Giriş Yap
Üye Adı
Şifre
Mini Sohbet
uveys26: NE ZAMAN Kİ HAK MUHABBETİNİN YERİNİ SİYASİ TARTIŞMALAR ALDI İŞTE O VAKİT İLAHİ ORG İLAHİYATINI KAYBETMEYE BAŞLADI MANEVİ FAKİRLİĞİN İÇİNE DÜÇAR OLDU NE YAZIK VE NE KÖTÜ...
kadirdeli: nasılsınız
Darultebligat: Aleykum selam sizede hayırlı günler
kadirdeli: selamun aleyküm. hayırlı günler.
atilla27: bu nasıl soru tabiiki hpimiz ALLAHA iman edip ona inanıyoruz
siyah-6: allaha inanan kaç kişiyiz
siyah-6: mehmet ordamısın
siyah-6: bisey sorabilir miyim arkadaslar
siyah-6: sa
by_mostar: aleykümselam
emre1314: Aleykümselam
MehmetSezginler: SELAMÜN ALEYKÜM
emre1314: Sabırla yola devam siteden soğumayalım zamanla daha güzelleşir inşallah
emre1314: aleykümselam
supermaus: namaz
safsofi: arsultan hakli bende çok doğdum siteden eskiden cikmazdim nerdeyse. arsultan ablanim attigi URL de biir adam çok çirkin küfürler yazmis adamin profili bile küfür ve çok oluyor bunlar boylelerini üyelikleri derhal iptal edilmeli küfürlü yazılar şilinmeli adminleer görevlerini yapmiyorlar
Selimi: SELAMÜN ALEYKÜM. NASILSIN EMRE ?
Selimi: ADMİN ARANIYOR. NUKRO ARANIYOR. NUKRO, BYMOSTAR, BAYRAM NERELERDESİNİZ ?
Selimi: ADMİN ARANIYOR ! NUKRO ARANIYOR ! ARA Kİ BULASIN.KİMSENİN BAKTIĞI YOK. SALDIM ÇAYIRA MEHMET, MEVLÂM KAYIRA MEHMET !
arsultans: yanlış anlaşılmasın sakın benim rahasuızlığım lkinkini verdiğim konunun mesaj sahibidir daha öncede bir kaç kez silipo ikaz etmiştim,uyarılarım dikkate alınmadığı içişn siteden ayrılma kararı aldım ,kimse üstüne alınmasın...
arsultans: adminlere sesleniyorum neden arasıra çıkıpta siteyle ilgilenmiyorsunuz bu siteye ayıracak 5 dakikaızda mı yok,küfürbazların durağı oldu yazık bunca emek ve hassasiyetebazı pislikleri uyardığım halde umursamıyorsunuz ben kendi başıma çaresiz kaldım silmekten usandım ama sizler bu pislikleri görmememkte kararlı davranıyorsunuz,maale sef internetimde soruyn olduğu için bütün çabalarıoma rağmen bu terbiyesizliği gideremedim,herkes özellikle benim yazı ve paylaşımlarımı beğenmeyenler rahat olsun ben bu sorumluluğu taşıyamayacağım,burda ki güzel insanlarada kolay gelsin diyorum haklarını helal etsinler varsa herkese hakkım helal [URL]
arsultans: aminnnn,cümle islam aleminin inşallah...
yaramaz1: ELLAH kabul etsin inşallah
yaramaz1: dua et
arsultans: Allah iyiylik versin kardeşime ,müsaaden olursa namaz vakti..
yaramaz1: idare eder
arsultans: hamdolsun iyiyim sen nasılsın bakalım..
yaramaz1: nasılsın baki
yaramaz1: bekliyem haaaaaaaa
arsultans: aleykümselam ,hayırlı akşamlar..
yaramaz1: selamun aleyküm
arsultans: [URL]
arsultans: adminlerden biri burda olsaydı...
arsultans: benim bilgim yok denecek kadar az bu konuda ,kusura bakma yardımcı olamayacağım ...
arsultans: Allah kolaylık versin inşallah,Allaha emanet ol kardeşim...
temelyilmaz: Mavera İslam Ansiklopedisi Nerden İndirme Yapabilirim Yardımcı Olurmusunuz
temelyilmaz: Mavera İslam Ansiklopedisi
emre1314: oğlanı okula götüreceğiz hazırlanıyoruz Allaha emanet olun
arsultans: ve aleyna aleykümselam can kardeşim...
emre1314: Selamunaleyküm
yaramaz1: aleyküm selam sanada inşallah
arsultans: selamünaleyküm,hayırl ı günler...
arsultans: Allah hepimizi ıslah ede...
yaramaz1: iyi ben çıktım
yaramaz1: ELLAHIM SENİ İSLAH ETSİN EMİ
arsultans: aleykümselam ve rahmetullahi ve berakatuhu,hayırlı sabahlar...
yaramaz1: selamun aleyküm hayırlı sabahlar
yaramaz1: aleyküm selam
mahmut00: slemun alaykum
Darultebligat: Inşallah
Sohbet arşivi >>

Üyeler sohbet edebilir.Lütfen
Giriş Yapın ya da Üye Olun
Menü
 Anasayfa
 İndirme
 Forumlar
 İlahiler
 İslami Filmler
 Tasavvufi Yazılar
 İslami Yazılar
 Hatim Bölümü
 Oyunlar
 You
 Üye Profiliniz
 Üye Mesajlarınız
 Üye Listesi
 Üye Olun
 Bizi Önerin
 Bize Ulaşın
Popüler Konular
En Popüler Konular (Sayfa 1)
En Popüler Konular (Sayfa 2)
En Popüler Konular (Sayfa 3)
En Popüler Konular (Sayfa 4)
En Popüler Konular (Sayfa 5)
En Popüler Konular (Sayfa 6)
En Popüler Konular (Sayfa 7)
En Popüler Konular (Sayfa 8)
Arşiv
İlahi Sözleri
Programlar
Videolar
İslami Paylaşım
Resimler
Sahabeler
İslam Büyükleri
İslam Tarihi
İlmihal
Şiirler
Hikayeler
Dosya Paylaşımı
Komik Yazılar
Fıkralar
Havadan Sudan
Mental Aritmetik eğitmenler ve akademisyenler tarafından oluşturulmuş bir beyin geliştirme programıdır. Devamını Görmek için: Mental Aritmetik
ilahi.org :: Başlığı Görüntüle - NAKŞİBENDİLİK NEDİR?
NAKŞİBENDİLİK NEDİR?
ilahi.org Forum Ana Sayfası » İslami Paylaşım
SSS Arama Üye Listesi Gruplar Profil Giriş Özel mesajlarınızı kontrol etmek için login olun

Konu: NAKŞİBENDİLİK NEDİR?

yardım edecek varmı <-- Önceki Konu |

| Sonraki Konu --> ***sivassporlular***






Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder   
NAKŞİBENDİLİK NEDİR? Sayfa 1, 2, 3  Sonraki
osmanserhat
Moderatör
Moderatör



Kayıt: Mar 16, 2008
Nereden: ERZURUM
Mesajlar: 4690
Haftalık Puan: 0
NAKŞİBENDİLİK NEDİR?
Tarih: Sal Tem 01, 2008 10:33 pm

NAKŞİBENDİLİK NEDİR?

Nakşibendî terbiye okulu, hicri: 791, miladi: 1389 tarihinde vefat eden Hace Muhammed Bahauddin Nakşibend Hz.lerinin temel usullerini belirlediği bir manevi terbiye sistemidir. Onun adına nispet edilerek “Nakşibendîlik” diye anılmaktadır.

Bu terbiye yolu ve usûlü, Şah-ı Nakşibend Hz.leri ile başlamış değildir. Kendisi bu yolun usûl, adap ve feyzini önceki büyüklerden almıştır. Bu terbiye yolunun usûl ve âdabı, silsile yolu ile Hz. Ebu Bekir Sıddık’a (r.a) ve ondan Hz. Resûlullah (s.a.v) Efendimize ulaşmaktadır. Terbiyenin başında ve merkezinde alemlere rahmet olan Hz. Resûlullah (s.a.v) Efendimiz bulunmaktadır. Bu terbiye yolunun temel özelliği gizli zikir ve ilahi muhabbettir. Bu zikir ve terbiye yolu, tarih içinde gelen mürşidlerin ismiyle farklı adlarla anılmıştır.

Hz. Ebu Bekir Sıddık’tan (r.a) sonra bu yola “Sıddıkiyye” ismi verildi. Hz. Beyazid-i Bistamî’ye (k.s) kadar bu isimle anıldı. Ondan sonra “Tayfûriyye” ismi verildi. Tayfur, Beyazid-i Bistamî’nin bir diğer adıdır. Hâce Abdulhâlik Gücdevanî Hz.lerine kadar bu isimle anıldı. Ondan sonra, “Hâcegâniyye” ismi verildi. Şah-ı Nakşibend Hz.lerine kadar bu isimle anıldı. Şah-ı Nakşibend Hz.lerinden sonra, “Nakşibendiyye” ismi verildi. Bu yol bu isimle İslam alemine yayıldı, meşhur oldu. Diğer kollardaki isimler zamanla unutuldu. Bu yol, Mevlana Halid Bağdâdi’den sonra “Nakşibendî Hâlidiyye” ismiyle de anılıp yayıldı. Bu gün Anadolumuzda yaygın olan kol “Halidiyye” koludur. Bu yol, günümüzde Şah-ı Nakşibend Hz.lerine nispet edilen meşhur ismiyle “Nakşibendîlik” şeklinde anılmaktadır.

Nakşibend, “nakş” ile “bend” kelimelerinden oluşmuş bir terkiptir. Bir isim değil sıfattır; ancak isim gibi meşhur olmuştur.

Nakş, bir şeyi bir yere nakşetmek, nakış gibi işlemek, hiç çıkmayacak hâle getirmek, mühür gibi kazımaktır.

Bend, Farsça bir isim olup, dilimizde hem isim, hem sıfat olarak kullanılmaktadır. İsim olarak, bağ, kelepçe, baraj, bent, kemer gibi manalara gelmektedir. Sıfat olarak, sıkıca bağlı, iyice bağlayan, kuvvetlice bağlanmış manalarına gelir.

Kalbe Allah zikrini hiç çıkmayacak şekilde nakış gibi işledikleri ve ondan hiç kopmadıkları için, gizli zikir sahiplerine Nakşibendî denmiştir.

Tarikat yol ve usul manasındadır. Tarikat bir din ve mezhep değil, dini anlama ve yaşama şeklidir. İnsanı terbiye için kurulmuştur. Tarikatlar terbiye için tercih ettikleri usullere ve zikirlere göre farklı adlarla anılmışlardır. Tasavvufun kaynağı, doğunun felsefesi, batının batıl dinleri değil, Kur’an ve sünnettir.

Bütün manevi terbiye yollarına kısaca “tasavvuf” denir.

Nakşibendi terbiyesi, gizli zikir usulü üzerine kurulmuştur. Bu usulü benimseyen büyük veliler tarafından geliştirilerek günümüze kadar gelmiştir. Bu usul ve adaplar bizzat Kur’an ayetlerinden, rahmet Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimizin sünnetinden ve O’nun şerefli Ashabının (r.anhüm) hâllerinden alınmıştır. Her şeyi ile Kur’an ve sünnete bağlıdır. Bu yolun usul ve âdapları, Kur’an ve sünnette ya açıkça belirtilmiş, ya da işaret, delalet ve sükût yoluyla kabul edilmiştir. Yani, İslam’ın ruhuna uymayan hiçbir şey yoktur.

Fakihler nasıl fıkıh alanında içtihat yapma yetkisine sahiplerse kâmil mürşidler de, ahlak ve terbiye alanında içtihat etme, yeni usuller belirleme yetkisine sahiptirler.

Bu terbiye sistemi yeni bir din değildir; dinin ahlak derslerini talim ve tatbik eden bir okuldur. Hedefi, insanı güzel ahlaka ve Allah rızasına ulaştırmaktır. Metodu, muhabbetle kalpleri Yüce Allah’a bağlamaktır. Temel usulü gizli zikir, toplu zikir, muhabbet, sohbet, rabıta, teveccüh, tasarruf, hizmet ve edeple nefsin çirkin sıfatlarını ıslah etmektir.

Dinimizin bize öğrettiği amel ve edepler iki kısımda özetlenebilir:

1- Zahiri hâller: Vücudumuzun dış azaları ile yaptığı bütün ibadetleri içine alır. Yeme içme, temizlik, alış-veriş, aile hukuku gibi vazifeler de bu kısma girer. Bu vazife ve edepler fıkıh kitaplarında anlatılmaktadır. Hangi vazifeyi yapıyorsak, onunla ilgili ilahi emri ve edebi öğrenmemiz gerekir.

2- Batıni hâller: Kalbin gafletten uyanması ve zikirle ihya edilmesi, nefsin manevi hastalıklardan arındırılması, ruhun ilahi huzura yükselmesi, böylece insanın ilahi nur, ilim, aşk, edep ve güzel ahlaka ulaşmasıdır. Zahiren ve batınen terbiye olan insanın elde edeceği en büyük nimet güzel kulluktur. Bu hâle kısaca ihsan mertebesi denir. İhsanı yukarıda tarif ettik. Bu yol herkese açıktır. Bütün insanlar bu edeplere ve nimetlere davet edilmiştir.

Zâhirî ve bâtınî edepleri koruyan kimse ihsan mertebesini elde eder. Bu mertebeyi elde eden kimse Yüce Allah tarafından sevilir, O’nun huzurunda kabul görür. Kalbi ilahi sevgi, huşu, haya ve haşyet ile dolar.


Arifler Yolunun Edebleri-Semerkand yayınları

Seyyid Muhammed Saki Erol (Haşimî)


_________________
Mürşid-i kamilin nazarı nefsin gücünü azaltır.
Nefsi felç eden tek şey nazardır.
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
LEGEND-BURAK
Uzman Üye
Uzman Üye



Kayıt: Jun 23, 2008
Nereden: gebze
Mesajlar: 102
Haftalık Puan: 0

Tarih: Sal Tem 01, 2008 11:01 pm

Teşekkürler
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
__AZiZE_tuL_Kübra__
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Nov 15, 2006
Nereden: ALmanya
Mesajlar: 38395
Haftalık Puan: 0

Tarih: Çrş Tem 02, 2008 1:12 am

Tarikat yol ve usul manasındadır. Tarikat bir din ve mezhep değil, dini anlama ve yaşama şeklidir. İnsanı terbiye için kurulmuştur. Tarikatlar terbiye için tercih ettikleri usullere ve zikirlere göre farklı adlarla anılmışlardır. Tasavvufun kaynağı, doğunun felsefesi, batının batıl dinleri değil, Kur’an ve sünnettir.


Bütün manevi terbiye yollarına kısaca “tasavvuf” denir. -.----

BEnim hayat cizelgem budur iste,,,,,,mevla utandirmasin---------

Sadatin duasiyla...


Shocked

_________________
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
sofinisa
Süper Üye
Süper Üye



Kayıt: Jun 22, 2008

Mesajlar: 308
Haftalık Puan: 0

Tarih: Çrş Tem 02, 2008 1:21 am

siz dogruyu bılıyorsunuzda bılmeyene nasıl anlatcam bılmıyorum

insanlar yanlış yorumluyor tarıkatı hatta bırtakım ısım bıle takmışlar

valla bu konuda çok zahmet çekıyorum burda tekım desem yalan sayılmaz Sad

NE DIYIM RABBIM HAKKIMIZDA HAYIRLISINI VERSIN İNŞ

_________________
GECE UZUNDUR,ONU UYKU İLE KISALTMA,GÜNDÜZ AYDINLIKTIR,ONU GÜNAHLARLA KARARTMA
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
__AZiZE_tuL_Kübra__
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Nov 15, 2006
Nereden: ALmanya
Mesajlar: 38395
Haftalık Puan: 0

Tarih: Çrş Tem 02, 2008 1:27 am

ne derseler desinler...Rabbim SIZI biLsin_
anlatmak basta Örnek olmaktan gecer , iLk evveLa kendimiz yasamamiz gerek _ yasamak ve yasatmak,gerisi geLir EvveL ALLAH ve Sadatin yardimiyLa insALLAH....

en kalbi muhabbetlerimle.....

_________________
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
hakanaki
Paylaşımcı
Paylaşımcı



Kayıt: Jun 18, 2008

Mesajlar: 10
Haftalık Puan: 0

Tarih: Çrş Tem 02, 2008 4:36 am

Insan'in Allah'i ve elcisi Peygamberimiz ( S.A.V ) Muhammed'in yolundan gitmek icin herhangi bir tarikata ihtiyaci yoktur. Kitabimiz Kuran-i Kerim ve icerigi bellidir.

Tarikat falan da hikayedir.Hakiki iman, kalpte gizlidir. Mümin bunu bilir ve bunu yasar. Kitabin disindakini de tanimaz. Kim ki Allah-u Tealanin emir ve buyruklarinda belirttiginden ötesini asmaya calisir. Yeri bellidir.

Fatih Carsamba semtinde Manyasizade Cikmazinda cocuklugu gecmis biri olarak nacizane fikrimi söyledim.

Insallah yanlis anlasilmaz.Allah,inananlarin yaninda olsun.Amin
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
osmanserhat
Moderatör
Moderatör



Kayıt: Mar 16, 2008
Nereden: ERZURUM
Mesajlar: 4690
Haftalık Puan: 0

Tarih: Çrş Tem 02, 2008 7:18 am

hakanaki, üsteki yazıları okudnuz ise, bir bakın bakalım ne gibi hikaye var veya Allahın emirlerine aykırı bişe varmı?


Tarikat yol ve usul manasındadır. Tarikat bir din ve mezhep değil, dini anlama ve yaşama şeklidir. İnsanı terbiye için kurulmuştur. Tarikatlar terbiye için tercih ettikleri usullere ve zikirlere göre farklı adlarla anılmışlardır. Tasavvufun kaynağı, doğunun felsefesi, batının batıl dinleri değil, Kur’an ve sünnettir.


Bütün manevi terbiye yollarına kısaca “tasavvuf” denir. -.----



Kuran ve sünnet ışığında bir yol, bunu nasıl anlamadan hikaye dersiniz, tabiki yaşamak lazım, anlamak lazım, anlamadanda yorumda yapmamak lazım

_________________
Mürşid-i kamilin nazarı nefsin gücünü azaltır.
Nefsi felç eden tek şey nazardır.
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
hakanaki
Paylaşımcı
Paylaşımcı



Kayıt: Jun 18, 2008

Mesajlar: 10
Haftalık Puan: 0

Tarih: Çrş Tem 02, 2008 10:50 pm

Ben sekilcilige mantiken katilmiyorum. Mantigimin kabul etmedigi hic birseyi de ne beynim ne ruhum kabul eder. Insanin yaradilisi ve dogasi geregi ie de bu en normal olandir.

Kuran_i Kerim'i kitap, yüce Rabbimizi HAK, ve sevgili peygamber efendimizi de Allah'in elcisi olarak görüyorsak, bunun disinda herhangi bir edinime ya da yönlendirilmeye ihtiyacimizin olmadigini düsünüyorum.

Hic kimsenin inancla alakali konulari ne tekeline almaya ne de böyle yapilir demeye ne yetkisi ne de hakki vardir.

Tasavvuf konusu da Naksibendiligin tekelinde olan bir husus degildir.

Neyi nasil anlayip anlamadigimi da bana birakiniz. Islam dininde Allah ile kul arasina kimse giremez.

Allah katinda coban da aynidir ,filozof ta...

Ama tabii ki ne farjk varmis su naksibendilikte cok merak ettim.

Aydinlatirsaniz cok memnun olurum.
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
osmanserhat
Moderatör
Moderatör



Kayıt: Mar 16, 2008
Nereden: ERZURUM
Mesajlar: 4690
Haftalık Puan: 0

Tarih: Çrş Tem 02, 2008 11:07 pm

Neye karar verip vermeyeceğiniz tabiki size ait, çünkü yollar çift; birinde nur birinde kir akar, tercih size ait. Bu tercihi biz kendimize göre yapmışız. Günahıda sevabıda bizim boynumuzadır. Dinde de zorlama yoktur. Müminin bir özelliği şudur; Kendisinde olan birşeyi başkasında da olmasını ister. Bizim söylemek isstediğimiz bu. Yolumuz nakşibendilik yolu, kimsenin tekelinde olanda bir yol değil, Ehli sünnet vel cemaat yolu, Aşk ve Muhabbet yoludur, biz bunu böyle bildik ve böyledir.

Allah razı olsun, sadece biz söyledik, hakkınız helal edin

_________________
Mürşid-i kamilin nazarı nefsin gücünü azaltır.
Nefsi felç eden tek şey nazardır.
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
hakanaki
Paylaşımcı
Paylaşımcı



Kayıt: Jun 18, 2008

Mesajlar: 10
Haftalık Puan: 0

Tarih: Prş Tem 03, 2008 8:14 pm

Allah'i adinin zikredildigi her yer süphesiz ki, güzeliklerin ve iman nurunun oldugu bir yerdir. Bu acidan lütfen beni yanlis anlamayin.

Hasbel kader hayatin, daha dogrusu Mevlamin yazdigi ölcüde bir zamani geride biraktim. Ve ögrenme istegim hic bitmedi.

Ögrenmek istedigim nicin Naksibendilik. Yahut öyle olunmazsa nicin kir akan bir yolda olunuyor?

Sunu da özellikle söylüyorum ki; maksadim asla polemik yaratmak degil. Daha aciklayici bilgiler verirseniz, süphesiz. basta ben olmak üzere ilgisi olan herkes yararlanacaktir.

Kul olarak hakkim tabii ki size ve tüm mümin kardeslerime helal olsun.
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
osmanserhat
Moderatör
Moderatör



Kayıt: Mar 16, 2008
Nereden: ERZURUM
Mesajlar: 4690
Haftalık Puan: 0

Tarih: Prş Tem 03, 2008 9:10 pm

MÜRŞİDE İNTİSAB

İntisap, Kur’an ve sünnette anlatılan, övülen ve teşvik edilen biat etme amelinin kapsamı içindedir. Ne var ki, biat da intisap da çoğu müslümanların gündeminden tamamen çıkmış bulunuyor. Bazıları art niyetliler bu kavramları çeşitli çıkarlarına alet etmiş, bazıları da aslını öğrenmeden yanlış görüntü ve bilgilere aldanıp inkâra kalkmıştır

İntisabın dinimizde önemli bir yeri vardır. Mesele dinin ihyası, insanın ıslahıdır. Bu vazife, her devirde usulüne uygun olarak yerine getirilmelidir.

İntisap ya da biat... İşin adına değil, aslına bakılmalıdır. Bir farzı yerine getirmeye yardımcı olan şeyler de farz hükmünde olur. İnkârdan sakınmak, kibirden kurtulmak, ilahî emirleri ihlasla yerine getirmek, haramdan kaçmak, güzel ahlâklı olmak her müslüman için farzdır. Tasavvuf, bu farzları yerine getirmeyi hedeflemiş bir terbiye okuludur. İntisap, işte bu okula kaydolmaktır.

İntisap, hakkın ipine sarılmaktır. İntisap, cemaat olmaktır. İntisap hak yolunda bir rehbere bağlanmaktır. İntisap, Allah dostuyla Allah yolunda gitmek için akid yapmaktır. İntisap, terbiye görmüş bir kâmilin terbiyesine girmektir. İntisap, veliler kervanına katılmak ve nurlu silsileye tutunmaktır. İntisap, kâmil mürşitle manevi bağ kurmak ve onunla Allah için dost olmaktır.

Biat ve intisap işinde asıl olarak iki taraf vardır; birisi Allahu Tealâ, diğeri de, kul. Mürşidin yaptığı iş, kulun Allah’a giden yolunu açmak, bu yolda ona şahitlik yapmak ve delil olmaktır. İntisaptan gaye mürşid değil, Allahu Tealâdır.

Tasavvuftaki intisaba, “inâbe”, “el alma”, “el verme”, “tevbe etme” de denir. bütün bunlar aynı şeydir. Bir hak talibi müridin, mürşidine sadık ve bağlı kalacağına, Allah için, Allah yolunda onun terbiyesine teslim olacağına, haramlardan kaçıp helal ve hayırlara sarılacağına, günahlardan tevbe edip bir daha yapmayacağına dair söz vermesine ve buna Allah’ı, Rasulünü ve mürşid-i kâmili şahit tutmasına intisap denir.

İntisabın Kur’an ve Sünnet’ten delili çoktur. Rasulullah (A.S.), Allah’ın birliğini kabulden sonra, ashabıyla tek tek ve toplu halde takva, ibadet, güzel ahlâk, cihad ve hizmet için pek çok sözleşme yapmıştır. Buna biat denir. Bu biat uygulaması sonraki devirlerde devlet idarecileri ve maneviyat önderleri için birer örnek olmuştur.

Kur’an’da biat

Cenab-ı Hak Kur’an-ı Hakim’de biatı değişik ayetlerde zikrederek, şekil ve hedefini şöyle belirtmiştir:

“Rasulüm! Sana biat edenler hiç şüphesiz Allah’a biat etmektedirler. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim yaptığı ahdini bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah ile yaptığı ahdine vefa gösterirse, Allah ona büyük bir mükafat verecektir.” (Fetih/10)

“Ey Peygamber! Mü’min kadınlar, seninle biat etmeye geldikleri zaman, biatlarını kabul et ve onlar için Allah’dan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.” (Mümtehine/12)

(Sünnet’teki biat şekillerini, “Mürşid-i Kâmile İntisabın Şekli ve Gayesi” adlı eserimizde genişçe işlemiştik. Delil ve örnekler için oraya bakılmalıdır.)

Mürşide intisabın şekli

Biat ve intisabın özü, kalbin teslimiyeti ve sağlam niyettir. Şekiller alamettir, gaye değildir. Ancak bunun zahiren bir usul ve adabı vardır. Bu konuda intisabın delili olan hadislerden çıkaracağımız usuller şunlardır:

Rasulullah (A.S.), Allahu Tealâ’nın Rasulü ve halifesi olarak, erkek-kadın bütün insanların Peygamberi ve rehberi olduğu gibi, O’na vâris olan kâmil mürşidler, rabbanî alimler de bütün beşeriyetin irşad ve ıslahını hedef almalıdır. Mürşid-i kâmil hiçbir ayırım yapmadan herkese ve her kesime ilâhî daveti, iman, ihlas, takva ve güzel ahlâkı tebliğ etmekle memurdur.

Mürşid-i kâmil, kendisine intisab edecek erkeklerle elele tutarak veya sözlü bir şekilde bu intisabı gerçekleştirebilir. Kadınlar mürşid-i kâmile intisaplarını sözlü olarak, bir perde veya kapı arkasından yapmalıdırlar.

Kâmil mürşid, Rasullullah (A.S.) Efendimiz’in yaptığı gibi bir ucundan kendisi, diğer ucundan da tevbe ve intisap edecek kimselerin tutacağı şekilde bir bez veya sarık uzatarak tevbe ettirip, intisab yaptırabilir. Bu, özellikle tevbe ve intisap edeceklerin çok kalabalık veya vaktin çok dar olduğu zamanlarda yapılır.

Ayrıca, mürşid-i kâmil, bir erkek veya kadını tevbe ve intisab yaptırma hususunda kendisine vekil olarak görevlendirebilir. Vekilin yapacağı, intisabı tarif etmek ve vekili bulunduğu zata irşad işinde yardımcı olmaktır. Hz. Rasulullah (A.S.)’ın Hz. Ömer’i ve Hz. Umeyme’yi (R.A.) görevlendirmesi gibi.

Mahremi olmayan bir kadının elini, onu tehlikeden kurtarmak ve zaruri tedavi gibi dinen müsaade edilen bir mazeret yokken tutup musafaha etmek, hayır gibi gözüken bir iş için de olsa caiz değildir. Bu, Sünnet’e uygun olmadığı gibi, yapana hayır da getirmez.

Allame Eşref Ali Tanevî (Rh.A.) bu konuda şu tesbitleri yapmıştır: “Bazı bilgisiz veya dikkatsiz kimseler, kadınlardan el ele biat alıyorlar. Bu kesinlikle caiz değildir. Yabancı kadının tenine zaruretsiz el dokundurmak günahtır. Hadiste, bu amelin batıl ve haram olduğu belirtilmiştir. Peygamber Efendimiz (A.S.)’dan daha müttaki ve iffetli kim olabilir? Kadınlardan biat alma konusunda Peygamber Efendimiz’in bu kadar çok dikkat etmesine rağmen, hiçbir mürşidin kendisini baba veya melek gibi görerek, sorumsuz ve hayasız bir şekilde kadınlarla biat etmesi doğru değildir. Biatın anlamı söz vermektir. Bunun sözle olması yeterlidir.

Son devirlerde bazı mürşidler, bağlanmayı kuvvetlendirmek ve halkın kalbini teskin için, bir kumaş parçasının bir ucunu kendisi tutup, diğer ucunu intisap edecek kimseye uzatarak intisap yaptırmaktadırlar. Bunun hiç bir zararı yoktur. Ayrıca erkekler içinde zaruret halinde veya zaruret olmadan sözlü biat yeterli olabilir. Bunun da hiçbir sakıncası yoktur. Fakat elle biat yapmak, biatın en çok alışılan şeklidir ve erkekler için bu hususta hiçbir mani yoktur. Hatta elle yapılması, biatın zahirî ve batınî manasını içinde bulundurduğu için daha evlâdır.”

İntisabın gerekleri

İntisap eden kimseye lazım olan ilk şey ihlastır. İhlas, işini, ibadetini, hizmetini Allah’ın rızası için yapmaktır.

İntisap kâmil mürşide yapılmalıdır. Bu mürşid, Hz. Peygamber (A.S.)’a kadar uzanan bir silsileye sahip bulunmalıdır. İrşad izni olmayan ve silsilesi bulunmayan kimseye yanaşmamalıdır.

İntisap edilen kâmil mürşidi Allah için sevmek, bu yolda ona güvenmek, onun bu işte mahir olduğunu bilip kendisine itimat etmek, terbiye ve terakki için şarttır.

İntisap, itaat ve samimiyet ister. Yolun gereklerini, mürşidin emir ve tavsiye ettiği vazifeleri gücünce yerine getirmeyen kimse, intisabında samimi değildir. İntisabı sahih ve sağlam hale getirmek için mürşitle aynı yolu, aynı ameli ve aynı hali bir derece paylaşmalıdır.

İntisap ölene kadar samimiyetle korunmalıdır. Kâmil mürşidi Allah için seven ve elinden tutan kimse, bu sevgiyi ve beraberliği hayatın her döneminde, acı-tatlı hallerinde muhafaza etmelidir.

İntisabın meyveleri

Bir mürşide intisap eden kimseyi, mürşidi Allah’ın bir emaneti olarak görür; sever, terbiye halkasına alır. Sadık mürid, mürşidin manevi evladı olur, onun ailesinden sayılır. Bu sayede bütün silsilenin bereketine kavuşur, manevi mirasına konmuş olur, feyizlerinden nasiplenir.

İnsan sevdiği ve tabi olduğu kimselerle haşrolur. Kıyamet günü Allahu Tealâ herkesi imamı ile birlikte huzuruna çağırır. Kâmil mürşide tabi olan kimse mürşidi ve onun bağlı olduğu veliler ordusuyla birlikte mahşere gelir. Veliler, kendilerine verilen şefaat yetkisini önce tanıdıklarına kullanırlar.

İntisap eden kimse bir cemaatin içine katılmış olur. Bu cemaat dua, göz yaşı, zikir ve tavsiye ile Allah yolunda birbirlerini desteklerler. Şeytana karşı siper olurlar. Cemaat halinde yapılan hayırlı amellerin sevabına bütün cemaat ortaktır. Bir kâmil mürşidin duaları içinde anılmak, onun yapmış olduğu zikir, amel ve hizmetlerden bir hisse almak mürid için en büyük kazançtır. Dilaver Selvi


_________________
Mürşid-i kamilin nazarı nefsin gücünü azaltır.
Nefsi felç eden tek şey nazardır.
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
by_mostar
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi



Kayıt: Nov 10, 2006
Nereden: ankara o6
Mesajlar: 3842
Haftalık Puan: 2

Tarih: Prş Tem 03, 2008 9:25 pm

Allah razi olsn güzel paylaşimin için..


hakanaki demiş ki:
Insan'in Allah'i ve elcisi Peygamberimiz ( S.A.V ) Muhammed'in yolundan gitmek icin herhangi bir tarikata ihtiyaci yoktur. Kitabimiz Kuran-i Kerim ve icerigi bellidir.

Tarikat falan da hikayedir.Hakiki iman, kalpte gizlidir. Mümin bunu bilir ve bunu yasar. Kitabin disindakini de tanimaz. Kim ki Allah-u Tealanin emir ve buyruklarinda belirttiginden ötesini asmaya calisir. Yeri bellidir.

Fatih Carsamba semtinde Manyasizade Cikmazinda cocuklugu gecmis biri olarak nacizane fikrimi söyledim.

Insallah yanlis anlasilmaz.Allah,inananlarin yaninda olsun.Amin





Bütün hak mezhepler ve meşrepler, din değildir, dinin tefsirinden ve taliminden ibarettir. Hiçbirisi dini tahrif ve tahrip etmez, aksine, dine hizmet eder. Her iki ekol de İslam'ın sükut ettiği ve içtihat bıraktığı konularda din adına sözcülük yapmış, mühim vazifeler görmüştür.


Her şeyden önce tasavvufun doğru anlaşılması gerekir. Tasavvufu bir tabu gibi göstermek yanlıştır.

Tasavvuf akılla anlaşılamaz, dille anlatılamaz, yanına yanaşılamaz bir şey değildir. Tasavvufun kelime olarak tarifi kolaydır; fakat yaşantı olarak tatbiki zordur.

Tasavvuf yeni bir din değildir, dini yeni bir anlayışla takdim şeklidir. Bu takdim her devre göre az çok değişse de, değişmeyen şey, onun temel usulü ve hedefidir.


(Dr. Dilaver selvi)

_________________
▂ ▃ ▅ ▆ █.ılılılıllılılı. ◄ъկ_ოօรէﻪг ►.ılılılıllılılı.█ ▆ ▅ ▃ ▂
Sadece kayıtlı üyeler görebilir
Hemen ücretsiz kayıt olabilirsiniz!
Kayıt olunuz veya Giriş yapınız
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
osmanserhat
Moderatör
Moderatör



Kayıt: Mar 16, 2008
Nereden: ERZURUM
Mesajlar: 4690
Haftalık Puan: 0

Tarih: Prş Tem 03, 2008 9:33 pm

bymostar Allah razı olsun gurbanım, teşekkürler, güzel yazı idi, hakan abimizinde hoşuna gider İNŞAALLAH

_________________
Mürşid-i kamilin nazarı nefsin gücünü azaltır.
Nefsi felç eden tek şey nazardır.
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
osmanserhat
Moderatör
Moderatör



Kayıt: Mar 16, 2008
Nereden: ERZURUM
Mesajlar: 4690
Haftalık Puan: 0

Tarih: Cum Oca 13, 2012 7:12 pm

..

_________________
Mürşid-i kamilin nazarı nefsin gücünü azaltır.
Nefsi felç eden tek şey nazardır.
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
tev55
Süper Üye
Süper Üye



Kayıt: Dec 31, 2011

Mesajlar: 305
Haftalık Puan: 0

Tarih: Cum Oca 13, 2012 8:09 pm

değerli kardeşim müslümamların bir arada allahı zikretmelerinden daha güzel br şey yoktur tabiki allah razı olsun açıklamaların için
affına sığınarak silsileyi resulullah efendimize kadar göstermşsiniz
sağlam bir delili (sahih hadis veya kaynak) gösterebilirmisiniz
malüm ortalık deccal dolu allah rızası için beni yanlış anlamayın konu Allah cc ve peygamber efendimiz olunca sağlam kaynak ararım HEPİMİZİN TEK GAYESİ EN DOĞRU ŞEKİLDE LAİLAHEİLLAH MUHAMMEDÜRRESULULLAH sancağı altında toplanablmek
hakknızı helal edin

_________________
YA EHLİ-BEYTLE YÜKSELİRSİN,YA İNKARDA ÇÜRÜRSÜN
YOL MEZARDA BİTMİYOR,GİTTİĞİNDE GÖRÜRSÜN
^^Öyleyse sözü dinleyip de(araştırarak)en güzeline uyan kullarımı müjdele^^Zümer suresi 19
 
Kullanıcı profilini gör  Özel mesaj gönder Alıntıyla Cevap Ver
Mesajları göster:   
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder    ilahi.org Forum Ana Sayfası » İslami Paylaşım Tüm saatler GMT +2 Saat
Sayfa 1, 2, 3  Sonraki
1. sayfa (Toplam 3 sayfa)

Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Bu konuya ait etiketler :
cemaat ruhu ve mürside karsi edepler , mürside karsi edepler , naksibendi yolu , naksibendi cemaatinin tevbe duasi , naksibendi kadin mürsit ,






Nukro2 tarafından düzenlenmiştir. © 2008
Nukro2 Teması - Nukro2 tarafından hazırlanmıştır. © 2008
Tasarım&Güvenlik: Nukro2
Zor başarılır, imkansız zaman alır...

 

Code & Theme and Security by Nukro

Bu sitedeki yazılardan yazarları sorumludur. ilahi.org sorumlu tutulamaz.
Sitemizdeki reklamların içerikleriyle ilşkimiz yoktur. Reklam Gizliliği

Nukro internet hizmetleri ©2008