamladı (31 Aralık 1972).

1973 yılında, Hacı Bektâş-ı Velî, Makàlât adlı doçentlik tezi ile doçent unvanını aldı ve Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Türk-İslâm Edebiyatı Kürsüsü'ne öğretim üyesi olarak tayin edildi. 1977-1980 yıllarında Sakarya Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi'nde Türk Dili ve Edebiyatı dersleri verdi. Yurtdışında çeşitli üniversitelerde misafir öğretim üyeliklerinde bulundu.

1982 yılında, "İbrâhim-i Müteferrika ve Risâle-i İslâmiyye" isimli takdim teziyle ilâhiyat profesörü oldu. Sosyal ve kültürel faaliyetlere daha fazla zaman ayırabilmek düşüncesiyle, 1987 yılında emekliliğini isteyerek üniversiteden ayrıldı.

* *
İlk dînî eğitimini ailesinde gördü. Dedesi İstanbul'da medreselerde ilim tahsil etmiş ve Gümüşhaneli Ahmed Ziyâüddin'ne intisab etmiş bir kimseydi. Çanakkale Savaşı'nda şehid olmuştur.

Babası Halil Necâti Efendi, küçük yaşta köyünde hafızlığını tamamladı. Gençliğinde Gümüşhaneli dergâhına mensub Çırpılarlı Hacı Ali Efendi'nin medresesine devam etti. İlk tasavvuf dersini de ondan aldı. Medreseler kapandıktan sonra tekrar köyüne döndü. Şadiye Hanım'la evlendi (1928). Şâdiye Hanım da aynı sülâleden zikir ehli, bilgili bir hanımdı. Bu evlilikten beşi erkek, ikisi kız, yedi çocukları oldu. Prof. Dr. M. Es'ad Coşan, ailenin dördüncü çocuğudur.

Halil Necâti Efendi, çocuklarını okutmak amacıyla 1942 yılında İstanbul'a taşındı. Bir süre ticaretle meşgul oldu. O sırada, Şehzâdebaşı Damat İbrahim Paşa Camii'nde Serezli Hasîb Efendi'nin sohbetlerine devam etti. Onun vefatından sonra, Kazanlı Abdül'aziz Efendi'ye intisab etti. Onun Ümmügülsüm Camii'ndeki sohbetlerine katıldı. Abdül'aziz Efendi'nin tavsiyesi ile girdiği müezzinlik imtihanını kazanarak, Fatih Müftülüğü'nde göreve başladı. Abdül'aziz Efendi'nin vefatından sonra (1952), irşad görevini sürdüren Mehmed Zâhid Kotku'nin sohbetlerine devam etti. Onun yakın dostlarından oldu.




* *

Edebiyat Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, 1960 yazında Mehmed Zahid Kotku'nun kızı Muhterem Hanım'la evlendi. Aynı yılın sonbaharında, Ankara İlâhiyat Fakültesi'ndeki asistanlık görevi dolayısıyla Ankara'ya taşındılar.

İlk yıllar Kurtuluş'ta oturuyorlardı. Daha sonra Kalaba'ya taşındılar (1963). Evlerinin yakınında cami yoktu. Bir mescid açılması için önderlik etti. Daha sonra onun gayretleriyle bir dernek kurulup, cami yeri alındı. Üstte Kur'an Kur'an Kursu, altta cami olmak üzere cami inşaatının yapılmasına gayret etti. Buralarda zaman zaman hadis ve tefsir sohbetleri yaptı.

Mehmed Zâhid Kotku, hemen her yıl Ankara'ya gelir, evlerinde bir süre misafir kalırdı. Ankara'nın çeşitli semtlerinde, çevre ilçelerde sohbetler, ziyaretler olurdu. Bazen da M. Es'ad'ı da yanına alır, Anadolu'nun muhtelif şehirlerine beraber seyahat ederlerdi.

* *
Mehmed Zahid Kotku'nun bizzat elinden tutarak kürsüye oturtması ile, İskenderpaşa Camii'nde hadis derslerine başladı (1977). Hafta sonlarında İstanbul'a gidiyor, hadis dersini yapıp Ankara'ya dönüyordu.

Mehmed Zâhid'nin hastalığında, ameliyatında hep yakın hizmetinde bulundu. Son demlerinde de yanıbaşındaydı. Onun arzusu üzerine, 13 Kasım 1980 günü vefatından sonra, cemaatin eğitimiyle ve her türlü meselesiyle ilgilenme, tebliğ ve irşad görevini üstlendi. (5 Muharrem 1401)

Tasavvufî nisbeti; hocası Mehmed Zâhid Efendi vasıtasıyla Nakşibendî Tarikatı'nın, Hàlidiyye kolunun, Gümüşhâneviyye şubesidir. Ayrıca Kàdiriyye, Sühreverdiyye, Kübreviyye, Çeştiyye, Mevleviyye, Halvetiyye ve Bayrâmiyye tarikatlarından da irşada me'zundu.

Mehmed Zahid Kotku'nun emri üzerine kurduğu "Hakyol Vakfı"nın çalışmalarıyla bizzat ilgilendi, muhtelif yerlerde şubeler açtırdı. Sanat ve kültürle ilgili çalışmalar yapmak üzere "İlim, Kültür ve Sanat Vakfı"nı, sağlık hizmetleri için "Sağlık Vakfı"nı kurdurdu. Hanımların eğitimiyle ilgili olarak "Hanım Dernekleri"nin; çevre ile ilgili çalışmalar yapmak üzere "İlim, Ahlâk, Kültür ve Çevre Dernekleri"nin kurulmasını sağladı.

Vakıflara ait, harabe haline gelmiş birtakım ecdad yadigârı eserlerin tamir ve tecdidiyle ilgilendi. Onların gayesine uygun olarak tekrar faaliyete geçmesini temin etti. (Ahmed Kâmil Tekkesi, Selâmi Mustafa Efendi Tekkesi, Şeyh Murad Efendi Dergâhı, Şadiye Hatun Şifâ Külliyesi... )

Eğitimin yaygınlaştırılması için basın ve yayın çalışmalarıyla ilgilendi. 1983 Eylülünde İslâm dergisi, 1985 Nisanında Kadın ve Aile ve İlim ve Sanat dergisi yayınlanmaya başladı. Daha sonra Gülçocuk dergisi çıkartıldı. Sağlık ve bilimle ilgili konularda ise Panzehir dergisi yayınlandı. Vefa Yayıncılık adına yayınlanan bu dergilerle yakından ilgilendi ve makaleler yazdı.

Kitap yayıncılığı için Sehâ Neşriyat'ı kurdu; çeşitli dinî, edebî, tarihî, kültürel eserler neşredildi. Yayıncılığın geliştirilmesi, haftalık ve günlük yayınlara geçilebilmesi için çalışmalar başlattı. Onun gayretleriyle bir matbaa tesis edildi (Ahsen), dizgi tesisleri kuruldu (Dehâ).

Sesli ve görüntülü yayıncılık alanında hizmet etmek, millî ve mânevî değerlerimize uygun yayınlar yapmak üzere, Ak-Radyo (AKRA) adı altında bir müessesenin kurulmasına öncülük etti (1992). Halen İstanbul'dan radyo yayınları yapılmakta; bu yayınlar uydu vasıtasıyla Türkiye'nin her yerinden, Orta Asya'dan ve Avrupa'dan dinlenebilmektedir.

Onun teşviki ile Ak-Televizyon adı altında Marmara Bölgesine yönelik bölgesel televizyon yayını başlatıldı (1997). Basın-yayın alanında Sağduyu isimli günlük bir gazete yayınlandı (3 Mayıs 1998 - 11 Temmuz 1999).

Çeşitli illerde ilkokul öncesi, ilkokul ve orta öğrenime yönelik eğitim tesisleri, okullar ve dersaneler kurdurdu. (Asfa)

İstanbul olmak üzere birçok ilde sağlık kuruluşları hizmete açıldı. (Hayrunnisâ Hastanesi, Esmâ Hatun Hastanesi, Afiyet Hastanesi...)

Yurtdışındaki Müslümanlarla diyaloğu sağlamak, ziyaretleri kolaylaştırmak amacıyla İskenderpaşa Turizm (İSPA) adı altında bir seyahat acentası kurulmasına öncülük etti. Bu şirket vasıtasıyla hac ve umre programları, çeşitli yurt içi ve yurt dışı geziler; aile ve eğitim toplantıları düzenlendi.

Sohbet ve vaazlarına yurt içinde ve yurt dışında büyük ilgi gösterilmesi ve çeşitli yerlere davet edilmesi, onun çok seyahat etmesine neden oldu. Avrupa'da, Kuzey Amerika'da, Afrika'da, Orta Asya'da ve Avustralya'da pek çok ziyaretler, vaazlar, sohbetler yaptı; eğitim programlarına katıldı.

Her yıl hac ve umre dolayısıyla değişik ülkelerden gelen Müslümanlarla görüştü, diyalog kurdu.

1997 Mayıs'ından itibaren hizmetlerini yurtdışında sürdürdü. 1998 yılında Avustralya'nın Brisbane şehrine yerleşti. Pek çok yerde camiler, kültür merkezleri açıldı. Brisban'daki camide, her gün sabah ve yatsı namazlarından sonra, hadis sohbeti yapıyordu.

Radyo sohbetleri yine devam etti. Cuma günleri Ak-Radyo'da yapmakta olduğu hadis sohbetlerine ek olarak, salı günleri tefsir sohbetleri yapmaya başladı (29 Eylül 1998). Fâtiha Sûresi'nden başladı. Her sohbette birkaç ayet-i kerime okuyup, izah ediyordu. Vefat etmeden önce yaptıkları son tefsir sohbetinde, Bakara Sûresi 224. ayetine kadar gelmişlerdi.

4 Şubat 2001 (10 Zilkade 1421) Pazar günü, bir cami açılışı yapmak için Grifit şehrine giderlerken, Avustralya yerel saatiyle 12'de (Türkiye saatiyle 04'te) Sydney civarında, Dubbo kasabası yakınlarında geçirdikleri elim bir trafik kazası sonucu, yanında bulunan damadı Prof. Dr. Ali Yücel Uyarel'le birlikte vefat ettiler. Ölümleri ailesi, yakınları, sevenleri ve Müslümanların çoğu tarafından derin bir üzüntüyle karşılandı.

Cenazesi, Sydney'de Auburn Gelibolu Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Türkiye'ye getirildi (8 Şubat Perşembe). 9 Şubat Cuma günü, Fatih Camii'nde yüzbinlerin iştirak ettiği muhteşem bir cenaze namazından sonra, tekbirlerle, salevatlarla, dualarla, gözyaşlarıyla, Ebû Eyyûb el-Ensarî Hazretleri'nin kabri civarında, Eyüp Mezarlığında toprağa verildi.

Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan Rh.A, doğu dillerinden Arapça ve Farsça'yı, batı dillerinden Almanca ve İngilizce'yi bilmekteydi. Yurt içinde ve yurt dışında çok yönlü sosyal faaliyetlerini, tebliğ ve irşad çalışmalarını vefat edinceye kadar devam ettirdi. Kendisinden sonra bu hizmetleri, emir ve işaretleri üzere oğlu Muharrem Nureddin Coşan üstlendi.
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
sunurriye
Paylaşımcı
Paylaşımcı



Kayıt: Jan 05, 2009

Mesajlar: 6
Haftalık Puan: 0
Karapece
Tarih: Pts Oca 05, 2009 6:23 pm

Yurt içinde ve yurt dışında çok yönlü sosyal faaliyetlerini, tebliğ ve irşad çalışmalarını vefat edinceye kadar devam ettirdi. Kendisinden sonra bu hizmetleri, emir ve işaretleri üzere oğlu Muharrem Nureddin Coşan üstlendi.[/quote]
-------------------------------------------------------------------------------------
Selamun aleyküm Sevgili kardeşim Karapece dalı üye. İslam Tasavvufunda Şeylik makamı üstlenilmez bir önceki Şeyh Tarafından yazılı icazetle görevlendirilir. Denildigi gibi üslendi şeklinde olursa başkasıda üslenir o zama şeyh enfilasyonu olur günümüzde olduğu gibi. Mesela kendisiyle ilği ve alaksı bunmayan bir fiil ,bir olayı kendi üstüne alması veya kendine maletmesi üstlenmek olur. Nurettin coşan beyde aynen böyle üslenmiştir.
Bakınız alta yazacağım şeylerde Nurettin beyin Babsaı Dedesi ve diğer büyüklermiz ne diyor.[/url][/u][/b]
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
sunurriye
Paylaşımcı
Paylaşımcı



Kayıt: Jan 05, 2009

Mesajlar: 6
Haftalık Puan: 0

Tarih: Pts Oca 05, 2009 6:31 pm

MevlanaHalid-i Bağdadi (KS)
Şimdiki zamanda ise şeyhlik,süluk ile mürşid-i kamilden me'zuniyyete münhasır olmayıp, ekseriyya babadan kalıyor...
Bunlara "müteşeyyih"denir(ya'ni yalancı şeyh,uydurma şeyh demektir)...
Risale-i Halidiyye Adab-ı Zikir Risalesi s.88

Amed Ziyaüddin Gümüşhanevi (KS)
Ancak kamil bir şeyhden tarıkat adabını alan kendisine apacık irşad izni verilen ve selefin sünneti üzere hırka
geydirilerek yazılı icazet verilen kişi şeyh olabilir...
Gümüşhanevi Cami u usul s.35 el Hani el-Behcetü s saniyyes.10 İrfan Gündüz HalidiyyeTarıkatı Seha neşriyat s.241

Mehmed Zahid Kotku (KS)
Babadan veya dededen mevrüs müteeşeyyih evlatlarla ilimsiz ve amelsiz şeyh kıyafetindeki kimselerle
musahabet caiz degildir.Herkim ki cenabı hak ile zamirim halisidir.Hakikir ütbeye erdim diyerek zahiri
şeriyata mukayyet olmaz ve tekelif-i şer iyenin kedisinden sukutu idda ederse iyi bilsinki böyle olan
kimseler dinde meftundur.İlhad zındıka ve ibahiyededendir.Böyleleriyle musahabetten sakınmanızı
tavsiye ederim zira semmi katildir... Mehmed Zahid Kotku Tasavvufi ahlak cilt.2 s.230

Mahmud Esad Coşan (KS)
Bir takım tekke tomarları vardır. Tekede rulo halinde bulunan kağıtlar vardır..Anenevi olarak sandık içinde
şeyhten şeyhe intikal eder. Herkes orada kendi adını kimlere hilafet verdiğini yazar. Böyle bir secere aşağıa kadar gelir...
Mahmud Esad Coşan Hacı Betaş-ı Veli ve Makalat Seha Neşriyat 7 Ksım 1992 Ankara sohbeti Seha 184 Sohbet seri 29 s.3
Sadece kayıtlı üyeler görebilir
Hemen ücretsiz kayıt olabilirsiniz!
Kayıt olunuz veya Giriş yapınız
Sadece kayıtlı üyeler görebilir
Hemen ücretsiz kayıt olabilirsiniz!
Kayıt olunuz veya Giriş yapınız

 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
mekkelim
Acemi
Acemi



Kayıt: Feb 10, 2009

Mesajlar: 2
Haftalık Puan: 0

Tarih: Sal Şub 10, 2009 2:24 am

PROF. DR. MAHMUD ES'AD COŞAN RH.A

(14 Nisan 1938 - 4 Şubat 2001)

14 Nisan 1938 yılında, Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinin Ahmetçe köyünde doğdu. Babası Halil Necâti Efendi, annesi Şâdiye Hanım'dır. Anne ve baba tarafından soyu, Buhàra'dan Çanakkale'ye göç etmiştir.

Küçük yaşta iken ailesi İstanbul'a taşındı. 1950'de İstanbul Vezneciler İlkokulu'nu, 1956'da Vefa Lisesi'ni bitirdi. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap-Fars Filolojisi Bölümü'ne girdi. Arap Dili ve Edebiyatı, İran Dili ve Edebiyatı, Ortaçağ Tarihi ile Türk-İslâm Sanatı sertifikalarını alarak, 1960 yılında Edebiyat Fakültesi'nden mezun oldu.

Aynı yıl, Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi'nde açılan asistanlık imtihanını kazanarak, Klasik-Dinî Türkçe Metinler Kürsüsü'ne asistan olarak girdi. Fakülte yayın komisyonunda iki yıl sekreterlik yaptı. 1965 yılında, XV. Yüzyıl şairlerinden olan Hatiboğlu Muhammed ve Eserleri konusunda doktora tezi vererek ilâhiyat doktoru ünvanını aldı. 1967-1968 yıllarında Ankara Yükseliş Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu'nda Türkçe ve Hümaniter Bilgiler derslerini verdi.

Askerlik görevine Tuzla Piyade Okulunda başladı (15 Ekim 1971). Ağrı Patnos'ta yedeksubay olarak tamamladı (31 Aralık 1972).

1973 yılında, Hacı Bektâş-ı Velî, Makàlât adlı doçentlik tezi ile doçent ünvanını aldı ve Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Türk-İslâm Edebiyatı Kürsüsü'ne öğretim üyesi olarak tayin edildi. 1977-1980 yıllarında Sakarya Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi'nde Türk Dili ve Edebiyatı dersleri verdi. Yurtdışında çeşitli üniversitelerde misafir öğretim üyeliklerinde bulundu.

1982 yılında, "İbrâhim-i Müteferrika ve Risâle-i İslâmiyye" isimli takdim teziyle ilâhiyat profesörü oldu. Sosyal ve kültürel faaliyetlere daha fazla zaman ayırabilmek düşüncesiyle, 1987 yılında emekliliğini isteyerek üniversiteden ayrıldı.

* * *

Edebiyat Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, 1960 yazında Mehmed Zâhid Kotku Hazretleri'nin kızı Muhterem Hanım'la evlendi. Aynı yılın sonbaharında, Ankara İlâhiyat Fakültesi'ndeki asistanlık görevi dolayısıyla Ankara'ya taşındılar.

İlâhiyat Fakültesi'ndeki öğretim üyeliği yıllarında, Hocaefendi'nin kapısı herkese açıktı. Öğrencilerin çok sevdiği ve saygı gösterdiği bir kimseydi. Talebe gelir, kapıyı çalar, derdini anlatır, cevabını alır, müsterih bir çehre ile ayrılırdı. Olaylı ve kavgalı zamanlarda öğrencilerin arasına girer, onları akl-ı selime davet eder, kavgaları önlemeye çalışırdı.

1960'lı yıllarda fakültede resmî ders olarak Kur'an-ı Kerim dersi yoktu. Öğrenciler kendi gayretleriyle, Arapçadan, Farsçadan faydalanarak Kur'an-ı Kerim öğrenmeğe çalışıyordu. Bunu gören Hocaefendi, müsait zamanlarında hasbî olarak, isteyenlere Kur'an-ı Kerim ve Osmanlıca dersleri veriyordu. Öğrencilerini bilimsel araştırmalara, master ve doktora yapmaya teşvik ederdi.

Öğretim üyeleri arasında saygınlığı vardı. Sahasında söz sahibi idi. Özellikle Türk-İslâm edebiyatında, ilk müracaat edilen kimseydi.

Komşuluk ilişkileri çok mükemmeldi. Bütün yorgunluklarına ve yoğunluklarına rağmen, komşularına da vakit ayırırdı. Karşılıklı ziyaretleşmeler olurdu. Ziyaretlerde tebessümü eksik etmezdi. Ziyaret sırasında, kütüphaneden uygun bir kitap alır, orada bulunanlardan birisine bir yer açtırırdı. Sonra oradan bir miktar okuyarak sohbet ederdi.

Mehmed Zâhid Kotku Hazretleri, hemen her yıl Ankara'ya gelir, evlerinde bir süre misafir kalırdı. Ankara'nın çeşitli semtlerinde, çevre ilçelerde sohbetler, ziyaretler olurdu. Bazen da M. Es'ad Hocaefendi'yi de yanına alır, Anadolu'nun muhtelif şehirlerine beraber seyahat ederlerdi.

* * *

Mehmed Zâhid Kotku Efendi'nin bizzat elinden tutarak kürsüye oturtması ile, İskenderpaşa Camii'nde hadis derslerine başladı (1977). Hafta sonlarında İstanbul'a gidiyor, hadis dersini yapıp Ankara'ya dönüyordu.

Mehmed Zâhid Efendi'nin hastalığında, ameliyatında hep yakın hizmetinde bulundu. Son demlerinde de yanıbaşındaydı. Onun arzusu üzerine, 13 Kasım 1980 günü vefatından sonra, yazılı icazetiyle post'a oturmuştur.

Tasavvufî nisbeti; hocası Mehmed Zâhid Efendi vasıtasıyla Nakşibendî Tarikatı'nın, Hàlidiyye kolunun, Gümüşhâneviyye şubesidir. Ayrıca Kàdiriyye, Sühreverdiyye, Kübreviyye, Çeştiyye tarikatlarından da irşada me'zundu.

Onun döneminde hadis derslerine ilgi daha da arttı. Cemaat yer bulamadığı için camiye ilâveler yapıldı, ders dinlenilecek yerler beş-altı kat genişletildi. Caminin yanındaki eski binalar alınarak camiye katıldı. Ayrıca Ankara, İzmir, Bursa, Sapanca, İzmit ve Eskişehir'de mutad hadis dersleri başlatıldı.

Mehmed Zahid Kotku Efendi'nin emri üzerine kurduğu "Hakyol Vakfı"nın çalışmalarıyla bizzat ilgilendi, muhtelif yerlerde şubeler açtırdı. Eğitim ve yardımlaşma faaliyetini yaygınlaştırmak için çalışmalar yaptı. Sanat ve kültürle ilgili çalışmalar yapmak üzere "İlim, Kültür ve Sanat Vakfı"nı, sağlık hizmetleri için "Sağlık Vakfı"nı kurdurdu. Hanımların eğitimiyle ilgili olarak "Hanım Dernekleri"nin; çevre ile ilgili çalışmalar yapmak üzere "İlim, Ahlâk, Kültür ve Çevre Dernekleri"nin kurulmasını ve yaygınlaştırılmasını teşvik etti. Bu çalışmalarla toplu-mun güzel amaçlar için bir araya gelmesini, organize olmasını sağlamaya çalıştı.

Vakıflara ait, harabe haline gelmiş birtakım ecdad yadigârı eserlerin tamir ve tecdidiyle ilgilendi. Onların gayesine uygun olarak tekrar faaliyete geçmesini temin etti. (Ahmed Kâmil Tekkesi, Selâmi Mustafa Efendi Tekkesi, Şeyh Murad Efendi Dergâhı, Şadiye Hatun Şifâ Külliyesi... )

Eğitimin yaygınlaştırılması için basın ve yayın çalışmalarıyla ilgilendi. 1983 Eylülünde İslâm dergisi, 1985 Nisanında Kadın ve Aile ve İlim ve Sanat dergisi yayınlanmaya başladı. Daha sonra Gülçocuk dergisi çıkartıldı. Sağlık ve bilimle ilgili konularda ise Panzehir dergisi yayınlandı. Vefa Yayıncılık adına yayınlanan bu dergilerle yakından ilgilendi ve makaleler yazdı.( Bu dergiler Es'ad Coşan Rh.A tarafından Teşvik edilerek Müslümanların parası ile açıldı. Her bir kuruşu Müslümanlar ekmek pasından keserek bu dergilere ve diyer hizmet kuruluşlarına desdek ediyorlardı. Es'ad Efendi zorunlu yurt dışında idi. Oğul Nurettin bey 1998 Haziranında yayın hayatlarını sonlandırdı.)

Bu dergiler ilgilendikleri sahalarda kamuoyuna önderlik ettiler. Yayınladıkları yazılarla, araştırma dosyalarıyla ve İslâm dünyasından haberlerle halkımızın bilgilenmesine ve bilinçlenmesine katkıda bulundular. İyimser, ümit verici, yol gösterici yazılarla pek çok hayırlı gelişmelere sebep oldular. Haklarında sempozyumlar, doktora tezleri yapıldı. Bir ara İslâm dergisinin tirajı yüzbini aştı. İslâm ve Kadın ve Aile dergileri, 1998 Haziranına kadar aksamadan yayınlarını sürdürdüler.

Kitap yayıncılığı için Sehâ Neşriyat'ı kurdu; çeşitli dinî, edebî, tarihî, kültürel eserler neşredildi. Yayıncılığın geliştirilmesi, haftalık ve günlük yayınlara geçilebilmesi için çalışmalar başlattı. Onun gayretleriyle bir matbaa tesis edildi (Ahsen), dizgi tesisleri kuruldu (Dehâ).( Aynı şekilde Seha neşriyat Ahsen tesisleride Müslümanların yardım ve bağışları ile meydana gelmişti buralada Oğul Nurettin tarafından sattılarak yok edildi. Şimdi adını değiştirerek (Sıla) olmuştur.)

Sesli ve görüntülü yayıncılık alanında hizmet etmek, millî ve mânevî değerlerimize uygun yayınlar yapmak üzere, Ak-Radyo (AKRA) adı altında bir müessesenin kurulmasına öncülük etti (1992). Halen İstanbul'dan radyo yayınları yapılmakta; bu yayınlar uydu vasıtasıyla Türkiye'nin her yerinden, Orta Asya'dan ve Avrupa'dan dinlenebilmektedir.

Onun teşviki ile Ak-Televizyon adı altında Marmara Bölgesine yönelik bölgesel televizyon yayını başlatıldı (1997).
( Malesef Ak-Televizyonda aynı akibete uğradı. Esad efendi basının önemini herzaman söylerdi. Onun için Cemaat maddi ve manevi seferber olup Ak-Televizyonu kuruldu. Bazı basında pahalı ve son model Tekneloji ile donatıldığı yazılıyordu. Bu Ak- televizyonda bizimde tuzumuz vardı. Televzyona göre çok az ama bana göre önemli miktardı. Buda Oğul Nurettin sattı parası nereye gitti ne oldu akibeti mechul.

Basın-yayın alanında Sağduyu isimli günlük bir gazete yayınlandı (3 Mayıs 1998 - 11 Temmuz 1999).
Sağduyu gazeteside aynı kişinin hışmından kurtulamadı Es'ad Efendi hazretleri yurt dışından ne kadar çırpını kapatmayın diye ama engel olamadı kapanmasına. O tarihde hem yardım hemde üç-beş aylık peşin verip abone olmuştuk.)
Kaliteli bir eğitimi temin etmek amacıyla, özel eğitim kurumlarının kurulmasını teşvik etti. Çeşitli illerde ilkokul öncesi, ilkokul ve orta öğrenime yönelik eğitim tesisleri, okullar ve dersaneler kurdurdu. (Asfa) ( Bu kurumlarda aynı şekilde müslümanların parası ile kurulmuş ama hepsi satılmış. Mesela Asfa satılmış ama satılmamış havasında alanlar devam ediyor.)

Halka güvenilir bir sağlık hizmeti verilmesi için poliklinikler ve hastaneler açılmasını teşvik etti. Buna bağlı olarak başta İstanbul olmak üzere bir çok ilde sağlık kuruluşları hizmete açıldı. (Hayrunnisâ Hastanesi, Esmâ Hatun Hastanesi, Afiyet Hastanesi...) Buralada farklı değil. En çok üzüldüğüm Hayrunnisa hastanesinin hayrını kadırdılar nisa,sı kaldı.)

Yurtdışındaki müslümanlarla diyaloğu sağlamak, ziyaretleri kolaylaştırmak amacıyla İskenderpaşa Turizm (İSPA) adı altında bir seyahat acentası kurulmasına öncülük etti. Bu şirket vasıtasıyla hac ve umre programları, çeşitli yurt içi ve yurt dışı geziler; aile ve eğitim toplantıları düzenlendi. Ne yazıkki Esad efendi yurtdışında iken oğul Nurettin burayıda sattı.)

İlmî seviyesi yüksek hocalar yetiştirmek amacıyla İstanbul'da, Ankara'da, Konya'da ve Bursa'da hadis ve fıkıh enstitüleri açtırdı. Buralarda ilâhiyat fakültelerinde okuyan veya mezun olan kimselere, özel hocalardan Arapça, hadis, tefsir ve fıkıh dersleri verdirilmesini temin etti.(Buralar hiç kalmadı)

Aynı şekkide FUZUL otomativi kurdudu.(Malesef bu şirketide Oğul Nurettin sattı.)

Sohbet ve vaazlarına yurt içinde ve yurt dışında büyük ilgi gösterilmesi ve çeşitli yerlere davet edilmesi, onun çok seyahat etmesine neden oldu. Avrupa'da, Kuzey Amerika'da, Afrika'da, Orta Asya'da ve Avustralya'da pek çok ziyaretler, vaazlar, sohbetler yaptı; eğitim programlarına katıldı.

Her yıl hac ve umre dolayısıyla değişik ülkelerden gelen müslümanlarla görüştü, diyalog kurdu. Hakkı ve hayrı, iyiyi ve güzeli tebliğ etme yönünde şumüllü ve verimli çalışmalar yapmaktan bir an bile geri kalmadı. Çevresini de daima bu tür çalışmalara teşvik etti.

1997 Mayıs'ından itibaren hizmetlerini yurtdışında sürdürdü. 1998 yılında Avustralya'nın Brisbane şehrine yerleşti. Tebliğ ve irşad çalışmalarını Avustralya'nın her tarafına yaygınlaştırdı. Pek çok yerde camiler, kültür merkezleri açıldı. Brisban'daki camide, her gün sabah ve yatsı namazlarından sonra, hadis sohbeti yapıyordu.

Radyo sohbetleri yine devam etti. Cuma günleri Ak-Radyo'da yapmakta olduğu hadis sohbetlerine ilâve olarak, salı günleri tefsir sohbetleri yapmaya başladı (29 Eylül 1998). Fâtiha Sûresi'nden başladı. Her sohbette birkaç ayet-i kerime okuyup, izah ediyordu. Vefat etmeden önce yaptıkları son tefsir sohbetinde, Bakara Sûresi 224. ayetine kadar gelmişlerdi.

4 Şubat 2001 (10 Zilkade 1421) Pazar günü, bir cami açılışı yapmak için Grifit şehrine giderlerken, Avustralya yerel saatiyle 12'de (Türkiye saatiyle 04'te) Sydney civarında, Dubbo kasabası yakınlarında damadı Prof. Dr. Ali Yücel Uyarel'le birlikte trafik kazasıyla şehit edildi. Ani şaadetleri(ani Şaahadet değil şehid edileceğini hem zahiri hem batıni olarak biliyor ve haberini almıştı) ailesi, yakınları, sevenleri ve bütün müslümanlar tarafından derin bir üzüntüyle karşılandı.

Mübarek naaşları, Sydney'de Auburn Gelibolu Camii'nde kılınan cenaze namazından sonra Türkiye'ye getirildi (8 Şubat Perşembe). 9 Şubat Cuma günü, Fatih Camii'nde yüzbinlerin iştirak ettiği muhteşem bir cenaze namazından sonra, tekbirlerle, salevatlarla, dualarla, gözyaşlarıyla, Ebû Eyyûb el-Ensàrî Hazretleri'nin kabri civarında, Eyüp Mezarlığında toprağa verildi.
Mahmud Es'ad Coşan Rh.A Hazretleri dolu dolu yaşadı hizmetlerin en kalitesini başrı ile yaptı yapılması gerekenin herşeyi ömrü yetiğinçe yaptı Kendisinin ve cemaatinin üzeride oyunlar oynandı pilanlar yapıldı Degahın hizmet kuruluşları şirketleri yok edildi. Ne büyük himmetler varki bu yolda Kervan yürüyor Elhamdülillah. Bu yazıyı 2008 yılında iskenderpaşa.com sitesinden arşivime almıştım ama bu Esad Coşan Rh.A in tanıtımı silinmiş daha değişik yazılar konmuş bugünlerde Hayırdır inşallah. Bu kadar hızlı gelişmeler sonuçu Fatih camiinde cenaze namazında İslam tarihinde ve tasavvuf tarihinde ilk ve şaşırtıçı bir olay yaşandı Nurettin coşan Şeyhliğini ilan etti. Cenaze Namazında bende vardım o kalabaşlığın içerisinde birisi Gümüşhanevi Dergahının malını bitirdi şimdi sıra cemaati dağıtmada diyordu. Gelişen olaylara bakıyorum. o ses kulaklarımda çınlıyor.Şeyhlik ilan etme veya bir Şeyhin Postuna oturma böylemi olur açaba Bu konuda şeyh nasıl ilan edilir nasıl olmalı nasıl olur Esad Coşan Rh.A Efendiye müracat edelim.

Mahmud Esad Coşan (KS)
Bir takım tekke tomarları vardır. Tekede rulo halinde bulunan kağıtlar vardır..Anenevi olarak sandık içinde
şeyhten şeyhe intikal eder. Herkes orada kendi adını kimlere hilafet verdiğini yazar. Böyle bir secere aşağıa kadar gelir...
Mahmud Esad Coşan Hacı Betaş-ı Veli ve Makalat Seha Neşriyat 7 Ksım 1992 Ankara sohbeti Seha 184 Sohbet seri 29 s.3

Bu dergahın aciz bir talebesi olarak Rulo halindeki icazetnamelri ve kime hilafet verdiyse onu görmek isterim dahası kimde ise iyiniyetinin göstergesi olarak bunları ortaya koysun.

(MEKKELİM)
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
mekkelim
Acemi
Acemi



Kayıt: Feb 10, 2009

Mesajlar: 2
Haftalık Puan: 0

Tarih: Pts Şub 16, 2009 1:19 am

KRİTİK-ANALİTİK DÜŞÜNMEYİ ÖĞRENMELERİNE DESTEK OLMAMIZ LAZIM.

Gelişmeleri doğru değerlendirme ve anlama yeteneği geliştikçe iyi insanların dünya politikalarına daha aktif ve belirleyici rol almaları ve iyiliği ön plana çıkarma fırsatları doğacaktır. Dolayısıyla herkes kendi işiyle meşgul olsun kavramını iyiler, gidişatı kendi istikballeri açısından kavrayıp doğru olan yöne gelişmeleri yönlendirsin diye kampanyalar yapmamız lazım.

M.Nureddin COŞAN
-------------------------------------------------------------------------------------
Nureddin Coşan Efendiden Allah razı olsun. Muhterem Babası Esad Coşan Rh.A Hazretleri 1997 yılında Derğahın şirketlerinin yetkilerini Nureddin Efendiye vererek mecburi yurt dışına çıktı
Nureddin beyde tek tek sattı ve herşeyi bitirdi kendiside kayboldu gitti. Ve Filen bizlere ( KRİTİK-ANALİTİK Düşünmeyi öğretmiş oldu.
Karşıma bir islami faliyet çıktımı hemen KRİTİK-ANALİTİK Düşünmeye başlıyorum. Acaba budamı Müslümanlara şirketler kurdurup okus pokus edip sonradan KRİTİK-ANALİTİK Düşünmeyi öğetecek diye aklıma geliyor.
MEKKELİM
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
firtina61
Mega Paylaşımcı
Mega Paylaşımcı



Kayıt: Dec 02, 2007
Nereden: almanya
Mesajlar: 1021
Haftalık Puan: 0

Tarih: Sal Şub 17, 2009 3:01 am

tskler

_________________
kisi sevdigi ile beraberdir (hz Muhammed sav)

 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
baayan
Acemi
Acemi



Kayıt: Jul 19, 2009

Mesajlar: 2
Haftalık Puan: 0

Tarih: Pzr Tem 19, 2009 4:25 pm

8 senedir esat hocadan ders aldım çok iyi birisi çok seviyorum Shocked
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
baayan
Acemi
Acemi



Kayıt: Jul 19, 2009

Mesajlar: 2
Haftalık Puan: 0

Tarih: Pzr Tem 19, 2009 4:26 pm

8 senedir esat hocadan ders aldım çok iyi birisi çok seviyorum Shocked
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
takipci33
Geçerken Uğramış
Geçerken Uğramış



Kayıt: Sep 10, 2009

Mesajlar: 1
Haftalık Puan: 0

Tarih: Cum Eyl 18, 2009 11:40 pm

hocamızdan llahrazı olsun
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
YIRTICI1907
Geçerken Uğramış
Geçerken Uğramış



Kayıt: Feb 05, 2010

Mesajlar: 1
Haftalık Puan: 0

Tarih: Cum Şub 05, 2010 9:21 pm

Teşekkürler Shocked Teşekkürler Teşekkürler Teşekkürler Smile Sad
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
nisanur18
Acemi
Acemi



Kayıt: Mar 21, 2010
Nereden: bursa
Mesajlar: 4
Haftalık Puan: 0

Tarih: Pzr Mar 21, 2010 12:26 pm

ben bu siteye yenı uye oldum bı soru sormak istıyorum izin verirseniz ?? bende hoca efendinin kursalrından yararlanmak istiyorum ama nasıl yararlana bilirim Question Crying or Very sad
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
nisanur18
Acemi
Acemi



Kayıt: Mar 21, 2010
Nereden: bursa
Mesajlar: 4
Haftalık Puan: 0

Tarih: Pzr Mar 21, 2010 12:44 pm

Shocked dualarımız hoca efendiyle Teşekkürler
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
salihemir
Geçerken Uğramış
Geçerken Uğramış



Kayıt: Jul 25, 2010

Mesajlar: 1
Haftalık Puan: 0

Tarih: Pzr Tem 25, 2010 5:00 pm

siz bu yazıyı yazalı uzun zaman olmuş ama ben yardımcı olmak isterim eğer hala istiyorsanız şehrinizi söylerseniz daha da yardımcı olurum inşallah
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
emrah_27
Geçerken Uğramış
Geçerken Uğramış



Kayıt: Apr 29, 2011

Mesajlar: 1
Haftalık Puan: 0

Tarih: Cum Nis 29, 2011 6:20 pm

allah kelamını yayan herkese allah mükafatını ahirette verecek tir allah sizden ve sizin gibilerinden razı olsun eselemüalyküm Teşekkürler
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
kartal33
Moderatör
Moderatör



Kayıt: Jun 15, 2011
Nereden: KOMŞU GALAKSİDEN
Mesajlar: 9709
Haftalık Puan: 0

Tarih: Prş Hzr 30, 2011 9:01 am

m.esad coşan hoca efendinin radyodanda olsa sohbetini dinledim.rabbim o değerde bir alimi bize bağışlasınki hadis ilmi ilerlesin

_________________
İSLAM KILIÇ GİBİDİR BARIŞ ZAMANINDA KININDA CİHAD ZAMANINDA DÜŞMANIN BOĞAZINDA OLUR KARTAL 33

AKIL ADAMI TERK EDERSE DELİ ADAM AKLI TERK EDERSE MECZUP DERLER KARTAL33

KULA BELÂ GELMEZ HAK YAZMADIKÇA
HAK BELÂ YAZMAZ KUL AZMADIKÇA
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    ilahi.org Forum Ana Sayfası » İslam Büyükleri Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa 1, 2  Sonraki
1. sayfa (Toplam 2 sayfa)

Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Bu konuya ait etiketler :
mahmut esat cosan , mahmut esat cosan hoca , t , esat cosan hoca , mahmutesatcosan ,






Nukro2 tarafından düzenlenmiştir. © 2008
Nukro2 Teması - Nukro2 tarafından hazırlanmıştır. © 2008
Tasarım&Güvenlik: Nukro2
Zor başarılır, imkansız zaman alır...

 

Code & Theme and Security by Nukro

Bu sitedeki yazılardan yazarları sorumludur. ilahi.org sorumlu tutulamaz.
Sitemizdeki reklamların içerikleriyle ilşkimiz yoktur. Reklam Gizliliği

Nukro internet hizmetleri ©2008